Ve eğer matematiğini yaparsanız sonuç 6 dolar olur.Và nếu bạn đã làm toán bạn sẽ có được 6 đô la.
Ve eğer matematiğini yaparsanız sonuç 6 dolar olur.Και αν κάνουμε τον υπολογισμό θα παίρνατε 6 δολάρια.
Ve eğer matematiğini yaparsanız sonuç 6 dolar olur.Ако направим ичислението се получава 6 лева.
Ve eğer matematiğini yaparsanız sonuç 6 dolar olur.И если вы посчитаете то получите 6 долларов.
Ve eğer matematiğini yaparsanız sonuç 6 dolar olur.Якщо порахуєте, то отримаєте 6$.
Ve eğer matematiğini yaparsanız sonuç 6 dolar olur.و إذا ما قمنا بالعملية الحسابية سيكون الناتج 6 دولارات
Ve eğer matematiğini yaparsanız sonuç 6 dolar olur.答えは $6です。 ここでは、新しいことは習っていません。
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Acho que a peça fica muito melhor se a fizermos assim.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Dit vind ik per slot van rekening veel beter.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.E penso che il tutto funzioni meglio se facciamo così.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.És úgy gondolom, az egész még többet ad ki, ha így csináljuk.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Et je pense que tout ça rend beaucoup mieux comme ça.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.I uważam, że to wszystko wyjdzie o wiele lepiej, jeśli zrobić to tak.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.그래서 만약 여러분이 이런 일을 한다면 이 방식으로 하는 것이 더 말이 된다고 생각하죠.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Și cred că totul are mai mult sens dacă o faci așa.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Und ich denke das Ganze passt viel besser zusammen, wenn Sie es so machen.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Và mọi thứ sẽ hay hơn nếu quý vị làm như thế này.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Vše vypadá o něco lépe, když to rozmístíme třeba takto.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Y creo que toda esta cosa queda mejor si la haces así.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Και νομίζω ότι δείχνει πολύ καλύτερα έτσι.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.И мне кажется, что все выглядит намного лучше, если сделать так.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.Според мен цялото нещо се получава много по-добре, ако се направи така.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.ולדעתי, ככה מתקבל סיכום הרבה יותר טוב.
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.وأظن أن اللوحة بأكملها تبدو منطقية أكثر إذا بدت هكذا
Ve sanırım eğer bu şekilde yaparsanız her şey daha bir anlamlı hale geliyor.(笑)
Yani AH, her iki tarafı da 12'yle çarparsak 2/3 çarpı 12 yani eğer yaparsanız 8. .양변에 12를 곱해주어 AH=2/3x12 를 계산하면 8이 됩니다
Yani AH, her iki tarafı da 12'yle çarparsak 2/3 çarpı 12 yani eğer yaparsanız 8. .Takže AH, vynásobím obě strany 12, bude rovno dvěma třetinám krát 12, což když spočítáte bude 8.
Yani AH, her iki tarafı da 12'yle çarparsak 2/3 çarpı 12 yani eğer yaparsanız 8. .Vi ganger begge sider med 12. AH er lig med 2/3 gange 12.
Yani "Bir başkası ile anlaşma yaparsanız biz daima daha avantajlı olmak istiyoruz"."1年間の独占契約を結びたい"
Yani "Bir başkası ile anlaşma yaparsanız biz daima daha avantajlı olmak istiyoruz".다른 기업과 어떤 계약을 맺든, 그보다 더 좋은 계약을 원한다고 할 수도 있고
Yani "Bir başkası ile anlaşma yaparsanız biz daima daha avantajlı olmak istiyoruz".وهذا يعني إذا وقعت عقد مع شركة أخرى ستحصل الشركة الأولى على أفضل الامتيازات
Yani bunları yaparsan başarılı olursunASI QUE EN CUALQUIER CASO VAS A SER BUENO EN ELLO
Yani danışmanın tavsiyesi şuydu; ilk olarak, ne yaparsan testi geçecek çocuklarla zamanını harcama.상담가의 충고는 다음과 같았습니다: 첫째, 당신이 무슨 짓을 하던 시험을 통과할 학생들에게 시간을 낭비하지 마라.
Yani danışmanın tavsiyesi şuydu; ilk olarak, ne yaparsan testi geçecek çocuklarla zamanını harcama.Konzultant poskytol nasledujúcu radu: za prvé, nemrhajte časom na deti, ktoré tak či tak test zvládnu.
Yani danışmanın tavsiyesi şuydu; ilk olarak, ne yaparsan testi geçecek çocuklarla zamanını harcama.Så her var konsulentens råd: for det første, spild ikke tiden på børn der består testen uanset hvad man gør.
Yani danışmanın tavsiyesi şuydu; ilk olarak, ne yaparsan testi geçecek çocuklarla zamanını harcama.Ето какви били съветите на консултанта: първо, не губи време с деца които така или иначе ще вземат изпита.
Yani danışmanın tavsiyesi şuydu; ilk olarak, ne yaparsan testi geçecek çocuklarla zamanını harcama.וישנם בונוסים וכיבודים אחרים שמקבלים אם גוברים על בתי-ספר אחרים. וכך היתה עצת היועץ:
Yani danışmanın tavsiyesi şuydu; ilk olarak, ne yaparsan testi geçecek çocuklarla zamanını harcama.وكانت نصيحة المستشار حينها الاولى .. لا تهدروا الوقت على الطلاب الذين سوف ينجحون دون مساعدتكم
Yani danışmanın tavsiyesi şuydu; ilk olarak, ne yaparsan testi geçecek çocuklarla zamanını harcama.まず 放っておいても試験に合格する- 子どもには時間をかけないこと また どうあがいても
Yani... Eğer bunu bin TEDTalk'un hepsi için yaparsanız, 2.3 milyon kelimeden 6.000 kelimeye ineriz.Εννοώ.... οτι εαν το κάναμε αυτό για τα χίλια TEDTalks, θα μειώναμε τις 2.3 εκατομμύρια λέξεις σε 6.000.
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Et ainsi tu pourras avoir encore plus de temps pour me tourner autour ?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?För att om du gör det så kan du spendera mer tid på att följa runt mig?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?In šolo bi pustila zato, da bi me lahko še bolj zasledovala kot dosedaj?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Karena jika kau melakukannya, maka kau bisa menghabiskan lebih banyak waktu mengikutiku?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Omdat als je dat doet je dan een beetje meer tijd heb om achterna te volgen?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Pentru ca daca faci asta vei putea sa petreci mai mult timp urmarindu-ma?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Perché se fai questo allora potrai avere più tempo per venirmi dietro?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Tylko po to, żeby mieć więcej czasu na łażenie za mną?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Vì làm thế thì em sẽ có thêm chút thời gian để đi theo anh sao?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Weil wenn du es machst,mehr Zeit mit mir verbringen kannst?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Επειδή αν το κάνεις αυτό, θα έχεις περισσότερο χρόνο για να με ακουλουθείς τριγύρω;
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Если сделаешь это, сможешь тратить больше времени, чтобы вертеться вокруг меня?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?כי עם תעשי את זה את תוכלי להשקיע קצת יותר זמן בלעקוב אחרי מסביב?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?لأنكِ إذا قمتِ بذلك فأنتى تستطيعين قضاء المزيد من الوقت فى إتباعى فى كل مكان ؟
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?そんなんじゃないわ
Yani şimdi, eğer evle iş arasında kısa bir yolculuk yaparsan sürersin, geri gelirsin, evde şarj edersin.Acum, dacă faci o navetă scurtă, poți merge dus-întors și s-o reîncarci acasă.
Yani şimdi, eğer evle iş arasında kısa bir yolculuk yaparsan sürersin, geri gelirsin, evde şarj edersin.Agora, se se fizer uma viagem curta, podee-s conduzir, voltar e recarregá-lo em casa.
Yani şimdi, eğer evle iş arasında kısa bir yolculuk yaparsan sürersin, geri gelirsin, evde şarj edersin.Hiện giờ, nếu chỉ lái đoạn ngắn, ta có thể lái đi, rồi lái về sạc ở nhà.
Yani şimdi, eğer evle iş arasında kısa bir yolculuk yaparsan sürersin, geri gelirsin, evde şarj edersin.Jetzt, wenn man einen kurzen Arbeitsweg hat, kann man hinfahren, zurückfahren und zu Hause aufladen.
Yani şimdi, eğer evle iş arasında kısa bir yolculuk yaparsan sürersin, geri gelirsin, evde şarj edersin.크리스 앤더슨 : 그러니까, 지금도 통근 거리가 짧다면 출퇴근하면서 집에서 충전이 가능합니다.