Tom'un daha fazla vakti olsa, bunu yapar.If Tom had more time, he'd do that.
Eğer bunu yaparsan, ben de yaparım.If you're going to do that, so will I.
Bunu nasıl yapacağımı söylersen yaparım.I'll do that if you tell me how to.
Bunu nasıl yapacağımı gösterirsen yaparım.I'll do that if you show me how to.
Yapma fırsatım olsa bunu yaparım.I'd do that if I had the chance to.
Eğer Tom isterse bunu yaparım.I'll do that if Tom asks me to.
Eğer Tom yapmamı isterse, onu yaparım.I'd do that if Tom asked me to.
Tom'u korumak için her şeyi yaparım.I'd do anything to protect Tom.
Bunu yaparsan tutuklanırsın.You'd be arrested if you did that.
Tom istediğim her şeyi yapar.Tom does anything I ask him to.
Bunu benimle yapar mısın?Would you do that with me?
Yağmur yağarsa, onu yaparım.If it rains, I'll do that.
Lütfen bunu yapar mısın?Would you please do that?
Bazen ben de bunu yaparım.Sometimes I do that, too.
Umarım onu bugün yaparsın.I hope you do that today.
Ben bunu farklı yapardım.I'd do that differently.
Tom bunu çok fazla yapar.Tom does that too much.
Tom ve Mary bunu her hafta yapar.Tom and Mary do that every week.
Tom bunu hızlı yapar.Tom does that fast.
Ben bunu yapardım.I'd do that.
Tom bunu yaparsa başı derde girecek.Tom is going to get in trouble if he does that.
Tom her gün en az otuz dakika keman çalmayı pratik yapar.Tom practices playing the violin at least thirty minutes every day.
Genellikle ne yaparsın?What do you usually do?
Hafta sonlarında o, ikinci bir iş olarak otel temizlik ve bakımı yapar.During the weekends, she does housekeeping as a second job.
Çalışmadığın zaman ne yaparsın?What do you do when you're not working?
Asla bunu yaparak para kazanmayacağım.I'll never make money doing this.
Diğerleri için ne yaparsın?What do you do for others?
Ben onu yapardım.I'd do it.
Onu yapar yapmaz onun bir hata olduğunu fark ettim.I realized it was a mistake as soon as I did it.
Ne yaparsan yap, bu butona basma.No matter what you do, don't push this button.
Bizsiz ne yapardın?What would you do without us?
Onlarsız ne yapardın.What would we do without them?
Onsuz ne yapardık?What would we do without him?
Onsuz ne yapardım?What would I do without him?
Onsuz ne yapardın?What would I do without her?
Temizlik yaparken onun eşyalarından bazılarını gördük.While cleaning, we saw some of his things.
O bize ne iyilik yapar?What good does that do us?
Kim öyle bir şey yapardı?Who would do a thing like that?
Ben burada olmasam ne yaparsın?What would you do if I weren't here?
Aynı şeyi tekrar yapar mısın?Would you do the same thing again?
Sen de vegan yemekleri yapar mısın?Do you also do vegan dishes?
Onu yaparken kaç saat harcadın?How many hours did you spend doing that?
Bunu benim için yaparsan, asla başka bir şey yapmanı istemeyeceğim.If you do this for me, I'll never ask you to do anything else.
Bir milyonun olsaydı, ne yapardın?If you had a million, what would you do?
Sıkıldığım zaman piyanoyu pratik yaparım.I practice the piano when I'm bored.
Mary çok fazla makyaj yapar.Mary wears too much makeup.
Boston'u ziyaret ettiğinde ne yaparsın?What do you do when you visit Boston?
Orada alışveriş yaparak para tasarruf ettin mi?Did you save money by shopping there?
Bu onu heyecan verici yapar.That makes it exciting.
Rusça'dan Kazakça'ya çeviri yaparım.I translate from Russian into Kazakh.
Herkes dedikodu yapar.Everyone gossips.
Doğumgününü kutlamak için ne yaparsın?What do you do to celebrate your birthday?
Tom onu yaparken herhangi bir sorun yaşayacak gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be having any trouble doing that.
Tom Mary'nin ona yapmasını söylediği he şeyi yapar.Tom does everything Mary tells him to.
Tom onu her zaman yapar.Tom does that all the time.
Tom sık sık nükte yapar.Tom frequently makes witty remarks.
Benim işim seni affetmektir, ki onu yaparım.My job is to forgive you, which I do.
O kendi lezzetli yemeğini yapar.He's good at making food.
Biz her zaman elimizden gelenin en iyisini yaparız.We'll always do our best.
Tom ve Mary birlikte çok şey yapar.Tom and Mary do a lot together.