Ana içeriğe geç
Sözlük

yapar ile cümle

yapar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onu her hafta yaparlar.They do it each week.
Tarih tekerrür etmez ama kafiye yapar.History does not repeat itself, but it does rhyme.
Öğle yemeğinden sonra genelde şekerleme yaparlar.After lunch, they usually have a nap.
Bir iş bulmak için her şeyi yapardım.I would do anything to get a job.
Bunu yaparsan, hayatının sonuna kadar pişman olacaksın.If you do this, you will regret it for the rest of your life.
Çeviri yaparken Tatoeba'yı kullanır mısın?Do you use Tatoeba when you translate?
Onu benim için yapar mısın?You would do that for me?
Aptalca bir metinden alıntı yaparken, içeriği unutma.When you quote a stupid text, do not forget the context.
Onu nasıl yaparlar?How do they do it?
Ben yemek yaparım, ama çok zevk almadan.I cook, but without much pleasure.
O iyilikten çok kötülük yapar.It does more harm than good.
Bu işi biri yapar.Someone will do this job.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yapmak zorunda kalacaksın.The more you do now, the less you'll have to do tomorrow.
Ne tür bir insan böyle bir şey yapar?What kind of person would do such a thing?
Eğer onu tekrar yaparsan, geleceğim ve uyurken boğazını keseceğim.If you do that again, I'll come and cut your throat when you're asleep.
Şehrimiz için o ne yapar?What does he do for our town?
Tom isteyerek yapar.Tom volunteers.
Ben her gün egzersiz yaparım.I exercise every day.
Her zaman dedikodu yapar.He's always gossiping.
Çok fazla yeme ve içme doktorları zengin yapar.Eating and drinking too much make doctors rich.
Tom'a yüklü ödeme yaparım.I pay Tom well.
Sanırım yerinde olsam aynı şeyi yaparım.I suppose I'd do the same thing if I were you.
Çoğu insan aynı hataları yapar.Many people make similar mistakes.
Başka ne yaparsın?What else do you do?
Kendimi bunu yaparken hayal edemiyorum.I can't imagine myself doing that.
Ben Tom onu neden yapardı hayal edemem.I can't imagine why Tom would do that.
Tom ve Mary birlikte birçok şey yaparlar.Tom and Mary do many things together.
Onu senin için yapardım.I would've done that for you.
Tom ölürse ne yaparız?If Tom dies, what'll we do?
Zorunda olursam onu yaparım.I'll do it if I have to.
Geri kalanını ben yaparım.I'll do the rest.
Ben genellikle her sabah yürüyüş yaparım.I usually go for a walk every morning.
Bana bir sandviç yapar mısın?Would you mind making me a sandwich?
Eğer bunu yaparsam, Tom bana güler.If I do that, Tom will laugh at me.
Tam olarak ne yaparsınız?What do you do, exactly?
Tom bir şey yapar mı?Does Tom do anything?
Sizce Tom bunu yapar mı?Do you think Tom would do that?
Bunu yaparsak muhtemelen ne olacağını bilmek gerekiyor.I need to know what's likely to happen if we do that.
Tom yapmasını söylediğimiz her şeyi yapar.Tom does everything we tell him to.
Tom bunu yaparsa başının belaya gireceğini biliyordum.I knew Tom would get into trouble if he did that.
Testte hile yaparken yakalandım.I got caught cheating on a test.
Onu yaparken zor bir zaman geçirdim.I had a hard time doing that.
Bunu yaparken çok zorlandım.I had a hard time doing that.
Onu yaparken iyi vakit geçirdim.I had a good time doing that.
Onu bugün daha sonra yaparım.I'll do that later today.
Bazen onu burada yaparım.I sometimes do that here.
Onu evde nadiren yaparım.I seldom do that at home.
Muhtemelen onu yaparken çok eğleneceğiz.We're probably going to have fun doing that.
Muhtemelen onu yaparken zor zamanlar geçireceğiz.We're probably going to have a hard time doing that.
Onu yaparken muhtemelen güzel zaman geçireceğiz.We're probably going to have a good time doing that.
Ne zaman boş vakti olsa Tom bunu yapar.Tom does that whenever he has free time.
Bunu yapmamamı söylememiş olsaydın, yapardım.If you hadn't told me not to do that, I would've done it.
Onu yaparken zor zaman geçiriyorum.I've been having a hard time doing that.
"Onu benim için yapar mısın, Tom?" "Zevkle sevgilim!""Will you do that for me, Tom?" "With pleasure, my darling!"
Tom ve ben işleri beraber yaparız.Tom and I do things together.
Tom ve ben birlikte bir çok şey yapardık.Tom and I used to do a lot of things together.
Tom ve Mary ne yapmalarını söylersem yaparlar.Tom and Mary do whatever I tell them to do.
Onu yaparken çok zorluk yaşadım.I had a lot of difficulty doing that.
Nasıl bir insan böyle bir şey yapar?What kind of person does something like that?
Bunu yaparken yaralandım.I got injured doing that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod