Ana içeriğe geç
Sözlük

yapar ile cümle

yapar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu yaparak ne kadar zaman harcadın?How much time did you spend doing that?
Tom çok dedikodu yapar mı?Does Tom gossip a lot?
Tom bunu yaparken hiç vakit kaybetmedi.Tom lost no time doing that.
Tom'u çizim yaparken izledim.I watched Tom drawing.
Bütün günü işe başvuran insanlarla mülakat yaparak geçirdik.We spent all day interviewing people for the job.
İki artı bir kaç yapar?How much is two plus one?
Robotlar her şeyi yaparsa insanlar ne yapacak?If robots do everything, what then will humans do?
Resim yaparken güneşi ne renk yapıyorsun?What color do you use when you paint the sun?
Tom bunu benimle yapardı.Tom used to do that with me.
Tom bana bunu yapardı.Tom used to do that for me.
Eğer ben senin yerinde olsaydım bunu kesinlikle bugün yapardım.I'd definitely do that today if I were you.
Lanetlendiğinde ne yaparsın?What do you do when you're cursed?
"CİNSELLİK İŞ YAPAR DA...""CİNSELLİK İŞ YAPAR DA..."
Yarışan ve daha iyi birini arayanlar korkunç bir hata yapar.Those who seek to compete and better one another are making a terrible mistake.
Eğer bunu yaparsan sana farklı bir Superman gerekir."If you were going to do that, you would need a different Superman.
Tutkuyla öpüşürler ve Moskova'da yeniden buluşmak üzere plan yaparlar.They kiss passionately and make plans to meet again in Moscow.
Toplumsal Kanıt – İnsanlar diğer insanların yaptığını gördükleri şeyleri yapar.Social proof – People will do things that they see other people are doing.
1744 ve 1745 yıllarında Kuzey İtalya'ya tekrar her bir şehrin resimlerini yaparak seyahat etti.In 1744 and 1745 he traveled northern Italy, again depicting vedute of each city.
Sadece diledikleri gibi yaşar ve diledikleri yaparlar.They follow but a guess and that which (they) themselves desire.
Bunu yaparlarsa, bu düşünce bizim sınırlarımız içindeki Kürtlere de yayılır.If they do, this thought spreads to the Kurds within our borders.
Moskova Sovyeti son bir toplantı yapar.The Moscow Soviet had its last meeting.
Bu bilgileri nereden edindiği hakkında daha fazla bilgi için Finch'e baskı yapar.He presses Finch for more details about where he gets his information.
Daima aptalca şeyleri yapar."Always doing the stupid thing."
Yüksek sayıda bulunduklarından kansızlık (anemi) yaparlar.Thus they promise more than they can deliver.
İnsanlar dünyaya etki ederler, onu ve kendilerini değiştirirler; böylece de ‘tarih yaparlar’.Humans act upon the world, changing it and themselves; and in doing so they 'make history'.
Metro ile evine gider, annesini uyandırır ve onunla duygusal bir konuşma yapar.He takes the Metro home, wakes his mother, and has an emotional conversation with her.
Magister Equitum, diktatörün baş teğmen'i olarak görev yapardı.The Magister Equitum served as the Dictator's main lieutenant.
8 Şubat - Allende meteoru Meksika üzerinde atmosfere giriş yaparak infilak etti.February 8 The Allende meteorite explodes over Mexico.
Kendime gönderme yaparak ne hale geldiğim ile dalga geçiyordum" dedi.I should have known who I was racing with."
"Biz buradaydık" diye yazdı Wheeler sonra "nükleer bir silah yaparak savaşı bitirmeye çok yakınız."Here we were," Wheeler later wrote, "so close to creating a nuclear weapon to end the war.
Vogue'nin fotoğrafçı Lee Miller, Hitler'in küvetinde banyo yaparak halkın hayal gücünü yakaladı.Vogue photographer Lee Miller caught the public imagination by taking a bath in Hitler's tub.
