yapmalıyız ile cümle
yapmalıyız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu yaptığımız zaman iyi ve yeterli bir biçimde yapmalıyız.Wanneer we het doen, moeten wij het goed en competent doen.
Bunu yaptığımız zaman iyi ve yeterli bir biçimde yapmalıyız.Wenn wir das tun, müssen wir es geschickt und kompetent tun.
Bunu yaptığımız zaman iyi ve yeterli bir biçimde yapmalıyız.Όταν το κάνουμε, πρέπει να το κάνουμε σωστά και αξιόλογα.
Bunu yaptığımız zaman iyi ve yeterli bir biçimde yapmalıyız.Если мы решаемся на это, нужно быть профессионалом.
Bunu yaptığımız zaman iyi ve yeterli bir biçimde yapmalıyız.І при цьому зробити все правильно, зі знанням справи.
Bunu yaptığımız zaman iyi ve yeterli bir biçimde yapmalıyız.Когато правим това, трябва да го правим добре и изцяло.
Bunu yaptığımız zaman iyi ve yeterli bir biçimde yapmalıyız.כאשר נעשה זאת, נהיה חייבים לעשות זאת היטב, ובמיומנות.
Bunu yaptığımız zaman iyi ve yeterli bir biçimde yapmalıyız.وعندما نقوم بذلك، فيجب أن نقوم به بشكل جيد،وبكفاءة.
Bunu yaptığımız zaman iyi ve yeterli bir biçimde yapmalıyız.一方 私の主張はこうです オープンソース・セキュリティとは
Burada küçük bir matematik yapmalıyız. Bu da aslında bu problemin ana noktası.산수를 이용해 봅시다
Burada küçük bir matematik yapmalıyız. Bu da aslında bu problemin ana noktası.Затова ще трябва да посмятаме малко, това е и смисълът на тази задача.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.Dazu müssen wir ein wenig rechnen, was ja der Zweck dieser Sache ist.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.Dovremo fare un piccolo calcoletto.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.Il va falloir faire des maths.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.Musíme tu použiť trošku matematiky.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.Musimy użyć tu nieco matematyki.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.Vamos ter de fazer alguns cálculos.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.Van gonna kell tennünk egy kis matek van.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.Vi kommer behöva räkna lite matte här.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.We zullen hier even moeten rekenen.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.Θα κάνουμε μια πράξη εδώ.
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.سوف نقوم ببعض الحسابات هنا
Burada küçük bir matematik yapmalıyız.実はそれがこの問題のポイントです。
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.Abbiamo bisogno di fare questa scelta insieme per decidere la visione che vogliamo per la nostra comunità.
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.Musimy dokonać tego wyboru razem: jaką przyszlość chcemy dla naszego społeczeństwa?
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.Necesitamos hacer esta elección juntos para decidir la visión que queremos para nuestra comunidad.
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.Nous devons faire ce choix ensemble pour décider du futur de notre communauté.
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.إننا بحاجة لأخذ أحد الخيارينجماعياً لتحديد الرؤية التي نريدها لمجتمعنا
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.この選択を行う必要があります 私たちのコミュニティのビジョンについて 良い意思決定をして
Bu sistemi anlamak içinse, önce sinirlerle ilgili öğrendiklerimizin küçük bir tekrarını yapmalıyız. .Y entienda que, vamos a hacer un poco de una revisión de bits lo que aprendimos en los videos en las neuronas.
Bu sistemi anlamak içinse, önce sinirlerle ilgili öğrendiklerimizin küçük bir tekrarını yapmalıyız. .Żeby to zrozumieć musimy sobie powtórzyć czego nauczyliśmy się na filmikach o neuronach.
Bu sistemi anlamak içinse, önce sinirlerle ilgili öğrendiklerimizin küçük bir tekrarını yapmalıyız. .כדי להבין זאת, בואו נחזור למה שלמדנו בסרטון על תאי עצב.
