yapmalıyız ile cümle
yapmalıyız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.하지만 이 문제에 대해 우리는 뭔가를 해야 합니다.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Maar we moeten hier iets aan doen.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Ma dobbiamo affrontare questo problema in qualche modo.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Mais il faut faire quelque chose pour résoudre ce problème.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Mas precisamos de fazer algo sobre este problema.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Musimy jakoś temu zaradzić.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Namun kita perlu melakukan sesuatu tentang hal ini.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Nhưng chúng ta cần phải làm một điều gì đó với vấn đề này
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Pero tenemos que enfrentar este problema.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Αλλά πρέπει να κάνουμε κάτι γι' αυτό το πρόβλημα.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Но нам нужно что-то делать по этому поводу.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.Но ние трябва да направим нещо по този проблем.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.אבל אנו צריכים לעשות משהו לגבי הבעיה הזו.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.لكن نحتاج ان نقوم بعمل ما بخصوص هذه المشكله.
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.但我哋需要處理呢個問題
Ancak bu sorun hakkında bir şeyler yapmalıyız.私はキャリアをマーケッターとして
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.Ale ak niečo spravíme na pravej strane, musíme to urobiť aj na ľavej strane rovnice.
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.Ale jeśli odejmujemy to od prawej strony musimy zrobić to samo po lewej stronie.
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.Ale pokud něco uděláme na pravé straně, musíme to udělat i na levé straně rovnice.
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.De ugye, ha a jobb oldalból kivonjuk, akkor ugyanúgy a balból is ki kell vonnunk.
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.근데 우변에서 이걸 하면 우리는 좌변에서도 이걸 해야 해.
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.Mais si nous le faisons de la droite, nous devons faire Il est de la partie gauche.
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.Mas se fizermos da direita, nós temos que fazer que do lado esquerdo.
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.Når vi gør det på højresiden, skal vi også gøre det på venstresiden.
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.Pero si lo hacemos desde la derecha, tenemos que hacer que en el lado izquierdo.
Ancak sağ tarafta yaptığımızı sol tarafta da yapmalıyız.Но ако предприемем едно действие от дясно, трябва да го предприемем и от ляво също.
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Anh ta lại hỏi tôi, "Anh nghĩ chúng ta nên làm gì đây?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"A znova se mě zeptal: "Co teda uděláme?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Dice otra vez: "¿Qué crees que deberíamos hacer?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Encore une fois, il me demande : "Que pensez-vous que nous devrions faire ?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Er fragte mich wieder: "Was sollen wir tun?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Hän kysyi minulta jälleen: "Mitä meidän pitäisi tehdä?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Han spørger mig igen: "Hvad synes du vi skal gøre?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Ik moet er vandoor." Hij vraagt me nog eens: "Wat denk je dat we moeten doen?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Ismét azt kérdezte, "Szerinted mit csináljunk?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Kembali dia berkata, "Menurutmu kita harus bagaimana?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"그리고 다시 묻기를, "어떻게 해야 할까요"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Mi ha chiesto ancora una volta, "Cosa crede che dovremmo fare?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Perguntou-me de novo, "O que achas que devemos fazer?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Trebuie să plec." Mă întreabă: "Ce crezi că ar trebui să facem?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Znovu sa ma spýtal. "Čo si myslíte, že máme spraviť?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Znowu zapytał: "Jak sądzisz, co powinniśmy zrobić?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"Με ξαναρωτάει: "Τι νομίζεις πως πρέπει να κάνουμε;"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"И опять меня спрашивает: "Что же нам делать?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"И отново ме попита: "Какво да направим?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"І він знову мене запитує: "Що ж нам робити?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"שוב הוא שאל אותי, "מה לדעתך עלינו לעשות?"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"ومن ثم سألني " ما الذي يمكننا القيام به حيال هذا ؟"
Ardından yine bana sordu, "Sence ne yapmalıyız?"私はまだ高校生で どうすればいいかわかりません
Artık bir şeyler yapmalıyız."Facciamo qualcosa per cambiarla".
Artık bir şeyler yapmalıyız."Faisons quelque chose à ce sujet. "
Artık bir şeyler yapmalıyız."Hãy làm điều gì đó đi."
Artık bir şeyler yapmalıyız."뭔가 조치를 취하자" 라고 말하게 됩니다.
Artık bir şeyler yapmalıyız."lad os gøre noget."
Artık bir şeyler yapmalıyız."Lasst uns etwas dagegen tun."
Artık bir şeyler yapmalıyız."Mari kita lakukan sesuatu."
Artık bir şeyler yapmalıyız."Musimy coś z tym zrobić."
Artık bir şeyler yapmalıyız."Poďme s tým ničo spraviť."
Artık bir şeyler yapmalıyız."Pojďme s tím něco udělat."
Artık bir şeyler yapmalıyız."- Tegyünk már valamit ellene.