yapmalıyım ile cümle
yapmalıyım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Nu știu, ce să fac?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Saya tidak tahu, apa yang harus saya lakukan?'
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Thầy không biết nữa, giờ thầy phải làm sao đây?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Δεν ξέρω, τι να κάνω;"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.И не знам... какво да направя?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Но я не знаю, как это сделать?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Я не знаю, що мені робити".
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.ואני לא יודע, מה עלי לעשות?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.لا اعلم، ماذا افعل؟"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.その子の写真を撮ろうとした時
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Apa yang harus kulakukan jika kita bertemu?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Ce trebuie sa fac daca il vad?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Čo budem robiť, keď sa stretneme?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Co mam zrobić, jak się zobaczymy?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Comment dois-je me comporter si on se rencontre ?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Cosa devo fare se ci vediamo?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Mình nên làm gì khi nhìn thấy nhau đây?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım? Ne kadar garip.Hvad skal jeg gøre, hvis vi ser hinanden hvor akavet
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Vad ska jag göra om vi ser varandra?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Was soll ich nur machen wenn wir uns sehen?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Wat moet ik doen als we elkaar zien?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Τι να κάνω αν τον δώ;
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Какво ще правя, ако се срещнем лице в лице?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?Что же мне сделать, если мы увидимся?
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım??מה אגיד אם אראה אותו
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?ماالذي عليَّ فعله اذا رأينا بعضنا؟
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?気まずいな
-Bir şeyin yok. -Yaraya tampon yapmalıyım. Sağ uyluğum!Kuten tavallista, suolaa ei ole
Bir telefon geliyor, çocuk intihar etmek üzereyken ve hemen o an bir şeyler yapmalıyım.저는 한 어린이가 자살하려고 할때도 전화를 받습니다. 저는 지금 뭔가 해야 합니다.
Bir telefon geliyor, çocuk intihar etmek üzereyken ve hemen o an bir şeyler yapmalıyım.ולא משנה כלום. אני מקבל את שיחת הטלפון כשהילד עומד להתאבד, ואני חייב לעשות משהו מייד. וב-29 שנה --
Bir telefon geliyor, çocuk intihar etmek üzereyken ve hemen o an bir şeyler yapmalıyım.子どもが自殺を図っていると 即座に何とかしなければならない この29年間 ありがたいことに 私は一度もやり損ねませんでした
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Das ist genial, ich werde das gleich bauen. Ich werde dafür ein Vermögen ausgeben.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Dat is briljant, ik ga dat ding bouwen. Ik geef er een fortuin aan uit.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım.De fiecare dată când avea o idee bună gândea, "E genial, voi construi asta.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Det er genialt, jeg vil begynde at bygge den. Jeg bruger en formue på den.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."É brilhante, vou começar a construí-lo. Vou gastar uma fortuna nele.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."È brillante, costruirò questo. Ci spenderò una fortuna.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Esto es genial, voy a empezar a construir uno. Le dedicaré una fortuna.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Ez remek, máris elkezdem megvalósítani. Elköltök rá egy csomó pénzt.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Itu hebat. Saya akan mulai membuatnya. Saya akan menghabiskan uang saya.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."기가 막힌데? 제작을 시작해야겠어
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım.Pokaždé, když měl dobrý nápad, myslel si: "To je nádherné, tohle začnu stavět.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Super, zacznę coś takiego budować. Wydam na to fortunę.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Thật là thông minh, mình sẽ bắt tay tạo ra nó. Mình sẽ tiêu cả gia tài vào nó.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Είναι εξαιρετική, θα αρχίσω να την υλοποιώ. Θα ξοδέψω μια περιουσία σ' αυτή.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım.Всеки път, когато имал добра идея, той си мислил, "Това е брилянтно, започвам изграждането на това.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."Отличная идея, начну-ка я её воплощать! Эта идея обойдётся мне в целое состояние.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."זה רעיון מבריק, אתחיל לבנות את זה.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım."ذلك أمر رائع، سأقوم ببدء بناء تلك.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım.金をつぎ込もう いやもっと いいアイデアを思い付いたぞ
Bu durumda arı 10 dolar ekleme yapmalıyım.Ich könnte sagen, dass bedeutet 10 Dollar mehr.
Bu durumda arı 10 dolar ekleme yapmalıyım.Takže bych mohl říct: plus 10 dolarů.
Bu durumda arı 10 dolar ekleme yapmalıyım.הביטוי הזה יהיה $10.
Bu işten para kaybetmemek için ne yapmalıyım?Abych si byl jistý, že netratím peníze, uděláme to pozpátku.
Bu işten para kaybetmemek için ne yapmalıyım?Allora per essere sicuro che non ci rimetterò dei soldi, facciamo il calcolo al contrario.
Bu işten para kaybetmemek için ne yapmalıyım?Also, um sicher zu gehen, dass ich kein Geld verliere, machen wir das mal rückwarts.
Bu işten para kaybetmemek için ne yapmalıyım?A więc mamy sie upewnić, że nie stracę tych pieniędzy., zróbmy to od tyłu.
Bu işten para kaybetmemek için ne yapmalıyım?O sa facem o analiza sa vedem unde ies chit.
Bu işten para kaybetmemek için ne yapmalıyım?Precisamos ter certeza que eu não vou perder dinheiro.
Bu işten para kaybetmemek için ne yapmalıyım?Vì vậy, để đảm bảo rằng tôi không mất tiền, hãy làm điều đó theo chiều ngược trở lại.