yapması ile cümle
yapması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini hakkında bir fikri yoktu.Tom had no idea what Mary needed to do.
Tom, Mary'nin bunu tek başına yapmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to do that alone.
Tom Mary'nin bunu yapması gerektiğini düşünmüyordu.Tom didn't think Mary ought to do that.
Tom, Mary'nin ona yapmasını söylediği şeyi yapmadı.Tom didn't do what Mary told him to do.
Tom bugün Mary'nin bunu yapması gerekip gerekmediğini sordu.Tom asked if Mary had to do that today.
Tom'un Mary'nin ne yapması gerektiğini bildiğini düşündüm.I thought Tom knew what Mary had to do.
Tom Mary'ye bunu yapmasına yardım etmezdi.Tom wouldn't have helped Mary do that.
Tom, Mary'nin ona bunu yapmasına yardım ettiği için şanslıydı.Tom was lucky Mary helped him do that.
Tom, Mary'ye onun ne yapmasını istediğini söyledi.Tom told Mary what he wants her to do.
Tom muhtemelen Mary'nin onu yapmasına yardım etmelidir.Tom should probably help Mary do that.
Tom Mary'den bunu yapmasını istemeyeceğini söylüyor.Tom says he won't ask Mary to do that.
Tom Mary'nin bunu yapmasını umduğunu söylüyor.Tom says he hopes that Mary does that.
Tom Mary'den bunu yapmasını isteyemediğini söylüyor.Tom says he can't ask Mary to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına gerek olmadığını söylüyor.Tom says Mary doesn't need to do that.
Tom Mary'den bunu yapmasını isteyebileceğimizi söyledi.Tom said we could ask Mary to do that.
Tom, Mary'nin bunu yarın yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary should do that tomorrow.
Tom, Mary'nin bugün bunu yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary needed to do that today.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına gerek olmadığını söyledi.Tom said Mary doesn't need to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapması gerektiğini biliyordu.Tom knew Mary was supposed to do that.
Tom'un gerçekten bunu yapması gerekiyor.Tom really needs to do that.
Mary ona yapmasını söylediği için Tom bunu yaptı.Tom did that because Mary told him to.
Tom Mary'ye daha fazla egzersiz yapmasını önerdi.Tom advised Mary to get more exercise.
Tom'un Mary'nin bunu yapmasına yardım ettiğini bilmiyordum.I didn't know Tom helped Mary do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary did that.
Tom Mary'den bunu yapmasını isteyecekti.Tom was going to ask Mary to do that.
Tom, Mary'nin ona onu yapmasına yardım etmesinden memnun oldu.Tom was glad Mary helped him do that.
Tom Mary'ye bunu hemen yapmasını söyledi.Tom told Mary to do that immediately.
Tom, Mary'ye bunu yapmasını şiddetle tavsiye etti.Tom strongly advised Mary to do that.
Tom Mary'nin bunu yapmasına izin vermemelidir.Tom shouldn't permit Mary to do that.
Tom Mary'nin onu yapmasına yardım etmek zorunda olduğunu söylüyor.Tom says he has to help Mary do that.
Tom, Mary'in bunu yapmasına gerek olmadığını söylüyor.Tom says Mary didn't need to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmasını beklediğini söyledi.Tom said he expected Mary to do that.
Tom Mary'nin bugün bunu yapmasını istediğini söyledi.Tom said Mary wants to do that today.
Tom Mary'nin, John'un bunu yapmasını istediğini söyledi..Tom said Mary wanted John to do that.
Tom, Mary'nin bunu dışarıda yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary should do that outside.
Tom bugün Mary'nin bunu yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary needs to do that today.
Tom, Mary'in bunu yapması gerekmediğini söyledi.Tom said Mary didn't need to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapması gerektiğini biliyor.Tom knows that Mary needs to do that.
Tom Mary'nin onun bunu yapmasına yardım edeceğini biliyor.Tom knows Mary will help him do that.
Tom, Mary'nin onun bunu yapmasına yardım edeceğini biliyordu.Tom knew Mary would help him do that.
Tom Mary'nin bunu yapması gerektiğinden emin değil.Tom isn't sure Mary needs to do that.
Tom zaten Mary'ye bunu yapmasını söyledi.Tom has already told Mary to do that.
Tom, Mary'ye bunu yapmasını hatırlatmayı unuttu.Tom forgot to remind Mary to do that.
Tom, Mary'nin işleri doğru yapmasını bekledi.Tom expected Mary to do things right.
Tom Mary'nin bunu yapmasına yardım etmek istemedi.Tom didn't want to help Mary do that.
Tom Mary'nin onun yapmasını beklediği şeyi yaptı.Tom did what Mary expected him to do.
Tom, Mary'nin bunu yapması gerektiğine karar verdi.Tom decided that Mary should do that.
Tom Mary'den bunu tek başına yapmasını istedi.Tom asked Mary to do that by herself.
Tom ve ben Mary'nin bunu yapmasına yardım edemedik.Tom and I couldn't help Mary do that.
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini merak etti.Tom wondered what Mary needed to do.
Tom Mary'nin bunu John için yapmasını istedi.Tom wanted Mary to do that for John.
Tom Mary'ye bunu yapmasını söyledi, değil mi?Tom told Mary to do that, didn't he?
Tom, Mary'e bunu derhal yapmasını söyledi.Tom told Mary to do that right away.
Tom Mary'den bunu yapmasını istemeliydi.Tom should've asked Mary to do that.
Tom, Mary'nin de bunu yapmasını istediğini söylüyor.Tom says Mary wants to do that, too.
Tom'un bunu yapması bekleniyor.Tom is expected to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmasını istediğini söyledi.Tom said Mary wanted him to do that.
Tom da Mary'nin bunu yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary ought to do that, too.
Tom, Mary'ye bunu yapmasını söylemeyi reddetti.Tom refused to tell Mary to do that.
Tom Mary'ye bunu yapmasına yardım edeceğine söz verdi.Tom promised he'd help Mary do that.
İlgili Sayfalar