yapmalıyım ile cümle

yapmalıyım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İşimi yapmalıyım.Я должен делать свою работу.
Ne yapmalıyım?ماذا أفعل ".
Ne yapmalıyım?Wat moet ik doen?
Şimdi ne yapmalıyım?Wat moet ik nu doen?
Kafam karışık. Şimdi ne yapmalıyım?Ik ben in de war. Wat moet ik nu doen?
Ne yapmalıyım?Co robić?
Ne yapmalıyım?Vad ska vi göra?
Türkçe konuşarak pratik yapmalıyım.Я повинен практикуватися розмовляти турецькою.
Öğleden sonra gezi için hazırlık yapmalıyım.După-amiază trebuie să fac pregătirile pentru excursie.
Ne yapmalıyım?Mitä tehdä?
Ne yapmalıyım?Τι πρέπει να κάνω!
Bir bozayı tarafından saldırıya uğrarsam ne yapmalıyım?Hvad skal jeg gøre, hvis jeg bliver angrebet af en gråbjørn?
Ne yapmalıyım?Hva skal jeg gjøre?
Ne yapmalıyım?Apa yang harus kita lakukan?
Ne yapmalıyım?Em Phải Làm Sao?
Bu geçişi nasıl yapmalıyım?” sorusu sorulmalıdır.これはどういう判断か?」という質問が出された。
Ne yapmalıyım?どうしよう?
Ne yapmalıyım?내가 무엇을 해야 하는가?
Saat sekize kadar ne yapmalıyım?Какво трябва да направя до осем часа?
Ne yapmalıyım?Što trebam činiti?
Ne yapmalıyım?Čo máme robiť?
Ne yapmalıyım?''Kaj pa bi naj naredili?
Ben bu durumda ne yapmalıyım?Ką aš turiu daryti šioje situacijoje?
Ne yapmalıyım?Mida teha.
Acaba ben... Ne yapmalıyım?Μπορώ να μιλήσω...
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.A aj, jeden přistoupiv, řekl jemu: Mistře dobrý, co dobrého budu činiti, abych měl život věčný?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.A hľa, istý človek pristúpil k nemu a povedal: Dobrý Učiteľu, čo dobrého mám činiť, aby som mal večný život?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.A oto jeden przystąpiwszy, rzekł mu: Nauczycielu dobry! co dobrego mam czynić, abym miał żywot wieczny?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Atunci s'a apropiat de Isus un om, şi I -a zis: ,,Învăţătorule, ce bine să fac, ca să am viaţa vecinică?``
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Då trädde en man fram till honom och sade: »Mästare, vad gott skall jag göra för att få evigt liv?»
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.E eis que se aproximou dele um jovem, e lhe disse: Mestre, que bem farei para conseguir a vida eterna?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Er kwam een jongeman bij Hem met de vraag: "Goede Meester, wat moet ik doen om het eeuwige leven te krijgen?"
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.És ímé hozzá jövén egy ember, monda néki: Jó mester, mi jót cselekedjem, hogy örök életet nyerjek?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Et voici, un homme s`approcha, et dit à Jésus: Maître, que dois-je faire de bon pour avoir la vie éternelle?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.He aquí vino uno a él y le dijo: --Maestro, ¿qué cosa buena haré para tener la vida eterna
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.In glej, eden pristopi in mu reče: Dobri učenik, kaj dobrega naj storim, da imam večno življenje?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.어떤 사람이 주께 와서 가로되 선생님이여 내가 무슨 선한 일을 하여야 영생을 얻으리이까
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Nầy , có một người đến hỏi Ngài rằng : Theo thầy , tôi phải làm_việc lành chi cho được sự sống đời_đời ?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Nầy, có một người đến hỏi Ngài rằng: Theo thầy, tôi phải làm việc lành chi cho được sự sống đời đời?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Og se, det kom en til ham og sa: Mester! hvad godt skal jeg gjøre for å få evig liv?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Og se, en kom til ham og sagde: "Mester! hvad godt skal jeg gøre, for at jeg kan få et evigt Liv?"
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Και ιδου, προσελθων τις ειπε προς αυτον Διδασκαλε αγαθε, τι καλον να πραξω δια να εχω ζωην αιωνιον;
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.И вот, некто, подойдя, сказал Ему: Учитель благий! что сделать мне доброго, чтобы иметь жизнь вечную?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.И ето един момък дойде при Него и рече: Учителю, какво добро да сторя, за да имам вечен живот?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.І ось один, приступивши, каже Йому: Учителю благий, що доброго робити менї, щоб мати життв вічне?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.והנה איש נגש אליו ויאמר רבי הטוב אי זה הטוב אשר אעשנו לקנות חיי עולמים׃
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.واذا واحد تقدم وقال له ايها المعلم الصالح اي صلاح اعمل لتكون لي الحياة الابدية.
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.有 一 個 人 來 見 耶 穌 說 、 夫 子 、 〔 有 古 卷 作 良 善 的 夫 子 〕 我 該 作 甚 麼 善 事 、 纔 能 得 永 生
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.有 一 個 人 來見耶穌說 、 夫子 、 〔 有 古 卷 作 良善 的 夫子 〕 我 該作 甚 麼 善事 、 纔能 得 永生
Ah bu doğru. Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım?아 맞다
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?Ah, apa yang dapat aku lakukan? Jang Man Ok! Lihat dirimu.
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?Ah, ce ar trebui sa fac? Jang Man Ok! Uita-te la postura ta.
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?Ah, che cosa dovrei fare ? Jang Man Ok!
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?Ah, co mam zrobić?
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?Ah, que dois-je faire ? <i>Jang Man Ok !
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?Ah...was soll ich machen? Jang Man Ok?
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?Αχ, τι πρέπει να κάνω; <i>"Τζανγκ Μαν Οκ!
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?Ах..что же мне делать? Чан Ман Ок! Только посмотри на свою осанку.
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?آه، ماذا علي أن أفعل؟
Ama "Bunu yapmalıyım." dedimDar m-am gândit, " Trebuie să fac asta".

İlgili Sayfalar