Yapımcılığı Columbia Pictures yaparken ve Media Rights Capital tarafından finanse edildi.It was produced by Columbia Pictures and funded by Media Rights Capital.
Kimyasal engeller de enfeksiyona karşı koruma yaparlar.Chemical barriers also protect against infection.
Annesi bir kafede işletmecilik yaparken babası BBC Radio'da çalışmaktaydı.His mother worked in a cafe while his father got a job in BBC Radio.
Manzanillo'da öğretmenlik yapar, aynı zamanda küçük bir pirinç tarlasının sahibi konumundadır.He became a school teacher in Manzanillo, while also owning a small rice plantation.
Orman Avrupa'nın en ağır toprak hayvanı olan Avrupa bizonunun 800 tanesine ev sahipliği yapar.The forest is home to 800 European bison, Europe's heaviest land animal.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.There had been robbery and fighting.
İlkbahar: Vincent Asnières'de resim yapar.Spring: Vincent paints in Asnières.
Marty yeni bir plan yapar.Cassie decides on a new plan.
O ve Scooby daima korkak ve açlardır; gösterilerinde komiklik yaparlar.He and Scooby are usually scared and hungry; a running gag in the show.
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.I used to make copies on my leg and pencils .
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.For the next few years, Bennett and Shah had weekly private talks that lasted for hours.
AS220 için direktörlük yaparak birkaç yıl geçirdi.She spent several years working as the Program Director for AS220.
Reklam yaparken daha iyi para kazanıyorum.I make better money doing commercials.
Yasa düzenleyicisi olarak görev yapar ve emekli olana kadar bu görevde kalır.He is appointed by the Crown, and holds office until retirement.
Oliver'ın odasına gizlice girerek onun mayosunu koklar ve mastürbasyon yaparken onu düşünür.He sneaks into Oliver's room to smell his bathing suit and thinks about him while masturbating.
Bazı siyaset bilimciler iki güç arasında ayrım yaparlar: Sert güç ve yumuşak güç.Some political scientists distinguish between two types of power: Hard and Soft.
Peace TV programlarının tamamı İngilizce dilindedir ve ücretsiz yayın yapar.Peace TV programs are all in the English language and telecast free-to-air.
Kripton florür de yararlı bir lazer yapar.Krypton fluoride also makes a useful laser medium.
O yüzden o günden beri de öyle yapar dururlardı.And that is what they have been doing ever since.
Hem de diğer denemelerde Flapjack'i aldatarak kendini savunur, bazen düzenli olarak yapar.He also defends Flapjack when others try to deceive him, something that he does on a regular basis.
1810 - Sir John Leslie; yapay olarak suyu dondurur ve buz yapar.1810 – Sir John Leslie freezes water to ice artificially.
Sırbistan ile ittifak yaparak, Makedonya'ya genişlemiş, Latin Selanik Krallığı'nı tehdit etmiştir.Allied with Serbia, he expanded into Macedonia, threatening the Latin Kingdom of Thessalonica.
Hermione üç kısa konuşma yaparak bu görevde başarı kazanır.Hermione agrees and with three short speeches is successful.
Abu Dabi TV, özellikle yerel dizi programları ve Arapça yayım yapar.Abu Dhabi TV, Arabic and in particular local series.
Mezun olduktan sonra, Hamburg'da avukatlık yaparken spora olan ilgisini devam ettirdi.After graduating, he practiced as a lawyer in Hamburg, while continuing his interest in sport.
Umarım bir gün bunu yaparız.Hopefully one day we will achieve that.
Uygulayıcı testileri ağızlarından kavrayarak, belli bir duruşta hareketler yapar.As they train, they are tested to determine their rank.
Phoebe erkek kardeşi ve karısı Alice (Debra Jo Rupp) için taşıyıcı annelik yapar.Phoebe becomes a surrogate mother for her brother and his wife Alice (Debra Jo Rupp).
Modern terminolojide bu onu mezon değil de lepton yapar.In modern terminology, this makes the muon a lepton, and not a meson.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod