yapmışlar ile cümle
yapmışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Nu ska vi se vad de gjorde i steg 2.
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Podívejme se na krok 2.
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Pozrime sa teraz aký bol krok 2.
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Schauen wir mal was sie in Schritt 2 gemacht haben.
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Sekarang kita lihat apa yang mereka lakukan pada langkah 2
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Teraz sprawdźmy, co zrobili dalej.
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Τώρα ας δούμε τι έκαναν στο βήμα 2.
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Сега да видим какво са направили в стъпка 2.
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Теперь давайте посмотрим, что они сделали в шаге 2.
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.الآن, لنرى ماذا فعلوا في الخطوة 2.
Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.この問題を解決したい場合、
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.A tápióka gyökereket felvitték a konyhába, vékonyan felszelték és chipset készítettek belőle.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Bọn trẻ lấy những cái rễ mang vào nhà bếp, thái mỏng để làm đồ ăn chơi rất ngon.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Ei au dus rădăcinile de tapioca sus în bucătărie, le-au tăiat în felii subțiri și au făcut chipsuri gustoase.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Eles trouxeram as raízes da tapioca para a cozinha, cortaram-nas em fatias finas e fizeram deliciosas chips.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Hanno portato le radici di tapioca in cucina, le hanno tagliate a fettine e fatto delle patatine deliziose.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Ils ont rapporté les racines de tapioca à la cuisine, les ont émincées et en ont fait des chips délicieuses.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.아이들은 타피오카 뿌리를 부엌으로 가져가서 얇게 썰어 맛있는 칩으로 만들었습니다.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Mereka membawa umbi singkong itu ke dapur, mengirisnya tipis-tipis dan membuat keripik yang lezat.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Vzaly kořeny tapioky do kuchyně, najemno je nakrájely a udělaly vynikající brambůrky.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Zebrały korzenie manioku do kuchni, pokroiły je cienko i zrobiły wspaniałe chipsy.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Ze namen de tapioca wortels mee naar de keuken, sneden ze in dunne plakjes en maakten heerlijk chips.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Zobrali korene manioky do kuchyne, natenko ich nakrájali a urobili vynikajúce čipsy.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Έτσι, πήραν τις ρίζες της ταπιόκα στην κουζίνα, τις ψιλόκοψαν και έφτιαξαν νοστιμότατα τσιπς.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Занесоха корените на растението в кухнята, нарязаха ги на ситно и си направиха чипс.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Они принесли корни маниоки на кухню, тонко их нарезали и сделали превосходные чипсы.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.הם גילו שהגדר שלהם עשויה מטפיוקה. הם לקחו את שורשי הטפיוקה למטבח חתכו אותם דק ועשו מהם צ'יפס טעים.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.أقتفوا أثر جذور التابيوكا حتى المطبخ، قاموا بتقطيعها لأجزاء صغيرة وصنعوا رقائق لذيذة.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.薄切りにしておいしいチップスを作りました ここの土地について話しましょう
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.디자이너가 1만마리의 벌들을 풀어놓고 벌들이 이 꽃병을 만들게 했습니다.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.C'est un concepteur qui a mis 10,000 abeilles au travail et elles ont construit ce vase
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.Designér zaměstnal 10 000 včel a oni postavili tuto vázu.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.Een designer zette 10.000 bijen aan het werk om deze vaas te bouwen.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.Egy formatervező, aki tízezer méhet "fogott munkára" -- ezt a vázat építette.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.Ein Designer liess 10 000 Bienen für sich arbeiten und sie bauten diese Vase.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.Es de un diseñador que puso a trabajar 10.000 abejas y construyeron este vaso.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.E un designer care a pus 10.000 de albine să construiască această vază.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.Tutaj projektant, "kazał" 10,000 pszczół stworzyć ten wazon.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.Un designer ha utilizzato 10.000 api per costruire questo vaso.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.Дизайнер, който впрегнал на работа 10 000 пчели и те изградили тази ваза.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.Этот дизайнер заставил работать 10 000 пчёл и они создали эту вазу.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.המעצב העסיק 10,000 דבורים והן בנו את האגרטל הזה.
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.إنهم مصممون من وضع 10000 نحلة و صنع هذه الفازة الزجاجية
Tasarımcı, 10,000 tane arıyı çalıştırmış ve arılar bu vazoyu yapmışlar.この形をした型の中に ハチを入れたのです
Ve bulduğuna göre toplumlarındaki 300,000 kişi için bir önceki sene 52,000 CT scan yapmışlar.그 친구가 알게 된것은, 그 도시에 있는 30만명중에서, 작년에,
Ve bulduğuna göre toplumlarındaki 300,000 kişi için bir önceki sene 52,000 CT scan yapmışlar.Dowiedział się, że na 300 tys. ludzi na zeszły rok wykonano 52 tys. skanów.
Ve bulduğuna göre toplumlarındaki 300,000 kişi için bir önceki sene 52,000 CT scan yapmışlar.E scoprì che, per le 300.000 persone della sua comunità, l'anno precedente si erano eseguite 52.000 TAC.
Ve bulduğuna göre toplumlarındaki 300,000 kişi için bir önceki sene 52,000 CT scan yapmışlar.Și așa a aflat că, pentru cei 300.000 de locuitori, anul trecut se făcuseră 52.000 de tomografii.
Ve bulduğuna göre toplumlarındaki 300,000 kişi için bir önceki sene 52,000 CT scan yapmışlar.Và cái anh tìm ra là, người ta đã chụp 52,000 bức CT trong năm trước đó, cho 300,000 người trong cộng đồng đó.
Ve bulduğuna göre toplumlarındaki 300,000 kişi için bir önceki sene 52,000 CT scan yapmışlar.Он выяснил, что на 300 000 людей в прошлом году было сделано 52 000 рентгенов.
Ve bulduğuna göre toplumlarındaki 300,000 kişi için bir önceki sene 52,000 CT scan yapmışlar.והוא מצא לגבי 300,000 תושבי הקהילה שלהם, שבשנה הקודמת
Ve bulduğuna göre toplumlarındaki 300,000 kişi için bir önceki sene 52,000 CT scan yapmışlar.وما وجد أنه على 300 ألف شخص في مجتمعهم، في السنة السابقة
Ve bulduğuna göre toplumlarındaki 300,000 kişi için bir önceki sene 52,000 CT scan yapmışlar.地域住民 30 万人に対して 前年に 5万2千回もの CT スキャンが 行われていました
Ve bunu Newton'dan once yapmışlardır.뉴턴의 제 1법칙에 대한 큰 업적을 세웁니다.
Ve bunu Newton'dan once yapmışlardır. Bu GalileoNewtons erstes Bewegungsgesetz beschrieben, und zwar vor Newton.
Ve bunu Newton'dan once yapmışlardır.こちらは、ガリレヲ。
Ve onlar da çocuklar gibi hatalar yapmışlardı.A také dělali chyby, stejně jako děti.
Ve onlar da çocuklar gibi hatalar yapmışlardı.Comportavam-se como se fossem crianças.
Ve onlar da çocuklar gibi hatalar yapmışlardı.E commettevano anche degli errori, proprio come i bambini.
Ve onlar da çocuklar gibi hatalar yapmışlardı.Et ils faisaient aussi des erreurs, comme les enfants.