Bunu sahiden kendi başınıza mı yapmıştınız?Did you really do that by yourselves?
Geçen pazartesi ne yapmıştın, anımsıyor musun?Do you remember what you did last Monday?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?What did you do with it, Derek?
Bu senaryoda, hisse senedinin fiyatının düşeceğine inanmıştınız ve açığa satış yapmıştınız. .In this scenario where the stock went down to $20 you made a profit of $30.
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Is the country gonna make it?
Bir önceki denemede harika yapmıştınız, fakat bu kez 5 saniye yerine 2 saniye istiyorum.You have done perfect last try, but now instead of 5 seconds, I ask you 2 seconds.
Okuldayken yapmıştın... ...ve İmparator Sunjong'un el yazması mektubunu bulduğumda da.You did this when we were in school, and when I found Emperor Sunjong's handwritten letter.
“Sonunda da bildiğin o işi yapmıştın. Sen doğrusu nankörün tekisin!” {KM, Sayılar 12,1}And you commited what you did, and you are ungrateful!"
“Sonunda da bildiğin o işi yapmıştın."And you did your deed, which you did (i.e. the crime of killing a man).
SE Times: Eski Cumhurbaşkanı Boris Traykovski'nin danışmanlığını yapmıştınız.SE Times: You were advisor for security issues to former Macedonian President Boris Trajkovski.
Adam : Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?아담: 데릭, 어떻게 한거니?
Adam : Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?אדם: מה עשית עם זה, דרק?
Adam : Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?أدم: ما الذي فعلته بها يا دِيرِيك؟
Adam : Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?デレク:これで即興をやりたいんだ アダム
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Dankuwel.
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Land direkt im Zentrum eines großen Teils des
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın. Sence, ülken başarabilecek mi?(Taps)
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.20년이 걸린다는점입니다.
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.כדי לייצר מישהו עם תואר דוקטור.
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.دولة تعتبر في مركز اهتمام كثير من دول
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.ここでの難問は、
Bir önceki denemede harika yapmıştınız, fakat bu kez 5 saniye yerine 2 saniye istiyorum.방금 전에 잘 해주셨는데 이번에는 5초가 아니라 2초에 한 번씩 쳐주세요.
Bir önceki denemede harika yapmıştınız, fakat bu kez 5 saniye yerine 2 saniye istiyorum.Lo hicieron bien la última vez, pero ahora, en lugar de 5 segundos, será cada 2.
Bir önceki denemede harika yapmıştınız, fakat bu kez 5 saniye yerine 2 saniye istiyorum.ביצעתם באופן מושלם בפעם הראשונה, אך כעת במקום 5 שניות, אני מבקש מכם 2 שניות.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.20 років іде на те, щоб підготувати кандидата наук.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.lei era il ministro delle finanze dell'Afganistan, un paese al centro dell'agenda mondiale.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Natomiast 20 lat zajmuje stworzenie kogoś z doktoratem.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Phải mất 20 năm để một người lấy được bằng tiến sĩ.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Απαιτούνται 20 χρόνια για να αποκτήσει κάποιος διδακτορικό τίτλο.
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.Estoy segura de que la incitaste a beber... ...como hiciste con nosotras dos durante toda la cena.
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.Nyilván lelkesen biztatta, hogy igyon, ahogy előtte mindkettőnkkel tette.
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.Sunt sigură că ai încurajat-o să bea... ... aşa cum ai făcut-o cu amândouă în timpul cinei.
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.Tenho a certeza que a encorajaste a beber Como fizeste com as duas ao jantar.
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.أنا واثقة أنك شجعتها لتشرب كما فعلت بنا في العشاء
Okuldayken yapmıştın... ...ve İmparator Sunjong'un el yazması mektubunu bulduğumda da.ΤζουνΓου, έτσι ήσουν και στα σχολικά μας χρόνια. Και ξανά με το θέμα του προγονικού βιβλίου.
Okuldayken yapmıştın... ...ve İmparator Sunjong'un el yazması mektubunu bulduğumda da.جونغ وو انت مثل ايام الدراسة الامر كان هكذا خلال بحثنا عن الكتب القديمة
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Cậu sẽ làm gì với nó, Derek?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Cosa ne hai fatto, Derek?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Co si s tím provedl ty, Dereku?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?I co wtedy zrobiłeś?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Mit tettél vele, Derek?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Qu'est-ce que tu as fait, Derek ?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Și tu ce ai făcut atunci, Derek?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Was hast du damit gemacht, Derek?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Wat heb je ermee gedaan, Derek?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?¿Y qué hiciste con la canción, Derek?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Τι έκανες με αυτό, Ντέρεκ;
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Какво направи, Дерек?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Что ты сделал, Дерек?
Peki ne yapmıştın o parçayla Derek?Що ти зробив з ним, Дереку?