yaparsın ile cümle
yaparsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?Man macht eine PowerPoint-Präsentation.
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?Megnyitok egy PowerPointot, tudják.
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?Mostrando un PowerPoint, ¿saben?
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?Použijete PowerPoint, že ano?
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?Prezentacja PowerPoint.
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?Spravíte PowerPointovú prezentáciu, nemám pravdu?
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?С PowerPoint презентацния, разбира се.
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?Треба зробити презентацію в PowerPoint, знаєте?
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?אתה עושה מצגת, אתם יודעים?
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?تصنع عرض باور بوينت,تعلمون؟
Bir powerpoint yaparsınız, biliyorsunuz?(笑)
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.In onze onderwijssystemen doe je dat alles achteraf, als je geluk hebt: sport, drama, muziek.
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.우리의 교육시스템은 그런 활동은 후순위로 밀려납니다. 그나마 운이좋다면요. 운동, 연극, 음악활동..
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.Sistem pendidikan kita, Anda melakukan segala sesuatu sesudahnya, jika Anda beruntung olahraga, drama, musik.
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.Unsere Bildungssysteme da macht man all das Zeugs danach, wenn man Glück hat, Sport, Theater, Musik.
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.V našom vzdelávacom systéme robíte všetky tieto aktivity až nakoniec, ak máte šťastie, šport, drámu, hudbu.
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.Στα εκπαιδευτικά συστήματά μας, τα κάνουμε όλα αυτά στο τέλος, αν είμαστε τυχεροί, αθλητισμό, θέατρο, μουσική.
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.В наших системах образования вы делаете это потом, если удастся.
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.במערכות החינוך שלנו, תגיעו לכל זה אח"כ, אם יש לכם מזל, ספורט, דרמה, מוזיקה.
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.ان انظمتنا التعليمية تقوم بكل ذلك لاحقا .. ان كنت محظوظا فالرياضة والتمثيل والموسيقى
Bizim eğitim sistemimizde eğer şanslıysanız bunların hepsini sonradan yaparsınız: spor, tiyatro, müzik.スポーツ 劇 音楽などは 運が良ければ後で経験できますが 彼らはそれを通じて教育するのです
Biz körlüğü inceliyoruz. Şimdi neden böyle birşey yaparsın?3億4000万人が視覚障害を持ち そのうち4500万人が盲目です
Biz körlüğü inceliyoruz. Şimdi neden böyle birşey yaparsın?Jedna z nich to ślepota.
Biz körlüğü inceliyoruz. Şimdi neden böyle birşey yaparsın?우리는 눈이 머는 것에 대해 조사하고 있었지요. 우리가 왜 이것을 조사하고 있었을까요?
Biz körlüğü inceliyoruz. Şimdi neden böyle birşey yaparsın?Wir untersuchen Blindheit.
Biz körlüğü inceliyoruz. Şimdi neden böyle birşey yaparsın?Μελετάμε τη τύφλωση.Θα αναρωτιέστε γιατί;
Biz körlüğü inceliyoruz. Şimdi neden böyle birşey yaparsın?אנחנו מסתכלים על עיוורון. עכשיו למה לעשות זאת?
Biz körlüğü inceliyoruz. Şimdi neden böyle birşey yaparsın?الأول هو العمى. لماذا نفعل ذلك؟
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?- Det er forståeligt.
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?- É compreensível.
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?- Es ist verständlich.
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?- Ez érthető.
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?- Không thể hiểu được.
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?Mais c'est la vérité !
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?- To je pochopitelné.
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?- To je pochopiteľné.
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?- To jest zrozumiałe.
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?Бо Ън, как можа да ми го причиниш?
- Boeun. - Ne? Bunu bana nasıl yaparsın?Дядо, ние сме тук!
Böyle de yaparsınız.A tak se do toho dáte.
Böyle de yaparsınız.Det gør vi!
Böyle de yaparsınız. En azından grafiğini çizin de nedenini anlayın." -그래서 당신은 그렇게 합니다. 여기서 사과와 바나나의 가격을 알고 싶죠
Böyle de yaparsınız. En azından grafiğini çizin de nedenini anlayın." -وعندها يبدأ دورك. الذي نريد معرفته هو تكلفة التفاح و تكلفة الموز
Böyle tehlikeli bir şeyi nasıl yaparsın?!Come puoi fare una cosa così pericolosa?
Böyle tehlikeli bir şeyi nasıl yaparsın?!Como podes fazer algo tão perigoso?!
Böyle tehlikeli bir şeyi nasıl yaparsın?!¿Cómo puedes hacer algo tan peligroso?
Böyle tehlikeli bir şeyi nasıl yaparsın?!-Det är för farligt!
Böyle tehlikeli bir şeyi nasıl yaparsın?!- Det er for farligt!
Böyle tehlikeli bir şeyi nasıl yaparsın?!Jak możesz tak ryzykować?
Böyle tehlikeli bir şeyi nasıl yaparsın?!-Se on liian vaarallista.
Böyle tehlikeli bir şeyi nasıl yaparsın?!Πώς μπορείς να είσαι τόσο ριψοκίνδυνη;
Böyle tehlikeli bir şeyi nasıl yaparsın?!Как ты можешь решиться на такой риск?!
Bu akım türü alt üst olduğu zaman ne yaparsınız?Apa yang perlu dilakukan jika ada gangguan ini?
Bu akım türü alt üst olduğu zaman ne yaparsınız?Bạn làm gì khi đối mặt với một dòng chảy bị chặn đứng này?
Bu akım türü alt üst olduğu zaman ne yaparsınız?Ce faci când ai de-a face cu un astfel de flux perturbat?
Bu akım türü alt üst olduğu zaman ne yaparsınız?Co możemy z tym zrobić?
Bu akım türü alt üst olduğu zaman ne yaparsınız?Cosa si fa quando ci si trova davanti a questo tipo di interruzione del flusso?
Bu akım türü alt üst olduğu zaman ne yaparsınız?이러한 종류의 막히는 흐름을 겪을 때 무엇을 하시겠습니까?
Bu akım türü alt üst olduğu zaman ne yaparsınız?Que faire quand vous avez ce genre de flux interrompu?
Bu akım türü alt üst olduğu zaman ne yaparsınız?¿Qué hacer cuando se tiene este tipo de flujo trastornado?