yapmıyorlar ile cümle

yapmıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Aber verflixt, sie gaben es mir nicht.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Benar-benar kacau, mereka tidak mau melakukannya.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Bon sang, ils ne me cédaient pas.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.De hiába, a zenekar nem akarta megtenni.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.E che stupido, non me lo davano!
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Já hlupák, samozřejmě na mě kašlali.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.안타깝게도, 그들은 표현을 하지 못했습니다
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Me molestaban, no me obedecían.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Nhưng khốn nỗi, giàn nhạc không thể làm được điều đó.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Niech mnie szlag, nie chcieli tego zrobić.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Vai de mine, nu voiau să mi-l ofere.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Verdomme, ze wilden het me niet geven;
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Бідолашний я - вони мені його не давали.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.За нещастие, те не можеха да ми го дадат.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.Из-за моей глупости они не могли сделать это.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.לכל הרוחות, הם לא נתנו לי אותה.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.اللعنة. لم يمنحوني ذلك.
Kahretsin, istediğimi yapmıyorlardı.始めの頃はよく控え室で
Kanser hücrelerini oraya koyuyorsunuz ve her yana gidiyorlar, bunu yapıyorlar. Bunu yapmıyorlar.Các bạn đặt những tế bào ung thư ở đó, và chúng đi lại điên cuồng, chúng làm cái này, chúng không làm cái kia.
Kanser hücrelerini oraya koyuyorsunuz ve her yana gidiyorlar, bunu yapıyorlar. Bunu yapmıyorlar.А раковые клетки двигаются в разные стороны, они делают вот так.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Dit is allemaal gedrag van mensen die weten wat ze zouden moeten doen. Je weet wat je moet doen.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Họ biết những điều họ sẽ phải làm, nhưng rồi họ lại không thực hiện nó.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.사람들은 어떻게 해야 하는지는 알면서도 그대로 하지 않습니다.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Ők tudják mit kellene tenni, de nem teszik.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Sie wissen, was sie tun sollten. Aber sie tun es nicht.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Știu ce ar trebui să facă, dar nu fac.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.To všechno jsou situace, při kterých lidé vědí, co by měli dělat. Oni vědí, co by měli dělat, ale nedělají to.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Tutti sanno qual è la cosa giusta da fare, ma non lo fanno.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Wiedzą, co powinni robić, ale tego nie robią.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Γνωρίζουν το σωστό, αλλά δεν το κάνουν.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Они знают, что им следовало бы делать, но они этого не делают.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.הם יודעים מה הם צריכים לעשות, אבל הם לא עושים את זה.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.ويعرفون مالذي يجب القيام به - من تغير للطباع - حيالها ولكنهم لا يقومون بذلك
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.実行しません。 行動改善は医学界で
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.雖然知道應該要點樣做﹐ 但佢哋冇去做到。
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.În aceste incursiuni în misterul morţii vechii egipteni nu-şi exersau doar imaginaţia.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.Staří Egypťané ale při svém zkoumání záhad smrti jen netrénovali představivost.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.W tych rozważaniach na temat śmierci Egipcjanie nie bawili się swoją wyobraźnią.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.А в цих дослідженнях таємниці смерті давні єгиптяни не просто гралися своєю уявою.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.И в этих исследованиях загадки смерти древние египтяне не просто упражняли свое воображение.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.ובפניות אלו למיסתורין המוות המצרים העתיקים לא אמנו את דמיונם בלבד
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.우리는 양떼가 있고 싶은 곳에 두지 않았고, 그래서 우리가 시키는 것을 하고 싶어하지 않았던 것이죠.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Le forțam să stea într-un mediu în care nu voiau să fie și nu voiau să facă ceea ce voiam noi să facă.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Noi le mettevamo in un ambiente dove loro non volevano stare, e non volevano fare quello che noi volevamo.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Ta đưa chúng vào môi trường mà chúng không ưa, và chúng không muốn làm những gì ta bảo.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Trzymaliśmy je w otoczeniu, w którym nie chciały być, i nie chciały spełniać naszych zachcianek.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Мы помещали их в неблагоприятную для них среду, и они не выполняли то, что мы от них требовали.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.בהסתכלות לאחור, הוא, שהכבשים לא היו טיפשות בכלל. שמנו אותם בסביבה שהן לא רצו להיות בה,
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.لأننا نضعها في مكان هي لا تحب أن تكون موجودة فيه, ولا تحب أن تخضع لكل ما نريده منها.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.羊は私たちの指示を 実行したくなかっただけなのです ですから 苦労したことは どの様に羊を思い通りに
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.Azok nem építenek adóvevőket.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.Die bauen keine Transmitter.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.Ils ne construisent pas de transmetteurs.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.그들은 송신기를 만들지 않으니까요.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.Mereka tidak memiliki pemancar.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.Não constroem transmissores.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.Neandertalii nu construiesc transmițătoare.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.Nevyrábajú vysielače.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.No están construyendo transmisores.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.Non stanno costruendo trasmettitori.

İlgili Sayfalar