yapmaları ile cümle
yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Просто вони повинні заявити про себе.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Просто они должны заявить о себе.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Само трябва да вдигнат ръка.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.הם רק צריכים להרים את ידיהם.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.كل ما عليهم القيام به .. هو التحرك والعمل
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.私はメキシコで生まれ育ちました。
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Csak a munkájukat kell elvégezniük.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.De skal bare gøre deres arbejde.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Devono solo terminare il loro lavoro.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Ei trebuie doar să-şi termine propriile sarcini.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Heidän täytyy vain tehdä työnsä.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Họ chỉ cần phải hoàn thành công việc của mình.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Ils doivent juste faire leur boulot.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.그들은 그저 자기가 맡은 일만 완수하면 됩니다.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Mają wykonać pracę.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Mereka hanya diharuskan untuk menyelesaikan pekerjaannya.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Musí akorát udělat svoji práci.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Musia si akurát spraviť svoju prácu.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Sie müssen einfach ihre Arbeit erledigen.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Sólo tienen que hacer su trabajo.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Só têm que terminar o seu trabalho.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Ze hoeven alleen hun werk te doen.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Υποχρεούνται απλώς να τελειώνουν τη δουλειά τους.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Вони лише мають виконати свою роботу.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Нужно только сделать работу.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.Просто трябва да си вършат работата.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.הם רק צריכים לסיים את המטלות שלהם.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.عليهم فقط أن ينجزوا أعمالهم.
Tek yapmaları gereken işi halletmektir.どのようにやろうと いつやろうと
Tek yapmaları gereken savaşı pazarlamak.Ei aproape trebuie sa vanda razboiul.
Tek yapmaları gereken savaşı pazarlamak.Mereka hanya harus menjual perang.
Tek yapmaları gereken savaşı pazarlamak.Non devono combattere la guerra.Devono solo vendere la guerra.
Tek yapmaları gereken savaşı pazarlamak.Sie müssen ihn nur verkaufen können.
Tek yapmaları gereken savaşı pazarlamak.Solo tienen que vender la guerra.
Tek yapmaları gereken savaşı pazarlamak.Те само трябва да продадат войната.
Tek yapmaları gereken şey içlerine bakmak.Tutto ciò che devono fare è guardare dentro di voi.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.대학에서는 저는 제 회계 숙제를 해줄 아이들을 고용했죠. 무려 13개의 연속된 숙제들을요.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Contratei jovens para fazerem 13 trabalhos de contabilidade na Universidade
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Contraté niños para que hagan mis tareas de contabilidad en la Universidad en 13 asignaturas consecutivas.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Felbéreltem valakit, hogy csinálja meg a könyvelési feladatokat az egyetemen 13 egymást követő alkalommal.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.J'ai payé des jeunes pour faire mes devoirs de comptabilité à l'université pour 13 devoirs consécutifs.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Najímal jsem si studenty, aby za mne psali práce na univerzitě, celkem na 13 po sobě jdoucích prací.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Tôi thuê bọn trẻ làm các bài tập kế toán ở trường Đại học cho 13 lần giao bài liên tiếp.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Wynajęte dzieciaki odrabiały za mnie zadania z księgowości, 13 zadań z rzędu.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Προσέλαβα παιδιά να μου κάνουν τις εργασίες λογιστικής στο πανεπιστήμιο για 13 συνεχείς εργασίες.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Наемах хлапета да ми изпълняват заданията в университета за 13 последователни задания.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Я винаймав дітей виконувати мої завдання з підрахунків в університеті, на 13 послідовних завдань.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.Я нанимал детей для написания заданий по бухгалтерии в Университете для 13 последующих заданий.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.שכרתי ילדים שיעשו את עבודות החשבונאות שלי באוניברסיטה עבור 13 עבודות ברצף
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.ووظفت أشخاصا أخرين لينجزوا واجباتي في مادة المحاسبة أثناء الجامعة فعلت ذلك ل 13 فرض متعاقب
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.お金を払ってやってもらっていました 起業家は会計を自分でせずに会計士を雇います
Uyum sağlamalarına yardım edeceğiz. Düşük karbonlu bir ekonomiye geçiş yapmalarına yardım edeceğiz.Ajudá-las-íamos a adaptarem-se, a fazer a transição para uma economia de baixo consumo de carbono.
Uyum sağlamalarına yardım edeceğiz. Düşük karbonlu bir ekonomiye geçiş yapmalarına yardım edeceğiz.We zullen ze helpen bij aanpassingen en bij de overgang naar een economie met weinig CO2-verbruik.
Ve bir surat ifadesi yapmalarını istedik,Abbiamo chiesto loro di fare una smorfia in segno di impegno.
Ve bir surat ifadesi yapmalarını istedik,Arra kértem őket, hogy grimaszoljanak az elkötelezettség jegyében.
Ve bir surat ifadesi yapmalarını istedik,Chúng tôi bảo họ thể hệ trên khuôn mặt của sự tin tưởng
Ve bir surat ifadesi yapmalarını istedik,Ik vroeg ze een gezicht te trekken, zo verplichtten ze zich.
Ve bir surat ifadesi yapmalarını istedik,Kami minta mereka membuat muka aneh-aneh sebagai tanda komitmen.
Ve bir surat ifadesi yapmalarını istedik,그 분들에게 직업의 진짜 표정을 짓도록 부탁했습니다.
Ve bir surat ifadesi yapmalarını istedik,Le-am cerut să se strâmbe ca semn de "angajament".
İlgili Sayfalar