Ana içeriğe geç
Sözlük

yaparsa ile cümle

yaparsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.Im Gegenteil, je mehr Fehler du machst, je mehr wirst du von ihnen lernen.
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.Infatti, più errori fate più imparerete da essi.
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.사실, 실수를 많이 할수록 더 많은 것을 배울 수 있습니다.
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.Pada kenyataannya semakin banyak kamu melakukan kesalahan semakin banyak kamu akan belajar dari hal tersebut.
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.Plus vous ferez d'erreurs, et plus vous apprendrez grâce à celles-ci.
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.Tak naprawdę im więcej ich popełnisz, tym więcej się dzięki nim nauczysz.
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.Όσο περισσότερα λάθη κάνετε, τόσο περισσότερα πράγματα θα μάθετε.
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.Насправді чим більше помилок ви зробите, тим більше ви на них навчитеся.
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.Фактически, чем больше у вас ошибок, тем большему вы на них научитесь.
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.فى الواقع كلما زادت أخطاءك زاد تعلمك من هذه الأخطاء
Doğrusu, ne kadar çok hata yaparsanız, bu hatalardan bu kadar çok öğrenirsiniz.それだけ多くを学ぶのですから 自転車の乗り方を覚えるのと一緒です
Doğru yaparsak, milyonların hayatında farklılık yapabiliriz.이 일이 제대로 된다면 얼마나 많은 삶을 개선할 수 있을지 알아가고 있으니까요.
Doğru yaparsak, milyonların hayatında farklılık yapabiliriz.ועשוי באמת להיות משמעותי למליוני נפשות, אם נעשה זאת היטב.
Doğru yaparsak, milyonların hayatında farklılık yapabiliriz.ويمكن أن تحدث فرقاً بالنسبة لملايين الأرواح, لو عملناها بشكل صحيح.
Doğru yaparsak, milyonların hayatında farklılık yapabiliriz.ここでは、2つの問題について、大まかにお話しする時間しかありませんでしたが
Doğru yaparsa ödüllendir.Ak odpovie správne, odmeňte ho.
Doğru yaparsa ödüllendir.Dacă îl pricepe, recompensează-l.
Doğru yaparsa ödüllendir.Ha megtanulja, megjutalmazod.
Doğru yaparsa ödüllendir.Heeft hij het juist, beloon hem dan.
Doğru yaparsa ödüllendir.Jeśli zrozumie, daj mu nagrodę.
Doğru yaparsa ödüllendir."Jos hän oppii, palkitse hänet."
Doğru yaparsa ödüllendir.Když odpoví správně, odměníš ho.
Doğru yaparsa ödüllendir.맞추면 포상을 주고
Doğru yaparsa ödüllendir.Lærer han det, beløn ham.
Doğru yaparsa ödüllendir.Lernt er es richtig, belohnen Sie ihn.
Doğru yaparsa ödüllendir.Lo hace bien, le recompensas.
Doğru yaparsa ödüllendir.Risponde bene, lo premiate.
Doğru yaparsa ödüllendir."Se ele acertar, recompense-o.
Doğru yaparsa ödüllendir.S'il répond juste, récompensez-le.
Doğru yaparsa ödüllendir.Εάν τα μαθαίνει σωστά επιβραβεύστε τον.
Doğru yaparsa ödüllendir.Виконує добре - хваліть.
Doğru yaparsa ödüllendir.Научава го правилно, награждаваш го.
Doğru yaparsa ödüllendir.Отвечает правильно, награждаешь его.
Doğru yaparsa ödüllendir."אם הצליח, תגמל אותו,
Doğru yaparsa ödüllendir.إن أصاب، كافئه.
Doğru yaparsa ödüllendir.間違えれば 感電箱のボタンを押す
Dördüncü öğeyi "this text" yaparsanız programda 'print a' derseniz a şöyle olacaktır:4番目の要素が"this text"に設定されると、
Dördüncü öğeyi "this text" yaparsanız programda 'print a' derseniz a şöyle olacaktır:이렇게 하면,
Dördüncü öğeyi "this text" yaparsanız programda 'print a' derseniz a şöyle olacaktır:Você faz isso referindo-se ao índice do elemento dentro da lista
Dördüncü öğeyi "this text" yaparsanız programda 'print a' derseniz a şöyle olacaktır:ואם עשיתם את זה
Dördüncü öğeyi "this text" yaparsanız programda 'print a' derseniz a şöyle olacaktır:و بالتالي إذا قمت بذلك..
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Gondoltam, ha kicsit tiszteletlen lesz, nem találják annyira komolynak.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Ho pensato che facendo l'irriverente, non lo avreste considerato seriamente.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Ich dachte, wenn ich mich etwas respektlos gebe, sehen Sie es als nicht so ernst an.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Ik dacht dat als ik een beetje oneerbiedig was, je het niet te ernstig zou nemen.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Imaginé que si era un tanto irreverente, no lo encontrarían serio.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Je me suis dit que si j'en parlais avec un peu d'impertinence, vous ne le trouveriez pas si grave.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.여러분과 상관이 없는 것처럼 보이면 진지하게 받아들이지 않겠죠
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.M-am gândit că dacă sunt un pic ireverențios, nu ați lua-o-n serios.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Om jag var lite satirisk skulle ni inte ta det seriöst.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Pomyślałem, że jeśli zrobię to zabawnie i lekceważąco, nie poczujecie się zagrożeni.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Tôi nhận ra rằng nếu tôi có chút bất kính, bạn cũng chẳng lấy gì làm nghiêm trọng
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Usoudil jsem, že když budu trochu neuctivý, nebudete to brát vážně.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Σκέφτηκα αν ήμουν λίγο ασεβής, δεν θα το θεωρούσατε σοβαρό.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Мислех, че ако съм малко необичаен, няма да го вземете на сериозно.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.Я подумал, что если я буду слегка непочтителен, вы не примете это всерьёз.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.לא תרגישו מאויימים. ואם אהיה קצת חצוף, לא תתייחסו לכך ברצינות.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.لأنني فكّرت لو أنني جعلته مبتذلاً ، فلن تأخذوه على محمل الجد.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.でも あの地図にあった通り このミシガン州では ー
Düz gidin ve hiçbir foolery deneyin. Bunu yaparsanız, sizin için kötü olacak. "곧바로 가서 더 어리석은 짓을 시도하지 않습니다. 당신이있다면 그것은 당신을 위해 더 것입니다. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod