yapmalısın ile cümle
yapmalısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dolayısıyla onu daha da küçük yapmalısınız.Jadi Anda harus membuat lensa ini lebih kecil.
Dolayısıyla onu daha da küçük yapmalısınız.Quindi dovete renderlo più piccolo.
Dolayısıyla onu daha da küçük yapmalısınız.Takže jej musíte zmenšit.
Dolayısıyla onu daha da küçük yapmalısınız.Takže ju musíte zmenšiť.
Dolayısıyla onu daha da küçük yapmalısınız.Vậy phải làm nó nhỏ hơn.
Dolayısıyla onu daha da küçük yapmalısınız.Więc trzeba to zmniejszyć.
Dolayısıyla onu daha da küçük yapmalısınız.Έτσι πρέπει να το κάνετε μικρότερο.
Dolayısıyla onu daha da küçük yapmalısınız.Така че трябва да се смали.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Așa că dacă constrângem -- trebuie să constrângi prin lege.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Dit moet je verbinden met de wet.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Donc si on lie ça - on doit relier ça avec la loi.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Entonces, hay que incorporar eso en la ley.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.É preciso ligar isso com a lei.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Ha ennek gátat akarunk szabni - azt csakis a törvényekkel lehet.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Jeśli chcemy powiązać te kwestie, to musimy to zrobić przepisami prawa.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.이러한 점들을 법과 연계시켜야 합니다.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Wenn man das also - man muss das in dem Gesetz festhalten.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Если что-то делаешь, нужно делать это в согласии с законом.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Затова, ако вържеш това - трябва да свържеш това със закона.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.Отже, якщо ви пропонуєте щось - ви маєте забезпечити його відповідність із законом.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.כך שאם מעגנים זאת -- יש לעגן זאת בחוק.
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.اذا ربطنا ذلك معا -- اذا لابد من اعادة الارتباط بالقانون .
Eğer bunu sağlamak istiyorsanız -- bunu hukukla yapmalısınız.最後に、我々は行動を起こさなければならない それは -
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Alors si tu veux qu'il soit meilleur, tu te pointes et tu fais ta part du marché.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Als jij vindt dat het beter kan, dan moet jij jouw ding komen doen.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Asa ca daca vrei sa fie mai bine de atat, trebuie sa iti faci aparitia si sa iti faci partea ta de treaba.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Así que si quieres que sea mejor, tienes que aparecer y cumplir con tu parte del trato.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Ha azt akarod, hogy jobb legyen, akkor te is végezd el a te részedet.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Jadi jika kamu menginginkan hasil yang lebih baik, muncul dan lakukan bagianmu.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Joten, jos haluat sen olevan parempi, sinun on parempi tulla esiin ja tehdä osuutesi.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.그러니까 이책이 더 잘되기를 바란다면 당신도 나와서 당신 몫의 일을 하세요.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.-om det ska bli bättre, måste du visa dig och göra din del."
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın."Portanto, se queres que seja melhor tens que mostrar-te e fazer a tua parte.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Quindi se vuoi che sia migliore, devi presentarti e fare la tua parte.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Så hvis du ønsker at den skal være bedre, så bliver du nødt til at vise dig og fuldføre din del af aftalen.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Tak jestli chceš, aby to bylo lepší, tak se ukaž a udělej svou část práce.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Takže ak chceš, aby bola lepšia, tak by si sa mala objaviť a spraviť si svoju prácu.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Vậy nếu mày muốn nó hay hơn, thì mày nên xuất hiện và làm phần việc của mày đi.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Wenn Du es also besser haben willst, musst Du hier aufkreuzen und Deinen Anteil der Abmachung einhalten.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Więc jeśli chcesz, żeby była lepsza, musisz się zjawić i wywiązać z umowy.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Αν λοιπόν το θες καλύτερο, τότε φανερώσου να βάλεις κι εσύ ένα χεράκι.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Отже, якщо ти хочеш, щоб книга була кращою, ти маєш з'явитись і зробити свій внесок.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Така че ако искаш да е по-добра, трябва да се появиш и да свършиш твоята част от сделката.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Так что если хочешь, чтобы она была лучше, тебе бы стоило сделать свой вклад в общее дело.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.אז אם אתה רוצה שזה ישתפר, בוא ותעשה את החלק שלך.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.لذا إن كنت ترغب في تحسينه، عندها يجب أن تظهر وتفعل ما عليك من الإتفاق.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın."その気がないなら いいわよ"
En azından bu kadarını yapmalısın.Ar trebui sa faci macar asta.
En azından bu kadarını yapmalısın.Dovresti almeno far questo.
En azından bu kadarını yapmalısın.Du borde åtminstonen göra det.
En azından bu kadarını yapmalısın.Du solltest wenigsten,dass tuen.
En azından bu kadarını yapmalısın.Ít nhất cậu nên làm thế.
En azından bu kadarını yapmalısın.Jij zou tenminste dat moeten doen.
En azından bu kadarını yapmalısın.Paling tidak kau harus melakukannya.
En azından bu kadarını yapmalısın.Tu devrais au moins faire ça.
En azından bu kadarını yapmalısın.Πρέπει τουλάχιστον να κάνεις αυτό.
En azından bu kadarını yapmalısın.Мисля, че изкаш да кажеш срещу теб.
En azından bu kadarını yapmalısın.Ты должна делать по крайней мере это.
En azından bu kadarını yapmalısın..לפחות את צריכה לעשות את זה
En azından bu kadarını yapmalısın.يجب عليكِ على الأقل القيام بذلك