yapardı ile cümle

yapardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Sentávamo-nos em filas de secretárias como esta, e fazíamos a maior parte do nosso trabalho de forma autónoma.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Stăteam în rânduri de birouri în felul acesta, şi ne făceam majoritatea temelor destul de autonom.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Unsere Schreibtische waren in Reihen angeordnet, und wir machten unsere Arbeit meist recht selbstständig.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Vi sad i rækker af skriveborde, sådan her, og vi lavede det meste af vores arbejde ret selvstændigt.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Vi satt i rader av bänkar som denna, och vi gjorde det mesta av vår arbete självständigt.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.V radoch lavíc takto, a väčšinu práce sme robili samostatne.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.We zaten in rijen banken zoals deze, en we werkten meestal tamelijk autonoom.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Καθόμασταν σε σειρές θρανίων έτσι, και κάναμε την περισσότερη δουλειά αρκετά αυτόνομα.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Парти стояли рядами, відповідно, ми виконували завдання до певної міри самостійно.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Парты стояли рядами, вот так, и мы делали большинство заданий самостоятельно.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Седяхме в редици на чинове като този и вършехме повечето от работата си самостоятелно.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.ישבנו בשורות של שולחנות, ככה, ועשינו את רוב עבודתנו באופן די עצמאי.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.كنا نجلس في صفوف كهذه، وكنا نقوم بمعظم الوظائف بصورة شخصية.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.個人個人で 自律的にやっていました でも近頃の教室では
Sonra da sabah kalkar, yine aynı şeyleri yapardık.그리고이 아침에 일어나서.
Sonra da sabah kalkar, yine aynı şeyleri yapardık. Suyu pompalar, eve getirirdik.Und morgens standen wir auf, holten das Wasser vom Brunnen und brachten es ins Haus.
Sonra da sabah kalkar, yine aynı şeyleri yapardık.ونصحو في الصباح وكل ذلك.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.브릿지를 하고 있는 70대 여성분들에게 배달해주었습니다.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Apoi mergeam să le livrez unor femei de 70 de ani care jucau bridge.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Depois levava-os a umas senhoras de 70 anos que jogavam bridge.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Die ik dan afleverde bij 70-jarige vrouwen die bridge speelden.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Die lieferte ich an 70-jährige Frauen, die Bridge spielten.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Ensuite, j'allais les livrer à ces femmes de soixante-dix ans qui jouaient au bridge.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.E poi andavo a consegnarle alle signore di 70 anni che giocavano a bridge.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Luego me acercaría y las entregaría a estas mujeres de 70 años que jugaban al bridge.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Potem nosiłem je 70-latkom grającym w brydża.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Sau đó giao hàng cho những bà cụ ngoài 70 chơi bài brit.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Μετά τα παρέδιδα σε κάτι εβδομηντάχρονες γυναίκες που έπαιζαν μπριτζ.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Затем я продавал её 70-летним женщинам, играющим в бридж.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.После ходех и ги доставях на 70-годишни жени, играещи бридж.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.Тоді я підіймався й доправляв її до тих 70-річних жіночок, що грали в брідж.
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.ואז הייתי הולך ומחלק אותם לנשים האלה בנות ה-70 שמשחקות ברידג'
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.وكنت اعود الى ملعب الغولف لكي ابيعها الى اللاعبين كبار السن - واحدة منهم كان عمرها 70 عاما -
Sonra gidip briç oynayan 70 yaşındaki kadınlara teslimat yapardım.その後毎週注文をもらうようになり
Sonra o sandalyeleri yapardın.Ebből lett a szék.
Sonra o sandalyeleri yapardın.En je kon van die stoelen maken.
Sonra o sandalyeleri yapardın.Et on faisait ces chaises.
Sonra o sandalyeleri yapardın.Eu cosia estas almofadinhas.
Sonra o sandalyeleri yapardın.I robiło się takie krzesła,
Sonra o sandalyeleri yapardın.당신은 이러한 의자를 만듭니다.
Sonra o sandalyeleri yapardın. O küçük yastıkları dikerdik.Φτιάχναμε επίσης αυτές τις καρεκλίτσες, που είχαν μαξιλαράκια τα οποία είχα ράψει.
Sonra o sandalyeleri yapardın. O küçük yastıkları dikerdik.И делали из них стулья, к которым пришивали маленькие подушечки.
Sonra o sandalyeleri yapardın.Şi făceam aceste plăcuţe.
Sonra o sandalyeleri yapardın.Si facevano queste sedie.
Sonra o sandalyeleri yapardın.Und man würde diese Stühle machen.
Sonra o sandalyeleri yapardın.Và bạn sẽ làm những chiếc ghế này.
Sonra o sandalyeleri yapardın.Y uno tenía estas sillas.
Sonra o sandalyeleri yapardın.И се правеха едни столове.
Sonra o sandalyeleri yapardın.Й ви робите ті малі стільчики.
Sonra o sandalyeleri yapardın.והייתם עושים את הכסאות האלה
Sonra o sandalyeleri yapardın.وتصنع هذه الكراسي الصغيرة
Sonra o sandalyeleri yapardın.小さな針刺しを作ったのです
Sonra satışla bu ürün için ücret isteyip istemeyeceğiniz tartışması yapardınız.그리고는 그 비용의 부담을 놓고 영업 파트와 다투는 게 다반사였죠
Sonra satışla bu ürün için ücret isteyip istemeyeceğiniz tartışması yapardınız.Y después discutirían con Ventas sobre si deberían cobrarlo o no.
Sonra satışla bu ürün için ücret isteyip istemeyeceğiniz tartışması yapardınız.І потім, Ви би сперечалися з агентами з продажів, чи повинні Ви стягувати платню за нього чи ні.
Sonra satışla bu ürün için ücret isteyip istemeyeceğiniz tartışması yapardınız.ودائمًا ستخوض جدالاً حول المبيعات، هل تتقاضى عليه مالاً أم لا.
Sonra satışla bu ürün için ücret isteyip istemeyeceğiniz tartışması yapardınız.しかしMVPは違います
Şöyle yapardık... Aslında, size direk göstereyim. A eksi B ne olurdu?سوف --حسناً، دعوني اوضح لكم، كم سيكون ناتج A - B؟
Şöyle yapardık... Aslında, size direk göstereyim.Kami akan...Yah, sebenarnya biarkan aku menunjukkan kepada Anda.
Şöyle yapardık... Aslında, size direk göstereyim.Lo haríamos...Bueno, realmente quisiera mostrarle.
İlgili Sayfalar