Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmak ile cümle

yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yabancı dilleri bir kursta öğrenmek kendi başına yapmaktan çok daha etkiliIt is way more effective to study foreign languages in a class than to do so by yourself.
Hâlâ yapmak zorunda olduğumuz şeyler var.We still have things we have to do.
Onu tek başına yapmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to do that by yourself?
Bunu Tom için yapmak istiyorum.I want to do this for Tom.
Bunu yapmaktan usanıyorum.I'm getting tired of doing this.
Canım bunu daha fazla yapmak istemiyor.I don't feel like doing this anymore.
Onu yapmak için güvenim yok.I don't have the confidence to do that.
Bunu yapmak için iyi bir gerekçemiz var.We have a good reason for doing this.
Bunu yapmak için iyi bir sebebimiz var.We have a good reason for doing this.
Bunu yapmak için iyi bir nedenimiz var.We have a good reason for doing this.
Onu elimizden geldiğince çabuk yapmak zorundayız.We have to do that as soon as we can.
Tom onu yapmak için çok çekingen.Tom is too shy to do that.
Bunu yapmak için hiç bir nedenimiz yoktu.We've never had any reason to do that.
Onu yapmak için başka bir yol bulmak zorundayız.We have to find another way to do that.
Şu anda onu yapmak için bir planımız yok.We have no plan at this time to do that.
Muhtemelen bir daha onu yapmak istemiyoruz.We probably don't want to do that again.
Muhtemelen artık bunu yapmak istemiyoruz.We probably don't want to do that anymore.
Yapmak zorunda olduğumuz şeyi henüz bitirmedik.We haven't finished what we have to do yet.
Bundan daha iyisini yapmak zorunda olacağız.We're going to have to do better than this.
Onu yapmak için hazır olduğumuzdan emin olmak zorundayız.We have to make sure we're ready to do that.
Biz onu yapmak için bir yol bulmaya çalışacağız.We're going to try to find a way to do that.
Bazı değişiklikler yapmak için çok çalışıyoruz.We've been working hard to make some changes.
Neler olup bittiğine dair bir şeyler yapmak zorundayız.We have to do something about what's going on.
Muhtemelen bunu yapmak için yeterli zamanımız yok.We probably don't have enough time to do that.
Biz muhtemelen yakında onu tekrar yapmak istemiyoruz.We probably don't want to do that again any time soon.
Onu yapmak için yeterli paramız olup olmadığını anlamak zorundayız.We have to figure out whether we have enough money to do that.
Tom'un onu yapmak zorunda olabileceğini biliyorum.I know Tom may have to do that.
Tom gerçekten onu yapmak istiyor mu?Does Tom really want to do that?
Tom bunu yapmak için bir yol buldu.Tom has found a way to do it.
Tom'un onu yapmak için planları olduğundan eminim.I'm sure Tom has plans to do that.
Tom Mary'nin ne yapmak zorunda olduğunu biliyordu.Tom knew what Mary had to do.
Senin yaptığını yapmak istiyorum.I'd like to do what you do.
Tom'a yardım etmek için bir şeyler yapmak zorundayım.I have to do something to help Tom.
Bunu yapmak Tom için çok zor olurdu.Doing that would be too hard for Tom.
Şimdi ne yapmak zorunda olduğumuzu biliyoruz.I know now what we have to do.
Bunu yapmak hiç umurumda değil.I don't mind doing this at all.
Yapmak istediğim son şey sana zarar vermek.The last thing I want to do is hurt you.
Onun hakkında bir şey yapmak zorundaydım.I had to do something about it.
Bunu yapmak için kim nitelikli?Who is qualified to do this?
Umarım bunu yapmaktan kaçınabiliriz.I hope we can avoid doing that.
O yapmak için çok mantıklı bir argüman.That is a very reasonable argument to make.
Alışveriş yapmak için dışarıdaydık.We were out shopping.
Çocukluğum boyunca sık sık çevremizi gözlemlemek ve meditasyon yapmak için buraya geldim.During my childhood, I often came here to observe the surroundings and meditate.
Onu yapmak için çok sarhoşum.I'm too drunk to do that.
Bunu yapmak için bana ödeme yapılıyor.I'm being paid to do this.
Tom'un yapmak istediği şeyin bu olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure that's what Tom wants to do.
Bunu tekrar yapmak umurumda değil.I wouldn't mind doing it again.
Bunu öyle yapmak istemiyorum.I don't want to do it like that.
Artık onu yapmak istemiyorum.I don't want to do that anymore.
Yapmak istediğim bazı şeylerim var.I have some things I want to do.
Yapmak istediğim bazı şeyler var.I have some things I want to do.
Tom Mary'nin ne yapmak istediğini bilmiyordu.Tom didn't know what Mary wanted to do.
Sadece bir jest yapmak istedim.I just wanted to make a gesture.
Ne yapmak zorunda olduğumu tam olarak biliyordum.I knew exactly what I had to do.
Tom kağıt uçak yapmakta iyidir.Tom is good at making paper airplanes.
Tom'un ne yapmak istediğini bilmiyorum.I don't know what Tom wants to do.
Tom Mary'nin ne yapmak zorunda olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what Mary has to do.
Başka bir şey yapmakla meşguldüm.I was busy doing something else.
Hayatımda bir kez parfüm yapmak istiyorum.For once in my life I want to make perfumes.
Bir tost yapmak zorunda kalacaksınız, ancak bu sadece bir formalitedir.You'll have to make a toast but it's just a formality.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod