yapması ile cümle

yapması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un sadece işini yapması gerekiyor.Tom just needs to do his job.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapamadı.Tom couldn't do what Mary asked him to do.
Biz Tom'un iyi yapmasını istiyoruz.We want Tom to do well.
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden emin olmak zorundayız.We have to make sure Tom knows what he's supposed to do.
Tom, Mary'nin ona yapmasını söylediği şeyi yapmalıydı.Tom should've done what Mary told him to do.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapmazdı.Tom wouldn't do what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi yapmazdı.Tom wouldn't do what Mary asked him to do.
Tom'un annesi için alışveriş yapması gerekiyor.Tom needs to go shopping for his mother.
Tom'a onu yapması için otuz dolar ödedik.We paid Tom thirty dollars to do that.
Tom'un onu yapmasına izin verilmedi.Tom wasn't allowed to do that.
Yemek yapmasını öğrenirsen seninle evlenirim dediğimde ciddiyim.I'm serious when I say if you'll learn how to cook, I'll marry you.
Tom'un onu tekrar yapması gerekiyor.Tom needs to do that again.
Onların ne yapması gerektiğini düşünüyorsun?What do you think they should do?
Sen onun bunu yapamayacağını bilirken neden Tom'un onu yapmasını istedin?Why did you ask Tom to do that when you knew he couldn't do it?
Tom'un çay yapmasını istedim.I asked Tom to make tea.
Tom'un da onu yapması gerekiyor.Tom also needs to do that.
Tom yapması gereken şeyi yaptı.Tom did what he should do.
Tom'un onu yapmasına yardım etmek zorundayım.I have to help Tom do that.
Tom'a ne yapması gerektiğini söyle.Tell Tom what he should do.
Tom'un onu yapmasını istemiyordum.I didn't want Tom to do that.
Tom Mary'nin onu yapması için zorladı.Tom forced Mary to do that.
Tom'dan onu benim için yapmasını istedim.I asked Tom to do that for me.
Tom'un onu bizim için yapmasını istedim.I asked Tom to do that for us.
Tom Mary'ye onu yapmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to do that.
Tom'un yapması gereken şeyi yapıyorum.I'm doing what Tom should've done.
Hiç kimse Tom'a ne yapması gerektiğini söylemedi.Nobody told Tom what he should do.
Kimse Tom'a ne yapması gerektiğini söylemedi.No one has told Tom what he has to do.
Ben Tom'un onu yapmasına biraz şaşırmıştım.I was kind of surprised that Tom did that.
Bunun yapması zor bir şey olduğunu biliyorum.I know it's a hard thing to do.
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom knows what he's supposed to do.
Tom'un bunu yapması gerektiğini bilmediğinden eminim.I'm sure Tom didn't know he was supposed to do that.
Tom'a Mary'nin onun yapmasını istediği her şeyi yapması gerektiğini söyle.Tell Tom he has to do everything Mary asks him to do.
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary is supposed to do.
Tom Mary'nin ne yapması gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't know what Mary was supposed to do.
Tom, Mary'nin onun ne yapmasını istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary wants him to do.
Tom, Mary'nin onun ne yapmasını istediğini bilmiyordu.Tom didn't know what Mary wanted him to do.
Tom'un onu yapmasına izin vermemelisiniz.You shouldn't allow Tom to do that.
Tom onu yapması gerektiği kadar sık yapmaz.Tom doesn't do that as often as he should.
Tom yapması gerekeni yapmadı.Tom didn't do what he was supposed to do.
Tom onun yapmasını beklediğimiz şeyi yaptı.Tom has done what we expected him to do.
Tom Mary'nin ne yapması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary needs to do.
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't know what Mary needed to do.
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini biliyordu.Tom knew what Mary was supposed to do.
Tom'un onu yapmasına izin verilmemeli.Tom shouldn't be allowed to do that.
Tom, Mary'nin onun ne yapmasını istediğini biliyordu.Tom knew what Mary wanted him to do.
Umut, birinin gerekli olanı yapmasını engellemediği sürece iyi bir şeydir.Hope is a good thing as long as it doesn't stop someone from doing what's necessary.
Tom Mary'nin kendisine bir iyilik yapmasını istedi.Tom asked Mary to do him a favor.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapamayacağını söyledi.Tom said he wouldn't be able to do what we asked him to do.
Tom'un patronun ona yapması için söylediği şeyi yapmaktan başka seçeneği yoktu.Tom had no choice but to do what the boss told him to do.
Tom onun yapmasını istediğimiz şeyi yapamadığını söyledi.Tom said he couldn't do what we asked him to do.
Tom'un onu yapmasına izin veremeyiz.We can't let Tom do that.
Tom'un faydalı bir şey yapmasını hayal edebiliyor musun?Can you imagine Tom doing anything useful?
Diğerlerinin de aynı şeyi yapmasını umuyoruz.We hope others will do the same.
Tom'un öyle yapmasına gerek yoktur.Tom isn't required to do so.
İnsanların onu yapmasını istiyorum.I want people to do that.
Tom bir şey yapması gerektiğini hissediyor.Tom feels he needs to do something.
Tom şekerleme yapması gerektiğini söyledi.Tom said he needed to take a nap.
Tom'un bir şey yapmasına yardım etmeye niyetim yok.I don't intend to help Tom do anything.
Tom'un onu yapmasına kaç kez yardım ettin.How many times did you help Tom do that?
Tom'un onu yapmasına kaç defa yardım ettin?How many times did you help Tom do that?
İlgili Sayfalar