Eğer hepimiz bunu yaparsak, "seslerin varolduğu" bir dünyada yaşıyor olacağız.Si todos lo hacemos, llegaremos a un estado que quiero pensar será de vida armoniosa en el mundo.
Eğer hepimiz bunu yaparsak, "seslerin varolduğu" bir dünyada yaşıyor olacağız.Εάν το κάνουμε όλοι, θα φτάσουμε σε μία κατάσταση που θα ζούμε σε ένα κόσμο με ανθρώπινους ήχους.
Eğer hepimiz bunu yaparsak, "seslerin varolduğu" bir dünyada yaşıyor olacağız.Если все мы будем так поступать, то достигнем состояния, созвучного здоровой жизни в этом мире.
Eğer hepimiz bunu yaparsak, "seslerin varolduğu" bir dünyada yaşıyor olacağız.Якщо ми всі це робитимемо, ми перейдемо в такий стан, який мені подобається називати звуковим життям у світі.
Eğer hepimiz bunu yaparsak, "seslerin varolduğu" bir dünyada yaşıyor olacağız.אם כולנו נעשה זאת, נגיע למצב שאני חושב עליו כעל חיים בצליל הנכון.
Eğer hepimiz bunu yaparsak, "seslerin varolduğu" bir dünyada yaşıyor olacağız.وإذا قمنا بذلك جميعاً فسوف نصل الى حالة أُحب أن أصفها ب " العيش الصوتي في العالم "
Eğer hepimiz bunu yaparsak, "seslerin varolduğu" bir dünyada yaşıyor olacağız.私がめざす安らかな音の世界を実現できると思います もう少しだけ、鳥の鳴き声を皆さんにお聞かせしましょう(鳥のさえずり)
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.그리고 만약 저희가 일을 제대로 하고, 약간의 운만 따라준다면 대단한 작품이 엄청난 사업이 될 수 있죠
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.Si hacemos bien nuestro trabajo y con un poco de suerte, el magnífico arte puede ser un magnífico negocio.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.Если мы правильно выполняем работу и становимся успешнее, великое искусство может быть великим бизнесом.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.ושאם נעשה את עבודתינו כהלכה ונהיה ברי מזל, אומנות גדולה יכולה להיות עסק טוב.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.وأنه إن أدينا وظائفنا كما يجب ومع قليل من الحظ، يمكن أن يكون الفن تجارة مربحة.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.素晴らしい芸術が素晴らしいビジネスになり得るのです これが私の物語です 続きがあります
Eğer iş yaparsam enerji kullanmam gerekir.Pouze si říkáme - když konám práci, ztrácím energii.
Eğer iş yaparsam enerji kullanmam gerekir.רק חושבים: אם עושים עבודה, מאבדים אנרגיה.
Eğer ki bunu bu tarafta yaparsam,aynı şekilde diğer tarafta da yapmalıyım. .Ak to urobím na tejto strane, musím to urobiť tiež na tejto strane.
Eğer ki bunu bu tarafta yaparsam,aynı şekilde diğer tarafta da yapmalıyım. .Hvis vi gør det på den ene side, skal vi også gøre det på den anden side.
Eğer ki bunu bu tarafta yaparsam,aynı şekilde diğer tarafta da yapmalıyım. .한 쪽 변에 한 것은 반대쪽 변에도 해 주어야겠지요.
Eğer ki bunu bu tarafta yaparsam,aynı şekilde diğer tarafta da yapmalıyım. .Pokud to udělám na této straně, musím to udělat také na této straně.
Eğer ki bunu bu tarafta yaparsam,aynı şekilde diğer tarafta da yapmalıyım. .Se eu fizer esse lado, eu tenho que fazer deste lado, demasiado.
Eğer ki bunu bu tarafta yaparsam,aynı şekilde diğer tarafta da yapmalıyım. .Si lo hago de ese lado, tengo que hacerlo de este lado, demasiado.
Eğer ki bunu bu tarafta yaparsam,aynı şekilde diğer tarafta da yapmalıyım. .Αν το κάνω από την άλλη πλευρά, πρέπει να το κάνουμε από αυτή την πλευρά, πολύ.
Eğer ki bunu bu tarafta yaparsam,aynı şekilde diğer tarafta da yapmalıyım. .Акого направя, трябва да го сторя и от тази страна.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Als je cosmetische chirurgie doet, zijn de patiënten vaak minder gelukkig.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Dacă faci operații estetice, pacienții sunt adesea mai puțin fericiți.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.En las cirugías estéticas los pacientes a menudo son menos felices.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.För om man gör kosmetisk kirurgi så är ju patienterna ofta inte lyckliga.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.미용 성형을 한다면, 환자들은 흔히 덜 행복합니다.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Nach Schönheitsoperationen sind die Patienten oft unglücklicher.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Na cirurgia estética, os pacientes são frequentemente menos felizes.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Nếu chúng ta tiến hành phẫu thuật thẩm mỹ, bệnh nhân thường không vui.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Pokud uděláte kosmetickou operaci, pacienti jsou často nespokojení.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Se operate nell'ambiente della chirurgia estetica, troverete che i pazienti sono spesso meno felici.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Si vous faites de la chirurgie plastique, les patients sont souvent moins heureux.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.W chirurgii kosmetycznej pacjenci są zwykle mniej szczęśliwi.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Ако правите козметична операция, пациентите често са по-нещастни.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.Але після косметичної операції пацієнти зазвичай не такі щасливі.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.При косметической пластике, зачастую пациенты не остаются такими довольными.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.אם אתה עושה ניתוח קוסמטי, פעמים רבות המטופלים פחות מרוצים.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.إذا اجريت عملية تجميلية ، المرضى غالبا أقل سعادة.
Eğer kozmetik cerrahi yaparsanız, hastalar genelde daha az memnun olurlar.何か違うものに変りたいと 思っているからです
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Ak spravím niečo, čo vás spraví šťastnými, môžem zdieľať vašu radosť.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Als ik iets doe dat jou blij maakt, krijg ik een deel van jouw plezier.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim. Buna göre, bunları yapmaya meyilliyim.Jeśli cię uszczęśliwię, uszczęśliwiam również siebie, więc próbuję robić to częściej.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Dacă fac ceva ce te face fericit, îți împărțășesc bucuria.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Ha olyasvalamit teszek, amitől te boldog leszel, osztozhatok az örömödben.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Hvis jeg gør noget der gør dig glad, deler jeg din glæde.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Jestli udělám něco, z čeho máš radost, budu moct tu radost sdílet.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Jika saya membuat Anda gembira, saya juga ikut gembira.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Jos teen jotain, joka saa henkilön iloiseksi, saan jakaa ilon.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.만일 제가 여러분을 행복하게 한다면, 저는 그 기쁨을 여러분과 공유합니다
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Nếu tôi làm điều gì đó khiến bạn vui, tôi cũng cùng chia sẻ niềm vui đó với bạn.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Se eu fizer algo que te faz feliz, tenho a oportunidade de partilhar a tua alegria.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Se faccio qualcosa che vi rende felici, riesco a condividere la gioia.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Si hago algo que te hace feliz, comparto tu alegría.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Si je fais quelque chose qui vous rend heureux, je partage votre joie.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Wenn ich etwas tue, das dich glücklich macht, teile ich deine Freude.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Αν κάνω κάτι που σ' ευχαριστεί, μοιράζομαι τη χαρά σου.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Ако правя нещо, от което си щастлив, аз споделям твоята радост.
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim.Если я сделал что-то, что делает вас счастливыми, я могу разделить вашу радость.