yaparsın ile cümle
yaparsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Általában ezért fizetni kell az embereknek.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Běžně za to lidem musíte platit.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Bình thường bạn phải trả công cho người ta để làm điều này.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.În mod normal, trebuie să-i plătești pe oameni să facă asta.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.번역을 하려면 보통 돈을 지불해야 하죠.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Normaal gesproken moet je mensen betalen om dit te doen.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Normalement, on doit payer les gens pour ça.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Normalerweise muss man Menschen dafür bezahlen.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Normalmente, é preciso pagar para isso.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Normalmente, si pagano persone per farlo.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Normalnie trzeba ludziom za to płacić.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Normalt bliver man nødt til at betale folk for at gøre det.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Običajno tako delo zahteva plačilo.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Por lo general este trabajo se paga.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Väčšinou za niečo také musíte ľudom zaplatiť.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Κανονικά, πρέπει να τους πληρώσεις για τέτοια δουλειά.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Зазвичай ви повинні заплатити людям за це.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Нормално, трябва да се плати на хората да направят това.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.Обычно за это платят.
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.לעזור לתרגם את רשת האינטרנט בחינם בד"כ צריך לתגמל עבור דבר כזה
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.في العادة تدفع للناس للقيام بهذا
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.どうすればタダでやりたくなるのか?
Normalde, bunun için insanlara ödeme yaparsınız.通常來講,你必須使錢僱人來做哩嘀。
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.Imitam-se os sinais e, se o fizerem bem, o dispositivo que estamos a atacar nem sabe que está a ser imitado.
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.신호를 따라하는 거죠. 그리고 여러분들이 공격하는 장치는 자기의 신호가 속고 있다는 것도 모릅니다.
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.Las imita, y si lo hace bien, el aparato ni se entera de que es una falsificación.
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.Le imitaţi şi dacă faceţi asta corect, dispozitivul pe care îl atacaţi nici nu ştie că e spoofed (falsificat).
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.Man imitiert sie. Wenn man das richtig macht, merken die Empfänger nichts von der Täuschung.
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.Naśladujemy sygnały i jeśli robi się to dobrze, zaatakowane urządzenie nie ma pojęcia o oszustwie.
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.Utánozzuk őket, és ha ügyesen csináljuk, akkor a megtámadott berendezés észre sem veszi, hogy átejtették.
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.Имитирате ги и ако го направите правилно, уредът който атакувате, не знае, че е излъган.
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.הוא מחקה אותם, ואם עושים זאת נכון, ההתקן המותקף אפילו לא יודע שמטעים אותו.
Onların taklidini yaparsın ve doğru yaparsan, saldırdığın cihaz aldatıldığını anlamaz bile.攻撃された装置は偽者だと気づくことさえありません 仕組みを ご覧にいれましょう
O şey gelene kadar, ilk çekimi yapmayacaksınız. Ne yaparsınız?Enquanto não vier, não vão realizar a primeira filmagem.
O şey gelene kadar, ilk çekimi yapmayacaksınız. Ne yaparsınız?Khi nó chưa đánh trúng thì bạn sẽ không thể quay được cảnh đầu tiên
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.D'altro canto, se offri la tangente, e l'officiale è disonesto, hai l'enorme ricompensa di scamparla.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.반면에, 만약 당신이 뇌물을 제공했고 또한 경찰관이 부정하다면 당신은 혐의에서 벗어나는 큰 성과를 거두죠.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.Por otro lado, si intentas sobornarlo y el policía es deshonesto, consigues la gran recompensa de irte libre.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.Z drugiej strony, ryzykując i trafiając na łapówkarza, mnóstwo zyskujemy.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.С другой стороны, если вы предложите взятку, и полицейский окажется нечестным, то наградой вам будет свобода.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.מצד שני, אם תציעו את השוחד, אם השוטר הוא מושחת, תשיגו רווח עצום ותצאו לחופשי.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.ومن الناحية الأخرى، إذا عرضت الرشوة، فاذا كان رجل الشرطة غير نزيه، فستدفع مكافأة ضخمة لتذهب حراً.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.警官が不正だったら 通過できるという大きな利得を手に入れる 警官が公正だったら 賄賂で逮捕されるという
Öyleyse ne yaparsınız?그래서 어떻게 하시겠나요? 여러분은 100만의 사람들을 봅니다.
Öyleyse ne yaparsınız?Co więc robimy?
Öyleyse ne yaparsınız?Dus wat doe je?
Öyleyse ne yaparsınız?Jadi apa yang Anda lakukan?
Öyleyse ne yaparsınız?Takže, co uděláte?
Öyleyse ne yaparsınız?И какво може да се направи?
Öyleyse ne yaparsınız?אז מה אתם עושים? ובכן, אתם מסתכלים על מליון אנשים
Öyleyse ne yaparsınız?إذاً ما الذي تفعلونه؟ انظروا إلى مليون فرد --
Öyleyse ne yaparsınız?一億人ですね 一億の箱開けプレイヤーを観察し
O zaman nasıl yaparsınız bunu ?Come si fa?
O zaman nasıl yaparsınız bunu ?¿Cómo puedes hacerlo?
O zaman nasıl yaparsınız bunu ?De hát hogyan tegyük ezt?
O zaman nasıl yaparsınız bunu ?Donc, comment fait-on ?
O zaman nasıl yaparsınız bunu ?Hoe doe je dat?
O zaman nasıl yaparsınız bunu ?Jadi bagaimana anda melakukannya?
O zaman nasıl yaparsınız bunu ?Jak to robić?
O zaman nasıl yaparsınız bunu ?그렇다면 어떻게 해야 할까요?