yapmadık ile cümle

yapmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanların neden işyerinde karalama yapmadıklarına şaşmamalı.Нищо чудно, че хората не са склонни да драскат по време на работа.
İnsanların neden işyerinde karalama yapmadıklarına şaşmamalı.אין פלא שאנשים מתנגדים לשרבוטים בעבודה.
İnsanların neden işyerinde karalama yapmadıklarına şaşmamalı.لا عجب أن الناس تبغض الخربشة في العمل
İnsanların neden işyerinde karalama yapmadıklarına şaşmamalı.職場で何もしないのは
Kamu Hayatında Fazilet Eylemi altında doldurmalar yapıp yapmadıklarıydı.그들이 정말 공인 청렴법(반부패법)에 맞게 서류를 작성하고 있느냐였죠.
Kamu Hayatında Fazilet Eylemi altında doldurmalar yapıp yapmadıklarıydı.liệu trên thực tế họ có đang làm những hồ sơ theo Luật Minh bạch trong hoạt động công.
Kamu Hayatında Fazilet Eylemi altında doldurmalar yapıp yapmadıklarıydı.לדעת האם הם הגישו בקשות תחת חוק היושרה בחיים הציבוריים
Kamu Hayatında Fazilet Eylemi altında doldurmalar yapıp yapmadıklarıydı.ما إذا كان في الواقع يقدمون الإيداعات بنزاهة "قانون الحياة العامة".
Kamu Hayatında Fazilet Eylemi altında doldurmalar yapıp yapmadıklarıydı.これはトリニダード・トバゴの法律で
Onu asıl ben vuracağım. Söyle ona binanın önüne park etsin. Bunu yapmadıkça para falan alamaz.I niech wszyscy twoi wrócą żywi.
Onu asıl ben vuracağım. Söyle ona binanın önüne park etsin. Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Var bara på din vakt.
Öyle olsaydı bu, milyonerlerin hiç birşey yapmadıkları anlamına gelirdi.To bi pomenilo, da vsak milijonar ne počne ničesar, da se odklopi, ker ima vsa sredstva.
Öyle olsaydı bu, milyonerlerin hiç birşey yapmadıkları anlamına gelirdi.هذا قد يعني أن كل مليونير لا يفعل شيئاً، قد توقف عن العمل
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Aleć wam powiadam, że i Elijasz przyszedł, i uczynili mu cokolwiek chcieli, jako o nim napisano.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Ale hovorím vám, že aj Eliáš už prišiel, a urobili mu, čo chceli, jako je o ňom napísané.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Ale pravím vám, že Eliáš již přišel, a učinili mu, což jsou chtěli, jakož psáno jest o něm.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Ali pravim vam, da je Elija že prišel, in so mu storili, karkoli so hoteli, kakor je pisano o njem.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Dar Eu vă spun că Ilie a şi venit, şi ei i-au făcut ce au vrut, după cum este scris despre el.``
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››De mondom néktek, hogy Illés is eljött, és azt cselekedték vele, a mit akartak, a mint meg van írva õ felõle.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Digo-vos, porém, que Elias já veio, e fizeram-lhe tudo quanto quiseram, como dele está escrito.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››그러나 내가 너희에게 이르노니 엘리야가 왔으되 기록된 바와 같이 사람들이 임의로 대우하였느니라 하시니라
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Mais je vous dis qu`Élie est venu, et qu`ils l`ont traité comme ils ont voulu, selon qu`il est écrit de lui.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Men jeg sier eder at Elias er kommet, og de gjorde med ham alt det de vilde, som skrevet er om ham.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››σας λεγω ομως οτι και ο Ηλιας ηλθε, και επραξαν εις αυτον οσα ηθελησαν, καθως ειναι γεγραμμενον περι αυτου.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Но говорю вам, что и Илия пришел, и поступили с ним, как хотели, как написано о нем.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››Тільки ж глаголю вам: Що Ілия прийшов, і зробили йому, що схотіли, як писано про него.
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››אבל אמר אני לכם גם בא אליהו וגם עשו לו כרצונם כאשר כתוב עליו׃
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››لكن اقول لكم ان ايليا ايضا قد أتى وعملوا به كل ما ارادوا كما هو مكتوب عنه
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››我 告 訴 你 們 、 以 利 亞 已 經 來 了 、 他 們 也 任 意 待 他 、 正 如 經 上 所 指 著 他 的 話
Size şunu söyleyeyim, İlyas geldi bile, onun hakkında yazılmış olduğu gibi, ona yapmadıklarını bırakmadılar.››我 告訴 你 們 、 以利亞 已 經來 了 、 他 們 也 任意 待 他 、 正如 經 上 所 指著 他 的 話
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.Aplikuje sa až, keď túto cestu vyberieme z hranice a to sme ešte neurobili.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.Derimod anvendes den når vi fjerner den pågældende sti fra grænselaget, og det har vi ikke gjort endnu.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.Jest za to dokonywane, gdy usuwamy tę ścieżkę z granicy, ale tego jeszcze nie zrobiliśmy.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.Piuttosto, viene applicato quando togliamo quel percorso dalla frontiera, e non lo abbiamo ancora fatto.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.Snarare testas målkriteret när vi tar bort den vägen från gränsen, Och vi har inte gjort det ännu.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.Напротив, она применяется, когда мы удаляем путь с границы, а мы ещё не сделали этого.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.Тя се постига по-скоро, когато премахваме път от границата, което не сме направили още.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.אלא היא מתבצעת כשאנחנו מסירים את המסלול מהחזית. ועדיין לא עשינו זאת.
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.إنه يطبق عندما نزيل هذا الطريق من الحدود ونحن لم نفعل ذلك إلى الآن
Sınamayı bu yolu sınırdan çıkardığımız sırada yapıyoruz, ve henüz bunu yapmadık.まだ削除はしていません
Ve yapmadık ta.Also taten wir es nicht.
Ve yapmadık ta.Aşa că n-am urmat idea.
Ve yapmadık ta.Così non l'abbiamo realizzato.
Ve yapmadık ta.Donc nous ne l'avons pas fait.
Ve yapmadık ta.Dus we deden het niet.
Ve yapmadık ta.Jadi kami tidak melakukannya.
Ve yapmadık ta.그래서 전 하지 않았죠
Ve yapmadık ta.Portanto, não o fizemos.
Ve yapmadık ta.Szóval nem vállaltuk el.
Ve yapmadık ta.Tak więc nie zrobiliśmy tego.
Ve yapmadık ta.Takže sme to neurobili.
Ve yapmadık ta.Thế là chúng tôi không làm.
Ve yapmadık ta.Y no lo hicimos.
Ve yapmadık ta.Κι έτσι δεν το κάναμε.
Ve yapmadık ta.И мы не стали этим заниматься.
Ve yapmadık ta.І ми відмовились.
Ve yapmadık ta.Така че ние не го направихме.
Ve yapmadık ta.אז לא עשינו את זה.
Ve yapmadık ta.وفعلا لم نقم بذلك.
Ve yapmadık ta.数年間はハイパーテキスト委員会も

İlgili Sayfalar