yapması ile cümle
yapması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un onu yapması için nasıl ikna ettin?How did you convince Tom to do that?
Tom sana onu yapmasının ne kadar sürdüğünü söyledi mi?Did Tom tell you how long it took him to do that?
Gerçekten Tom'un onu yapmasına izin verecek misin?Are you really going to let Tom do that?
Tom'un bunu yapmasının imkanı yok.There's no way Tom would ever do that.
Tom'un onu yapmasını istemedim.I didn't ask Tom to do that.
Tom Mary'nin onu yapmasını isteyeceğini biliyordu.Tom knew Mary would ask him to do that.
Bu gerçekten senin olduğunu düşündüğün kadar yapması zor değil.It's really not as hard to do as you think it is.
Tom onun ev ödevini yapmasına yardım etmeni istiyor.Tom wants you to help him do his homework.
Tom'un ne yapmasını bekliyordun?What did you expect Tom to do?
Tom'un ne yapmasını bekliyorsun?What are you expecting Tom to do?
Onun ne yapması gerekiyor?What's that supposed to do?
Tom'un ne yapması gerekiyordu?What was Tom supposed to do?
Tom'un ne yapması gerekir?What's Tom supposed to do?
O şeyin ne yapması gerekiyor?What's that thing supposed to do?
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapamadığını biliyordu.Tom knew that he couldn't do what Mary was asking him to do.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyden emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure what Mary wanted him to do.
Tom onun yapmasını istediğim şeyi yapmadı.Tom wouldn't do what I asked him to do.
Tom onun yapmasını istediğim şeyi yapmadığını söyledi.Tom said he wouldn't do what I asked him to do.
Yapması riskli bir şeydi.That was a risky thing to do.
Tom'a ne yapması gerektiğini söylemeyi unuttum.I forgot to tell Tom what he was supposed to do.
Mary'nin yapması gereken şeyi yaptığından emin olmak Tom'a kalmış.It's up to Tom to make sure Mary does what she's supposed to do.
Tom'un ne yapması gerektiğini düşünüyorsunuz?What do you think Tom should do?
Tom'un yapması gereken şey bu.That's what Tom should do.
Tom yapması gereken şey hakkında emin değildi.Tom said he wasn't sure what he should do.
Olacağını düşündüğün kadar yapması zor olmayacak.It's not going to be as hard to do as you think it'll be.
Tom'un istediğimizi yapması mümkün değil.It's not likely Tom will do what we ask.
Tom Mary'ye artık onu yapmasını istemediğini söyledi.Tom told Mary he didn't want her to do that anymore.
Tom yapmaması gerektiğini bildiği bir şeyi yapması için Mary'yi ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary to do something she knew she shouldn't do.
Tom ne yapması gerektiğini zaten Mary'ye söyledi.Tom has already told Mary what she needs to do.
Tom, yapması gerekeni biliyordu.Tom knew what he was supposed to do.
Tom, Meryem'in canı ne isterse yapmasına müsaade etti.Tom let Mary do whatever she wanted to do.
Tom, Meryem'in canı ne isterse yapmasına müsaade ediyor.Tom lets Mary do whatever she wants to do.
Tom, ne yapması gerektiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know what to do.
Tom, Meryem'in kendisinden ne yapmasını istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin onu yapmasına izin vermedi.Tom wouldn't let Mary do that.
Tom Mary'nin onu yapmasına izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to do that.
Tom'un yapması gerekmeyen bir şeyi yapmadığını umuyorum.I hope Tom isn't doing something he isn't supposed to be doing.
Önce, Tom'un yapması gereken şey hakkında konuşalım.First, let's talk about what Tom needs to do.
Belki Tom yapması gereken şeyi zaten yaptı.Maybe Tom has already done what he was supposed to do.
Tom yapması gerektiği şeyi yapmıyor.Tom isn't doing what he's supposed to do.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi yapmaya istekli değildi.Tom wasn't willing to do what Mary asked him to do.
Tom Mary'nin bütün konuşmayı yapmasına izin verdi.Tom let Mary do all the talking.
Benden kahve yapmamı istiyorsun, değil mi? En azından onu yapmasını biliyorum.You wan't me to make some coffee, right? I know how to do at least that.
Benden kahve yapmamı istiyorsunuz, değil mi? En azından onu yapmasını biliyorum.You wan't me to make some coffee, right? I know how to do at least that.
Tom'un onun yapmasını istediğin şeyi yapmayacağını umuyorum.I expect that Tom won't do what you want him to do.
Onun utancı onu yapmasını engelledi.His shame prevented him from doing that.
Keşke onu yapması daha kolay olsa.I just wish it was easier to do.
Bu olacağını düşündüğüm kadar yapması zor değildi.It wasn't as tough to do as I thought it was going to be.
Bu, olacağını düşündüğüm kadar yapması zor değildi.It wasn't as difficult to do as I thought it was going to be.
Tom'un ondan yapmasını istediğimizi yapmayacağını bilmeliydim.I should've known Tom wouldn't do what we wanted him to do.
Cuma günü ben anneme Şabat için çalla yapmasına yardım ederim.On Friday I help Mother make Challa for Sabbath.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapabileceğini düşündü.Tom thought he would be able to do what Mary asked him to do.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi isteksizce yaptı.Tom grudgingly did what Mary asked him to do.
Tom asla bizim ona yapmasını söylediğimiz şeyi yapmadı.Tom never did what we asked him to do.
Tom'u onu yapması için ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom to do that.
Tom'un bunu yapmasının önüne geçemedik.We couldn't keep Tom from doing that.
Tom'un bunu yapmasına engel olamadık.We couldn't keep Tom from doing that.
Tom yapması gereken şeyi yapmak yerine balık tutmaya gitti.Instead of doing what he was supposed to do, Tom went fishing.
Tom'un ona ne yapmasını söylersek yapacağını biliyoruz.We know Tom will do whatever we tell him to do.
Nihayet Tom yapması gereken şeyi yaptı.Eventually, Tom did what he was supposed to.
İlgili Sayfalar