yaparsanız ile cümle

yaparsanız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Αν ψάξετε στο Google τις λέξεις μετάνιωμα και τατουάζ, θα βρείτε 11.5 εκατομμύρια αποτελέσματα.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Если вы наберете в Гугл сожаление и татуировка, вы получите 11,5 миллионов ответов.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Якщо ви загуглите "шкодувати" та "тату" ви одержите 11.5 мільйонів співпадіннь.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.אם תחפשו בגוגל "חרטה" ו-"קעקוע", תקבלו 11.5 מליון לינקים.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.إن قمتم بالبحث عن كلمة ( الوشم + الندم )، سوف تحصلون على 11.5 مليون نتيجة بحث
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Dosa tidak, tetapi jika Anda melakukannya, mengambil pelajaran untuk bertobat itu seperti Yunus. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "El pecado no, pero si lo haces, ten cuidado, que se arrepientan de ella como Jonás. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Grzech nie, ale jeśli nie, baczcie, aby pokutowali o tym, jak Jonasz ".
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "회개의 모델로 전에. 죄는 아니,하지만 당신은면, 회개주의 걸릴 의 그것 조나 좋아. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "O pecado não, mas se o fizer, tome cuidado para se arrepender dele como Jonas. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Păcatul nu, dar dacă nu, luaţi aminte să se pocăiască de ea ca Iona. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Peccato non, ma se lo fate, fate attenzione a pentirsi di esso come Giona ".
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Sin inte, men om du gör, ta sig i akt att ångra sig på det som Jona. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Sin không, nhưng nếu bạn làm, hãy chú ý đến ăn năn của nó giống như Giô-na. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Sin ne, ampak če boste to storili, pazite, da se pokesajo IT, kot so Jonah. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Sin nem, de ha igen, vigyázzatok a megtérésre rá úgy, mint Jónás. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Sin nicht, aber wenn Sie tun, hüte, Buße zu tun der es wie Jona. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Sin pas, mais si vous le faites, prenez garde de se repentir de lui comme Jonas. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Synd ikke, men hvis du gør det, tage sig i agt at omvende af det som Jonas. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Synti ei, mutta jos et, varokaa parannukseen sitä kuin Joonan. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Zatímco mluvil tato slova, vytí na ječící, šikmé bouří
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Αλλά αν το κάνετε, να προσέξουμε να μετανοήσει από το όπως Ιωνά. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Греха нет, но если вы делаете, вы смотрите за покаяться о нем, как Иона ".
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Грехът не, но ако го направите, внимавайте, за да се покаят от него като Йона. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "Гріха немає, але якщо ви робите, ви дивитеся за покаятися про нього, як Іона ".
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "לפני שאתה כמודל חרטה. לא חטא, אבל אם אתה עושה, לשים לב לחזור בתשובה זה כמו יונה. "
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "قبل كنموذج للتوبة. لا الخطيئة ، ولكن إذا قمت بذلك ، لابد وأن ينتبهوا إلى التوبة من مثل جونا ".
Günah değil; ancak bunu yaparsanız, tövbe dikkat çekmek o Yunus gibi. "ヨナのようなそれは。" 彼はこれらの言葉を話している間、嵐を斜めに、叫びofハウリング
Hangi yoldan yaparsanız yapın; 78.29'dan 20'yi çıkartıyorsunuz.Ať už tak nebo tak, 78,29 minus 20.
Hangi yoldan yaparsanız yapın; 78.29'dan 20'yi çıkartıyorsunuz.So oder so tun Sie es, 78.29 minus 20.
Hesaplamayı yaparsanız 24 değil 6 aroma sunulduğunda 6 kat daha fazla sayıda insan reçel satın alıyor.이제 계산을 해보면, 사람들은 24개의 잼과 마주하였을 때보다 6개의 잼을 보게 되었을 때
Hesaplamayı yaparsanız 24 değil 6 aroma sunulduğunda 6 kat daha fazla sayıda insan reçel satın alıyor.Przeliczcie to sobie. Gdy do wyboru były 6 a nie 24 smaki, dżem kupowano przynajmniej 6 razy chętniej.
