yapardım ile cümle
yapardım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama şu an hissettiğim yapabilme yeteneğine bakılırsa, kesinlikle yine yapardım.But given what I now feel capable of doing, I would certainly do it again.
İnsanlara kendi sevgimi göstermek için onlar için bir şeyler yapardım.I would make things for people as a way of, you know, giving, showing them my love.
Her günün sonunda, hepimizin paylaştığı koca bir kase çorba yapardım.At the end of each day, I made a huge pot of soup which we all shared.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.But if I could give it and still see them safely through, I would.
"Piyangoyu kazansaydım ne yapardım biliyorsun" demeye ve yapacaklarını hayal etmeye başladı."You know what I would do if I won the lottery ... ?" and fantasizing about what they'd do.
"Evet, yani, ben bir biyoloji laboratuvarında ne yapardım?""Well, you know, what would I do in a biolab?"
Ben küçükken bu dansı yapardım. Hatta çocukken çekilmiş bir videom bile var. [müzik]I've even got some home video of me doing this as a kid [music]
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Well, I would do this, I would do this, but, but -- well, after all, I'm not weird.
Giydiği ceketi, cüzdanı ve saati yapardım. Niye mi?I'd say give me the bag Song Mo Yang carried, the coat she wore, the watch... why?
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Then I would go up and deliver them to these 70-year-old women playing bridge.
Önemli değil eğer o emailleri görseydim, muhtemelen ben de sana aynısını yapardım.It's okay If I had seen those emails, I probably would have done the same thing, too.
Ben 1000 tane serbest atış atabilirdim ve 800 yapardım.I might have taken a thousand free throws and I made 800.
Yeniden başlamak elimde olsaydı yine aynı şeyleri yapardım.If I'd made it all, I guess I'd have done things the same way.
Ve karşılığında hiç bir şey almasam bile yapardım.And I would do it for nothing.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.And I normally rig it with the web of a money spider. But I had to rig it with strands of glue.
O küçük şeytanla içer ve parti yapardım.I would drink and party with that imp.
Ben sensiz ne yapardım, Bayan Schrader?What would I do without you, Mrs. Schrader?
Adamım, bende ondan bi tane olsa, hemen yapardım.Man, if I had one, too fuckin' right.
O model uçakları yaparken her şeyi yapardım.When I was doing those model airplanes, I did everything.
Esasında mühendisliğini yapardım.I basically engineered it.
Görülmeyeni bileydim, daha çok iyilik yapardım ve bana kötülük de gelmezdi.Had I knowledge of the Unseen I would have acquired much good, and evil would not have touched me.
Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı.Had I knowledge of the Unseen I would have acquired much good, and evil would not have touched me.
Dini lider, "Ne yapması gerektiğini söyleyemem fakat ben ne yapardım, onu söyleyebilirim."I can't say what he should do, but I can say what I would do.
Açık konuşmak gerekirse, ben de olsam aynısını yapardım!Offen gesagt, wäre ich es, dann würde ich das Gleiche tun!
O durumda ne yapardım bilmiyorum.Ich weiß nicht, was ich in dieser Situation täte.
Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?Was täten wir ohne Buchstaben und Zahlen?
Genç olsaydım bu işi ben yapardım.Als junge Frau war ich dieselbe.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Sie galt vorerst für ein Jahr.
Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım.Ich bin Künstler, ich kann alles malen.
Yapabilseydim yapardım.Je le ferais si je pouvais.
Bunu gözüm kapalı yapardım.Je pourrais faire ça les yeux fermés.
Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?Que serait-il sans l’ordre privilégié ?
Genç olsaydım bu işi ben yapardım.Et moi j'étais le petit jeune.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Il y aurait demeuré au moins un an.
Ama inanın böyle bir şey olsa dahi kendi tarzımda bir şeyler yapardım.Pauvre homme ! je crois que j'aurais fait la même chose à votre place.
Patrick her zaman bir müzik tutkusuyla büyüdü ve bunu "Her zaman müzik yapardım.Il a grandi avec une passion pour la musique, indiquant plus tard, « je jouais toujours de la musique...
Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım.En tant que réalisateur, j'en avais besoin pour un tournage.
Eğer yapabilseydim, yapardım.Si hubiera podido, lo habría hecho.
Eğer Tom orada olmasaydı onu kendi başıma yapardım.Si Tom no hubiera estado, lo habría hecho yo solo.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Había enviudado un año antes.
Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım.Prima di dedicarsi alla scrittura è stato pittore.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Un anno prima, non sarebbe potuto accadere.
Ama inanın böyle bir şey olsa dahi kendi tarzımda bir şeyler yapardım.Perché anche se fossi all'inferno sarebbe questa la mia maniera d'essere.
Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?«Что было когда не было звёзд»?
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Надо было год назад мне это делать!
Genç olsaydım bu işi ben yapardım.И таким подростком когда-то была я.
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.И нарисовал на бочке голову и ножки.
İlk video klibi "Ne Yapardım?" sanatçının en büyük hitlerinden biri hâline geldi.«Как я съел собаку» — первый спектакль Гришковца.
Genç olsaydım bu işi ben yapardım.لو كان لي، وقال انه فعل ما فعلته.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Parece provável que este tenha sido o caso, pelo menos um ano antes.
Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?Mas de que modo, se escrever não sabia?
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Hij zou zich daar minstens een jaar hebben opgehouden.
Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım.Als schilder had hij daar alle belang bij.
Param olsaydı, bir dünya turu yapardım.Als ik geld had, zou ik een wereldreis maken.
Ben yapardım.Dat zou ik doen.
Ben olsam yapardım.Dat zou ik doen.
Çocukken bunu sık sık yapardım.Ik deed dit vaak toen ik kind was.
Eğer yapabilseydim, yapardım.Als ik dat kon, dan zou ik het doen.
Aynısını senin için de yapardım.Ik zou hetzelfde voor jou doen.
Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?Jak by się zachowało, czego byś nie wezwał?