Bu size olursa eğer, bu bana olursa eğer bununla ilgili ne yapmalıyız?Así que, si eso le pasará a Uds., a mí, ¿qué debemos hacer al respecto?
Bu size olursa eğer, bu bana olursa eğer bununla ilgili ne yapmalıyız?Donc, si ça vous arrive, si ça m'arrive, que devons-nous faire ?
Bu size olursa eğer, bu bana olursa eğer bununla ilgili ne yapmalıyız?Wenn Ihnen das passiert, wenn mir das passiert, was sollen wir dagegen tun?
Bu size olursa eğer, bu bana olursa eğer bununla ilgili ne yapmalıyız?Это случается и со мной, и с вами, что же с этим делать?
Bu size olursa eğer, bu bana olursa eğer bununla ilgili ne yapmalıyız?ואם זה קורה לכם, אם זה קורה לי, מה עלינו לעשות?
Bu size olursa eğer, bu bana olursa eğer bununla ilgili ne yapmalıyız?اذا، اذا حدث هذا الشيء لك، و حدث لي، ماذا علينا أن نفعل بهذا الشأن؟
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Avem nevoie ca aceia mai buni şi mai străluciţi să înceapă să abordeze această problemă.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Chúng ta cần những điều tốt nhất và sáng suốt nhất để bắt đầu tiêu khiển vấn đề này.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.E' necessario che i migliori e i più geniali tra di noi comincino a pensarci.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Il faut que les meilleurs et les plus intelligents d'entre nous commencent à considérer ce problème.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Kita memerlukan yang terbaik untuk mulai mengatasi masalah ini.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.우리는 이 문제를 받아들이기 위해 최선을 다하고 지혜를 모아야 합니다.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Precisamos que os melhores e mais brilhantes comecem a dedicar-se a este assunto.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Se necesita a los mejores y más brillantes entre nosotros para atender este asunto.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Szükség van legjobb, legkiválóbb képességeinkre ahhoz, hogy ezzel a problémával elkezdjünk foglalkozni.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Tematem muszą się zająć najlepsi i najmądrzejsi ludzie jakich znamy.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.We zullen onze beste en slimste mensen nodig hebben om dit probleem aan te pakken.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Χρειαζόμαστε τις καλύτερες και τις πιο λαμπρές για να αρχίσουμε να αντιμετωπίζουμε το θέμα.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Нам необходимо все наше лучшее и выдающееся для решения этой уже известной проблемы.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.Нуждаем се от най-добрите и най-разумните да започнат да обмислят този проблем.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.אנחנו צריכים לעשות את המיטב והחדשני ביותר כדי להתחיל ולטפל בנושא הזה.
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.نريد افضل ما لدينا وواجهة مشرقة لنبدا بهذا الموضوع المسلي
Bu sorunu düşünmeye başlamak için elimizden gelenin en iyisini ve parlağını yapmalıyız.検証させ始める必要があります 企業や起業家 ベンチャーキャピタリストは
Bütçe açığımızı kapatmamız gerekli tabii ki, ancak bunu dengeli bir şekilde yapmalıyız.We\ bekam '92ve bekam unser Defizit, aber We\ reduzieren' 92ve in ausgewogener Weise zu tun.
Bütçe açığımızı kapatmamız gerekli tabii ki, ancak bunu dengeli bir şekilde yapmalıyız.Πρέπει να μειώσουμε το έλλειμμά μας, αλλά πρέπει να το κάνουμε με έναν τρόπο ισορροπημένο.
Bu yüzden aynısını burada da yapmalıyız: 1, 2, 3, 4, 5.1,2,3,4 ... 5. weg!
Bu yüzden aynısını burada da yapmalıyız: 1, 2, 3, 4, 5.그래서 우변의 동그라미 5개도 지워줍니다 한개, 두개, 세개, 네개 다섯개
Bu yüzden aynısını burada da yapmalıyız: 1, 2, 3, 4, 5.Czyli tu musimy zrobić to samo 1,2,3,4,5