yapmalıyız ile cümle
yapmalıyız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bence asıl kurbanlara yardım etmek için daha fazla şey yapmalıyız, daha az değil.Pro poškozené bychom měli dělat více, a ne méně.
Bence asıl kurbanlara yardım etmek için daha fazla şey yapmalıyız, daha az değil.Vi måste göra mer för att hjälpa brottsoffer, inte mindre.
Bence asıl kurbanlara yardım etmek için daha fazla şey yapmalıyız, daha az değil.Πιστεύω ότι πρέπει να κάνουμε περισσότερα ώστε να βοηθήσουμε τους άδικα τιμωρημένους, όχι λιγότερα.
Bence asıl kurbanlara yardım etmek için daha fazla şey yapmalıyız, daha az değil.Я думаю, нам надо больше работать над помощью жертвам преступлений, а не меньше.
Bence asıl kurbanlara yardım etmek için daha fazla şey yapmalıyız, daha az değil.אני מאמין שאנחנו צריכים לעשות יותר כדי לעזור לאנשים שנפלו קורבנות לפשע, לא פחות.
Bence asıl kurbanlara yardım etmek için daha fazla şey yapmalıyız, daha az değil.علينا فعل المزيد لأولائك الذين تضرروا من تلك الجرائم ، ولا نكتفي بالأقل.
Bence asıl kurbanlara yardım etmek için daha fazla şey yapmalıyız, daha az değil.必要と信じています 少なくではなく 現在の刑罰哲学は
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Bueno, yo creo que es genial, pero deberíamos hacerlo con nuestros medios.
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Eh bien, je pense que c'est cool, mais on devrait faire ce genre de choses nous-mêmes .
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Mie cel puțin îmi pare grozav dar ar trebui să facem lucruri din acestea chiar noi.
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Myślę, że to naprawdę jest fajne, ale powinniśmy robić takie rzeczy sami.
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Nun, ich denke das ist cool, aber wir sollten uns so etwas selber bauen.
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Penso che sia fantastico, ma dovremmo fare quelle cose da soli.
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Tôi cho là có nhưng chúng ta nên tự làm ra chúng
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Ε, εγώ νομίζω ότι είναι τέλειο, αλλά θα 'πρεπε να τα κάνουμε αυτά τα πράγματα μόνοι μας.
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Мені здається, що це прикольно, але ж ми мусимо робити такі речі самотужки.
Bence bu harika. Ama bu tip şeyleri biz kendimiz yapmalıyız.Я думаю, это здорово, но мы должны делать такие вещи самостоятельно.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızCó lẽ chúng ta nên tưởng tượng nhiều hơn một chút.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızCred că ar trebui s-o facem mai des.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızCreo que tal vez deberíamos hacerlo un poco más.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızIch finde, wir sollten das vielleicht etwas öfter tun.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızJag tycker vi borde göra mer sådant.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızJe pense qu'on devrait peut-être le faire plus souvent.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyız저는 우리가 좀 더 그렇게 해야 한다고 생각합니다.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızMisschien moeten we dat vaker doen.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızMoże trzeba robić to częściej.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızPenso che forse dovremmo farlo un po' di più.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızSaya rasa kita mungkin harus lebih sering melakukannya.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızΠιστεύω πως θα έπρεπε ίσως να το κάνουμε περισσότερο.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızМисля, че може би трябва да го правим по-често.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızМне кажется, что нам следует хотя бы иногда позволять себе такое.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızЯ думаю, нам би вартувало частіше це робити.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızשל פשוט לתת לדמיון שלנו להיסחף עם הבריזה, ואני חושב שזה חבל,
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyızأعتقد ربما ينبغي لنا أن نفعل هذا بصورة أكبر.
Bence bundan biraz daha iyisini yapmalıyız少し積極的に取り組んでもいいのではないでしょうか
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Credo che dobbiamo rendere i capi responsabili per i loro impiegati, in qualunque maniera.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Creo que debemos responsabilizar a nuestros jefes por sus empleados de cualquier manera que se pueda.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Jag tycker att vi måste få våra chefer att bära ansvar inför sina anställda på alla sätt vi kan.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Jeg tror, vi er nødt til at stille vores chefer til regnskab over for deres ansatte på enhver måde, vi kan.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.제가 생각하기에 우리는 우리가 할 수 있는 그 어떤 방법으로든 그들의 고용인들에게 책임을 부과하게 해야 합니다
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Myslím, že musíme učinit naše šéfy odpovědné jejich zaměstnancům ve všech možných ohledech.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Onze bazen moeten verantwoording afleggen aan hun werknemers op welke manier dan ook.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Saya pikir kita harus membuat atasan kita bertanggung jawab pada bawahannya dengan cara apapun.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Tôi nghĩ chúng ta phải khiến các ông chủ có trách nhiệm với nhân viên của mình theo một cách nào đó.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Trebuie să facem șefii responsabili în fața angajaților în orice fel putem.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Wir müssen unsere Chefs den Angestellten gegenüber verantwortlich machen, so gut wir können.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Мисля, че трябва да направим нашите босове отговорни пред своите служители по всеки възможен начин.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.אני חושב שאנחנו צריכים לגרום למעסיקים שלנו להיות אחראיים לעובדים שלהם בכל דרך אפשרית.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.وأعتقد أنه يجب أن نجعل مديرينا ورؤسائنا مٌلتزمون تجاه مرؤوسيهم بأي صورة ممكنة
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.何らかの形で持つようにするべきだと思います しかし覚えておいてほしいのは
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Ja musím konať skutky toho, ktorý ma poslal, dokiaľ je deň; ide noc, keď nebude môcť nikto pracovať.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Jaz moram delati dela tega, ki me je poslal, dokler je dan; pride noč, ko nihče ne bo mogel delati.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Jeg må gjøre hans gjerninger som har sendt mig, så lenge det er dag; natten kommer da ingen kan arbeide.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Jeg må gøre hans Gerninger, som sendte mig, så længe det er Dag; der kommer en Nat, da ingen kan arbejde.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.때가 아직 낮이매 나를 보내신 이의 일을 우리가 하여야 하리라 밤이 오리니 그때는 아무도 일할 수 없느니라
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Medan dagen varar, måste vi göra dens gärningar, som har sänt mig; natten kommer, då ingen kan verka.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Zolang het dag is, moeten wij doen wat God ons opdraagt. Als de nacht komt, kan niemand meer iets doen.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Имам още много неща да ви кажа; но не можете да ги понесете сега.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Менї треба робити дїла Пославшого мене, поки дня: прийде ніч; тодї нїхто не зможе робити.
Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.Мне должно делать дела Пославшего Меня, доколе есть день; приходит ночь, когда никто не может делать.