yaparsanız ile cümle
yaparsanız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kaldı ki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah ne yaparsanız hepsinden haberdardır.To God belong the heavens and the earth, and God is aware of all you do.
Böyle yaparsanız kervanlardan biri onu bulup götürebilir."Some passing caravan may rescue him."
Öyle yaparsanız, siz farkına varmadan amelleriniz boşa gider.To honour him is part of faith. To disrespect him is blasphemy.)
Allah, ne yaparsanız, hepsinden de haberdardır.God is aware of the things you do.
Rabbinden sana ne vahyediliyorsa onun ardınca git. Muhakkak ki Allah ne yaparsanız haberdardır.And follow what is revealed to thee from thy Lord; surely God is aware of the things you do.
Her ne yaparsanız Allah onu bilir.Allah is of that which ye work
Allah her ne yaparsanız bilir. [5,106; 4,135]Allah is of that which ye work
Ne türden bir iyilik yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu bilir.And whatever you spend in good, surely Allah knows it well.
Allah ne yaparsanız hepsini görür.And Allah is All-Seer of (knows well) what you do.
Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir."Whatever good you do, God is aware of it.
(Aksini) Yaparsanız, o, kendiniz için fısk (zulüm ve günah)tır.If you do that, it is corruption on your part.
Hayra dair ne yaparsanız şüphe yok ki Allah onu bilir.Whatever good you do, God is aware of it.
Böyle bir şey yaparsanız bu, kendinize kötülük olur.If you do that, it is corruption on your part.
Eğer bunu yaparsanız (zarar verirseniz) şüphe yok ki bu, sizin yoldan çıkmanız demektir.If you do that, it is corruption on your part.
Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz.Whatever good you forward for yourselves, you will find it with God.
Hayır olarak daha ne yaparsanız herhalde Allah onu bilir.Whatever good you do, God is aware of it.
Hayır olarak daha ne yaparsanız Allah muhakkak onu bilir.Whatever good you do, God is aware of it.
Allah her ne yaparsanız bilir.He who hideth it, verily his heart is sinful.
Eğer (bir zarar) yaparsanız, bu kendinize kötülük olur. Allah'tan korkun, Allah size öğretiyor.Be wary of Allah and Allah will teach you, and Allah has knowledge of all things.
Yazıcıya da tanığa da zarar verilmesin. Böyle bir şey yaparsanız bu, kendinize kötülük olur.If you do, that is a transgression in you.
Böyle yaparsanız zalimlerden olursunuz.” [7,19-20; 20,120] {KM, Tekvin 3,6; 3,22; 2, 15-17}But neither of you should come close to this tree or else you shall both become transgressors'
Allah ne yaparsanız hepsinden haberdardır.And Allah is Aware of what you do.
Böyle yaparsanız hal ve gidişlerine son verebilirler.You do not have to bind yourselves to such a treaty.
Bildiğini gizleyenin kalbi günahkâr olur. Allah her ne yaparsanız bilir.If someone does conceal it, in his heart he commits a crime.
Bunu yaparsanız, hikayenin anlamı ve amacı üzerinde çalışmanıza yardımcı olacaktır.If you do, it will help you work through the meaning and purpose of the story.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Was ihr daraus macht, ist eure Sache“.
Ne yaparsanız yapın, yapabildiğinizin en iyisini yapın.En faisant n'importe quoi, faites de votre mieux.
Ne yaparsanız yapın, sonuç aynı.De quelque manière que vous vous y preniez, le résultat n'est pas différent.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Vous êtes comptables de vos efforts envers elle ».
Aksine eğer güzel sesiniz yoksa sahnede ne yaparsanız yapın gölgede kalırsınız.S'il ne fait pas beau, quelles que soient les autres conditions, je reste au lit.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."La rapidé con la que vayáis, depende de vosotros."
Onu benim için yaparsanız size borçlu olacağım.Se fate questo per me sarò in debito con voi.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız.""E se invece pareggiate?".
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Так что Вы делаете то, что Вы можете».
No Fail: Ne yaparsanız yapın başarısız olamazsınız.Exemplo 5: Embora dedique-se, não consegue obter êxito.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Zostanie wam zapłacone tylko za to, co czyniliście.
No Fail: Ne yaparsanız yapın başarısız olamazsınız.Kristýna Frejová: Když vás herectví neuživí, nemá cenu ho dělat.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."For meg blir det dessverre vanskelig å bedømme det dere gjorde».
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Allah akan memberikan balasan yang banyak kepadamu terhadap sedikit amal yang engkau lakukan.”
Ne yaparsanız yapın, eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.Setiap yang hidup akan mati, benih akan tumbuh dan kemudian akan mati.
Siz ne yaparsanız yapın!" diyerek yargılamadan kaçındığına inanılır.Tentulah hal yang telah dijanjikan kepada kalian pasti terlaksana, bahwasanya Penghakiman pasti terjadi.
Siz ne yaparsanız yapın!" diyerek yargılamadan kaçındığına inanılır.所以他勸戒説:“你們總要自己省察有信心沒有,也要自己試驗。
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."凡你們所做的都要憑愛心而做。
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."당신은 당신께서 행하시는 그대로의 당신이시며, 당신은 당신의 있는 그대로의 당신이십니다.
Ne yaparsanız yapın, sonuç aynı.Каквото и да направите, краят ще е същият.
-1 ve -2 gibi. Eğer bunu yaparsanız listenin sıfırıncı elemanı artık bunu ifade edecek.A keby ste to urobili, tak tento nultý prvok tu, 0. prvok teraz bude odkazovať na túto vec.
-1 ve -2 gibi. Eğer bunu yaparsanız listenin sıfırıncı elemanı artık bunu ifade edecek.En daarna heb je dan je -7, 0, 0, "this text", en dan de 10.
-1 ve -2 gibi. Eğer bunu yaparsanız listenin sıfırıncı elemanı artık bunu ifade edecek.Jos tehdään näin, tämä nollas elementti... onkin lista.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız신소재를 2차원 직물로 만들면
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Auf zwei Dimensionen, wenn man z.B. Stoff aus ihnen macht, sind sie 30x stärker als Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Em duas dimensões, se forem usados para criar um tecido, são 30 vezes mais resistentes do que o Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.En deux dimension, si on en fait un tissu, ils sont 30 fois plus résistants que le Kévlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.En dos dimensiones, si por ejemplo haces una tela de el, sería 30 veces más resistente que el Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Ha két dimenzióban szövetként kiterítjük, 30-szor erősebbek mint Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.În doua dimensiuni, dacă le aranjezi ca pe o țesătură, ele sunt de 30 ori mai rezistente decât Kevlar-ul.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.In twee dimensies, als je er zeg maar een stof van maakt dan is het 30 keer sterker dan Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.W dwóch wymiarach, jako tkanina są 30 razy silniejsze niż Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В две измерения, ако направите например тъкан от тях, те са 30 пъти по-здрави от кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В двух измерениях, если например из них сделать ткань, то она будет в 30 раз прочнее, чем кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Якщо створити з них матеріал двомірної\двошарової структури, вони в 30 разів міцніше ніж кевлар.