Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmak ile cümle

yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onu yapmak için, risk almak zorundasın.In order to do that, you have to take risks.
Bunu yapmak için riskler almak zorundasın.In order to do that, you have to take risks.
Ne yapmakta olduğumu düşünüyorsun?What do you think I've been doing?
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey vardır.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey var.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Hayat siz diğer planları yapmakla meşgulken size olanlardır.Life is what happens to you while you're busy making other plans.
Paris'te öğretim yapmak istiyorum.I'd like to study in Paris.
Hesap yapmak herkesin önünde tatmin olmanın kabul edilebilir tek sosyal yoludur.Doing math is the only socially acceptable way to masturbate in public.
James derste hatalar yapmaktan ve azarlanmaktan çok korkardı.James had a great fear of making mistakes in class and being reprimanded.
Bir şeyi kendisi yapmak zorunda olmayan biri için hiçbir şey imkansız değildir.Nothing is impossible for the man who doesn't have to do it himself.
Onu yapmak için zamanım olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if I'll have time to do it.
Tek yapmanız gereken elinizden geleni yapmaktır.All you have to do is try your best.
Gelecekte ne yapmak istiyorsun?What do you want to do in the future?
Tüm yapmanız gereken elinizden geleni yapmaktır.All you have to do is do your best.
Ne tür bir iş yapmak istediğinizi düşünmelisiniz.You must consider what kind of work you want to do.
Yapmak zorunda olduğun tek şey bize katılmak.All you have to do is to join us.
Yapmak istediğini yapabilirsin.You can do whatever you want to.
Öğretmen öğrencilerinden birini sınıfta gürültü yapmakla suçladı.The teacher accused one of his students of being noisy in class.
Acele edip hatalar yapmaktansa acele etmemen daha iyidir.It is better to take your time than to hurry and make mistakes.
Acele ettiğinde, hata yapmak kolaydır.When you're in a hurry, it's easy to make a mistake.
Hatalar yapmak her zaman yanlış değildir.To make mistakes is not always wrong.
Hatalar yapmaktan korkmayın.Don't be afraid of making mistakes.
Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.People who are afraid of making mistakes will make no progress in English conversation.
Hata yapmak insanidir, affetmek tanrısal.To err is human, to forgive divine.
Onu yapmak çok kolay.It's a piece of cake.
Okul festivalini başarılı yapmak için birbirlerine yardımcı oldular.They helped one another to make the school festival a success.
Bunun onu yapmak için en iyi yol olmayabileceğini kabul ediyorum.I admit this may not be the best way of doing it.
Dışarıya gitme yerine ev ödevimi yapmak zorundayım.I have to do my homework instead of going out.
Diplomasi, en iğrenç şeyleri en hoş şekilde yapmak ve söylemektir.Diplomacy is to do and say the nastiest thing in the nicest way.
Öğrenim yapmak için yurtdışına giden öğrenci sayısı her yıl artmaktadır.The number of students going abroad to study is increasing each year.
Savaş sırasında benzinsiz yapmak zorunda kaldık.We had to do without oil during the war.
Kaza hakkında yakın analiz yapmak zorundayız.We have to make a close analysis of the accident.
Bizim politikamız geçmiş için değil gelecek için yapmaktır.Our policy is to build for the future, not the past.
Ev ödemelerimizi yapmak için, kemerlerimizi sıkıştırmak zorunda kalacağız.To make our house payments, we're going to have to tighten our belts.
Ne kadar süredir İngilizce öğrenimi yapmaktasın?How long have you been studying English?
Bir şey yapmak için paraya ihtiyacımız var.We need money to do anything.
Ne yapmak istiyorsun?What do you want to do?
Ne yapmak istiyorsunuz?What do you want to do?
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde lütfen bana telefon et.Please telephone me when you have made up your mind what you want to do.
Büyük bir şey yapmak için oğlunu teşvik etti.He encouraged his son to do something great.
Ben bir şey yapmak zorundayım.I have to do something.
Buradayken ne yapmak istersiniz?What would you like to do while you're here?
İyi ve sıcak bir banyo yapmak gibisi yok.There's nothing like a good hot bath.
Gidip tezahürat yapmak istiyorum.I want to go and cheer.
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmayın.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce eğitimi yapmak zorundaydın.You had to study English.
Alkol içtikten sonra sürüş yapmak kabul edilemez bir davranıştır.Driving after drinking alcohol is not acceptable behavior.
Elimizden gelenin en iyisini yapmak için birlikte çalışalım.Let's work together to do our best.
Onu yapmak istemedim.I didn't mean to do that.
Onu fazla mesai yapmaktan muaf tuttum.I exempted her from working overtime.
Böyle yapmak için özel bir nedenim yok.I have no particular reason to do so.
Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.We all try hard to make the grade in life, but only a few succeed.
Uzun bir elbise yapmak için bir sürü kumaşa ihtiyacım var.I need a lot of cloth to make a long dress.
Bayan Richards'la şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Mrs. Richards.
İyi bir iş yapmak istiyorsanız, uygun araçları kullanmalısınız.If you want to do good work, you should use the proper tools.
Acele etme. Alışveriş yapmak için bütün öğleden sonramız var.Take your time. We have all afternoon to shop.
Açıkçası, yapmak istediğim her şeyi yapmak için zamanım yoktu.I simply haven't the time to do everything I want to do.
Ev ödevini yapmak için Ming nereye gitti?Where did Ming go to do her homework?
Hatalar yapmaktan asla korkma.Never be afraid of making mistakes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yapmak ile cümle - yapmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App