Hesaplamayı yaparsanız 24 değil 6 aroma sunulduğunda 6 kat daha fazla sayıda insan reçel satın alıyor.עכשיו, אם תחשבו, הסבירות לקנות צנצנת ריבה היתה גבוהה פי ששה אם הם פגשו 6 טעמים
Hesaplamayı yaparsanız 24 değil 6 aroma sunulduğunda 6 kat daha fazla sayıda insan reçel satın alıyor.الان، اذا قمت بعمليات حسابية الناس يقومون بشراء المربى بستة اضعاف اذا قابلوا ستة انواع
Hesaplamayı yaparsanız 24 değil 6 aroma sunulduğunda 6 kat daha fazla sayıda insan reçel satın alıyor.人々は6種類見た時の方が24種類見た時より 少なくとも6倍ジャムを購入する 傾向が高いことになります
İddiasına varım Firefox'unuz bunu yaparsanız daha da hızlanır.I když nemáte problém, tímto můžete svůj Firefox zrychlit. Měli byste to také zkusit.
İddiasına varım Firefox'unuz bunu yaparsanız daha da hızlanır.Y aunque no tengas problemas... apuesto a que tu Firefox funcionará más rápido si haces esto.
İnternet hizmet sunucusuyla anlaşma yaparsanız, evinizde internet bağlantısına kavuşursunuz.Du får en Internetanslutning hem till dig genom att teckna ett avtal med en Internettjänsteleverantör.
İnternet hizmet sunucusuyla anlaşma yaparsanız, evinizde internet bağlantısına kavuşursunuz.Obtendrá una conexión a Internet en casa cuando realice un contrato con un proveedor de servicios de Internet.
İnternet hizmet sunucusuyla anlaşma yaparsanız, evinizde internet bağlantısına kavuşursunuz.Saat kotiisi internet-yhteyden, kun teet sopimuksen internet-palveluntarjoajan kanssa.
İnternet hizmet sunucusuyla anlaşma yaparsanız, evinizde internet bağlantısına kavuşursunuz.Когда вы заключите договор с поставщиком услуг Интернета, вам подключат дома Интернет.
İşinizde ne yaparsanız yapın faydalı olan beceriler.어떤 일을 하든 상관없이 쓸 수 있는 재능이죠.
İşinizde ne yaparsanız yapın faydalı olan beceriler.là những phần mà mọi người có thể dùng trong bất cứ công việc này mà người ta đang làm.
İşinizde ne yaparsanız yapın faydalı olan beceriler.הם דברים שאנשים יכולים להשתמש בהם לא משנה במה יעבדו.
İşinizde ne yaparsanız yapın faydalı olan beceriler.علي الأشياء التي يمكن للناس استخدامها في أي عمل يحترفونه في حياتهم.
İşinizde ne yaparsanız yapın faydalı olan beceriler.これは仕事に限ったもの でもありません
İşinizde ne yaparsanız yapın faydalı olan beceriler.喺任何職業都可以用到
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Doe gewoon je werk en het meisje komt achter jou aan.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Đơn giản hãy làm việc của bạn, cô ấy sẽ quay ngược lại theo đuổi bạn.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Fai il tuo lavoro in maniera semplice, e quella ragazza verrà a cercarti.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Fais simplement ton travail, et la fille te poursuivra.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Haces bien tu trabajo, y ella te perseguirá a ti.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Îți faci treaba simplu și fata te vânează ea.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.당신의 일에만 충실한다면, 오히려 여자가 당신을 따라다닐 것입니다.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Lakukan dengan normal, wanita itu akan mengejar Anda.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Mach einfach deinen Job und das Mädchen wird dir hinterherrennen.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Pokud to budete dělat jednoduše, holka bude uhánět vás.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Rób swoje, a to ona będzie się za tobą uganiać.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Κάνε τη δουλειά σου απλά και το κορίτσι θα σε κυνηγήσει.
İşinizi basit bir şekilde yaparsanız, kız sizi kovalar.Делай, что делаешь, и девушка будет бегать за тобой.

İlgili Sayfalar