Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.Qualsiasi sia il gesto che le mani fanno, il sistema lo riconosce.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.Quoique vous fassiez avec les mains, la caméra comprend vos gestes.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.Rozumie wszystko, co robią dłonie. Rozumie wszystko, co robią dłonie.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.Was auch immer Sie mit ihren Händen machen, Es versteht diese Geste.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.Οτιδήποτε κι αν κάνεις με τα χέρια σου, η κάμερα καταλαβαίνει την κίνηση.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.Каквото и да правите с ръцете си, тя разбира този жест.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.Когда вы жестикулируете руками, камера воспринимает ваши действия.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.מה שתעשה עם ידיך, זה מצריך הבנה של אותה תנועה.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.أي إيماءة بيديك، إنها تلتقط هذه الحركات.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.解釈します 初期のバージョンでは ご覧のような
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Ak urobíte aspoň sakramentsky trochu hluku," odpovedal Samuel, "Pošlem ťa do pekla."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Als je de minste verdomd beetje lawaai maken," antwoordde Samuel, "Ik zal u sturen naar de hel."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Če bi vsaj prekleto malo hrupa," je odgovoril Samuel, "te bom poslal v pekel."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Dacă aţi face bitul cel mai puţin naibii de zgomot", a răspuns Samuel, "Te voi trimite în iad."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Ha a lehető legalacsonyabb rohadt kis zaj," felelte Samuel: "Én küld Önnek a pokolba."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Hvis du laver den mindste pokkers smule støj," svarede Samuel: "Jeg vil sende dig til helvede."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Jeśli natomiast najmniej cholernie trochę hałasu", odpowiedział Samuel, "Ja cię poślę do piekła".
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Jika Anda membuat sedikit kebisingan sialan," jawab Samuel, "Aku akan mengirimmu ke neraka."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Jos teet vähiten hemmetin vähän melua", vastasi Samuel, "minä lähetän sinut helvettiin."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"당신은 노이즈의 최소 눈꼽 만큼도 할 경우,"사무엘은 "나는 지옥에 보낼 것이다."라고 대답
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Nếu bạn thực hiện các bit ít nhất là chết tiệt của tiếng ồn", Samuel trả lời, "Tôi sẽ đưa bạn đến địa ngục."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Om du gör det minsta dugg av buller", svarade Samuel: "Jag kommer att skicka dig till helvetet."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Pokud uděláte alespoň zatraceně trochu hluku," odpověděl Samuel, "Pošlu tě do pekla."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Se fai il bit meno maledetta di rumore", rispose Samuel, "ti manderò all'inferno."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Se você fizer o bit menos maldito barulho", respondeu Samuel: "Eu vou mandar você para o inferno."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Si usted hace el bit menos maldito ruido", dijo Samuel, "te enviaré al infierno."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Si vous faites le bit le moins de bruit putain", répondit Samuel, "Je vais vous envoyer en enfer."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Wenn du am wenigsten verdammt wenig Lärm machen", antwortete Samuel: "Ich werde dich in die Hölle schicken."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Αν κάνετε το λιγότερο βλασφημία λίγο θόρυβο," απάντησε ο Samuel, "θα σε στείλω στην κόλαση."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Ако сте направили най-малко по дяволите малко шум", отговори Самуел, - аз ще ви пратя в ада. "
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Если вы сделаете мере проклятый немного шума", ответил Самуилу: "Я пошлю тебя в ад".
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Якщо ви зробите мірою проклятий трохи шуму", відповів Самуїлові: "Я пошлю тебе до пекла".
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"אם תעשה כהוא זה לעזאזל רעש", השיב שמואל, "אני אשלח אותך לעזאזל."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladıواضاف "اذا جعل بت الأقل عنة من الضجيج" ، فأجاب صموئيل ، وقال "سوف نرسل لك الى الجحيم".
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı- 弟、ウィリアムコムストックBYサミュエルコムストック(反逆者)の生涯、。
Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız."Om du gör.
Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız."Если вы делаете.
Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız."Якщо ви робите.
Fiziki kanallarda doğrudan satış yerine tele satış veya dahili satış yaparsanız...물리적 채널의 경우, 직접 판매인력 대신 통신판매나 인사이드 세일즈를 할 경우에도
Fiziki kanallarda doğrudan satış yerine tele satış veya dahili satış yaparsanız...إن استطعت العمل في قنوات مادية، مبيعات الهاتف أو مبيعات داخلية مقابل وجود قوة مبيعات مباشرة،
Fiziki kanallarda doğrudan satış yerine tele satış veya dahili satış yaparsanız...顧客獲得コストを下げます どうすれば効率よく下げられるのでしょうか?
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz.Aku jamin jika kau melakukan ini, kau akan membunuh kami semua.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Als u dit doet, doodt u iedereen.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Garanto que, se o fizer, mata-nos a todos!
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Gør De det her, slår De os alle ihjel.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Gör ni det här, så dödar ni oss allihop.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Jos räjäytätte sen täältä, tapatte meidät kaikki.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Le garantisco che se lo farā, ci ucciderā tutti.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Sinon vous allez tous nous tuer.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Αν το κάνετε αυτό, θα μας σκοτώσετε όλους.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Ако направите това, ще убиете всички ни.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz. Evet, efendim.Ако направите това, ще убиете всички ни.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz.Ich garantiere Ihnen, wenn Sie fernzünden, töten Sie uns alle!
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz.Le garantizo que si hace eso, nos mata a todos.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz.Nekaj vem o tem. Če to naredite, nas boste vse pobili.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz.Tôi chắc chắn nếu ông làm việc này, ông giết tất cả chúng tôi!
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz.Vă garantez, dacă o faceţi, ne omorâţi pe toţi.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz..הם מפעילים את הפצצה מחדש .הקשר חודש .עוד פעם, לעזאזל
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz.أننى أضمن لك إذا فعلت هذا ستقتلنا كلنا
Gerçek şu ki çocuklara yatırım yaparsanız bir yere gitmezler.Así que en realidad, si uno invierte en los niños, ellos permanecerán.