yapmadım ile cümle
yapmadım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben böyle bir şey yapmadım.I never did that.
Yanlış bir şey yapmadım.I didn't do anything wrong.
Ama ben hiç yapmadımBut I, myself, have never done them.
Umarım, dikkat hatası yapmadım.I really hope I haven't made any careless mistakes.
Hiçbirşey yapmadım.- I didn't do anything.
Birşey yapmadım. Kapa çeneni,Tanrı aşkına.- Shut up, Christian, for Christ's sake.
Yapmadım diyelim....İçime atmadım.. Ne olacak o zaman ?If I don't... .What if I don't hold it in either?!
Şimdi, sadece zevkine, biliryorsunuz, henüz gerçek ikinci derecedenlerle bunu yapmadım, .Now, just for fun and, you know, I really didn't do this yet with the regular quadratics,
Başka özel bir şey yapmadım.Nothing fancy there.
İsteyerek yapmadım!)(Milo: I didn't mean to!)
Ben hiç yapmadım.I never did it.
"Yapmadım" der biri."I did not," says one person.
Ben birşey yapmadım.I didn't do anything.
Cevat... Vallaha abi ben birşey yapmadım.Cevat, I swear I didn't do anything.
Abi ben bir şey yapmadım ya!Abi I didn't do anything!
Abi ben bir şey yapmadım!I didn't do anything!
Bunu senin çıkarın için yapmadım.I didn't do this for your benefit.
Ben herhangi bir şey yapmadımI didn't do anythin
"Ben böyle bir şey yapmadım."I didn't do anything of the kind.
Kesin sonuç verecek hesapları yapmadım.I haven't done the math to figure it out.
Ben yanlış bir şey yapmadım !I have done nothing wrong.
Farkettiyseniz delice bir şey yapmadımNotice I didn't do anything crazy.
BAC olabilir ya da BCA ve son olarak hangisini yapmadım? -It could be BAC, BCA, and then what's the last one that I haven't done?
Aslında bu Beethoven'dan bir parçaydı ve bu durumda besteci olarak hiçbir şey yapmadım.In fact, that was a piece by Beethoven, and so I was not functioning as a composer.
Bilmiyorum, çünkü hiç yapmadım. Sanıyorum ki çok iyi bir tutum gerektirir.I don't know, because I never did it, but I would imagine that it would take a great attitude.
Xiaoyi Kardeş, Ben sana hiçbir şey yapmadım.Brother Xiaoyi, I haven't done anything to you
Çünküüü, puff, çünkü temizlik yapmadım.'cause I didn't -- I didn't clean up. [Sigh]
Ben bunu asla yapmadım.I never did this.
Ve benim için o zaman ki ironi şuydu, tabiki bunu bilimsel ilerleme için yapmadım.And the irony for me was of course, I didn't do that for the sake of science progress.
Bu rezervasyonu, ben yapmadım.I didn't book all the tables.
-Gerçekten, ben yapmadım.Really, I didn't.
Onun hakkında düşünmek gibi birşey yapmadım.I didn't do any thinking about it.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.By the way, I didn't do it on purpose. It just happened that way.
Bunu kötü bir niyetle yapmadım.There was no malice involved.
Çünkü RABbin yolunda yürüdüm, Tanrımdan uzaklaşarak kötülük yapmadım.For I have kept the ways of Yahweh, and have not wickedly departed from my God.
Bunları, ben kendiliğimden yapmadım.So, I did not do that of my own accord.
Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım.So, I did not do that of my own accord.
Ben bunları kendiliğimden yapmadım.So, I did not do that of my own accord.
Bunları kendiliğimden yapmadım.So, I did not do that of my own accord.
Ben bunları kendi buyruğumun sonucu olarak yapmadım.So, I did not do that of my own accord.
Ben bunu da kendiliğimden yapmadım.So, I did not do that of my own accord.
Ve ben bunların hiçbirini kendiliğimden yapmadım.So, I did not do that of my own accord.
Onları ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına tanık yapmadım.I did not call them to witness the creation of the heavens and the earth, nor their own creation.
Bunları kendi irademle yapmadım.So, I did not do that of my own accord.
Ben bunları kendiliğimden yapmadım. İşte dayanamadığın işlerin içyüzleri budur."That is the interpretation of those (things) over which you could not hold patience."
Bunları, ben kendiliğimden yapmadım. İşte senin sabredemediğin şeylerin içyüzü budur.This is the true meaning of things with which you could not keep your patience."
Bunları kendi irademle yapmadım. İşte bunlar, dayanamadığın şeylerin açıklamasıdır."This is the true meaning of things with which you could not keep your patience."
Bunları kendiliğimden yapmadım. İşte sabredemediğin şeylerin iç yüzü.Such is the interpretation of that wherewith thou couldst not bear.
Ben bunu da kendiliğimden yapmadım. İşte, hakkında sabredemediğin şeylerin iç yüzü budur."Such is the interpretation of that wherewith thou couldst not bear.
Ben hırsızlık yapmadım, o zaman neden bedelini ben ödemek zorunda kalıyorum”, dedi.I didn't steal, so why do I have to pay," Gregory said.
Koro Lideri: Sen söyledin, ben yapmadım.Chorus Leader: You said it, I didn't.
Bundan sonra da ayakta idrar yapmadım." [1]So I never urinated whilst standing after that."[99]
O hatayı tekrar yapmadım.Ich habe diesen Fehler nicht mehr begangen.
Tom için hiç bir şey yapmadım.Für Tom habe ich nichts gemacht.
(Bir şey yapmadım.)Tun Sie nichts.)
Onlara 'Valla ben yapmadım' dedim."dedi.Mit wem ich mich traute, das sag’ ich euch nicht.
Bir erkekle asla bir şey yapmadım.Er hat keinem Menschen je ein Leids getan.
Umarım çok fazla hata yapmadım.J'espère ne pas avoir fait trop de fautes.
Karnım acıktı çünkü kahvaltı yapmadım.J'ai faim, car je n'ai pas pris mon petit déjeuner.
(Bir şey yapmadım.)(Ça ne s'est pas fait.)