Ana içeriğe geç
Sözlük

yapar ile cümle

yapar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Her şeyi bir takım olarak yaparız.We do everything as a team.
Seni Tom'a kaşgöz işareti yaparken gördüm.I saw you making eyes at Tom.
Tom sık sık manzara resmi yapar.Tom often paints landscapes.
Tom yaparken kolaymış gibi göründü.Tom made it look effortless.
Her şeyi yapardık.We would've done anything.
Tom onu senden daha hızlı yapar.Tom does it faster than you.
Politikacılar ne yapar?What do politicians do?
Onu haftada bir kez yaparız.We do that once a week.
Bu bizi daha güçlü yapar.This makes us stronger.
Onları daha güçlü yapar.It makes them stronger.
Tom harika kurabiyeler yapar.Tom makes great cookies.
Tom onu güzel biçimde yapar.Tom does it beautifully.
Tom güzel iş yapar.Tom does beautiful work.
Bu bizi kazanan yapar.This makes us winners.
Çok fazla spor yaparım.I play lots of sports.
Bira beni daha akıllı yapar.Beer makes me smarter.
Yaparak öğrendik.We learned by doing.
Biz işleri daha iyi yaparız.We do things better.
Tom bizi el işareti yaparak uzaklaştırdı.Tom motioned us away.
İnsanlar bunu nasıl yapar?How do people do it?
Tom bizi daha iyi yapar.Tom makes us better.
Tom beni daha iyi yapar.Tom makes me better.
Bu seni sert yapar.It makes you tough.
Bu bizi daha iyi yapar.It makes us better.
Sen yap ben de yaparım.I double dare you.
Tom işini yapar.Tom does his job.
Tom onun hepsini yapar.Tom does it all.
Tom senin düşünebileceğinden çok daha iyi yemek yapar.Tom cooks a lot better than you might think.
Beni durdurmasaydın onu yapardım.I would have done it if you hadn't stopped me.
Tom'un annesi onun bütün elbiselerini yapar.Tom's mother makes all his clothes.
Tom Heimlich manevrasını yaparak Mary'nin hayatını kurtardı.Tom saved Mary's life by performing the Heimlich maneuver.
Umarız onu kısa süre içinde yaparsınız.We hope you do that soon.
Onlar Tom ve Mary'yi otobüsün arkasında seks yaparken yakaladı.They caught Mary and Tom having sex at the back of the bus.
Onu yaparsan pişman olacaksın.If you do that, you'll be sorry.
Bunu yılda bir kez yaparım.I do it once a year.
Tom her gece Mary'nin ayaklarına masaj yapar.Tom massages Mary's feet every night.
Onu yaparken çok eğlendim.I had a lot of fun doing that.
Cuma gecesi genellikle ne yaparsın?What do you usually do on Friday night?
Cuma geceleri genellikle ne yaparsın?What do you usually do on Friday nights?
Bunun hakkında duygusal konuşma yaparım.I get emotional talking about it.
Tom dünyanın her yerinde uçuş yapar.Tom flies all over the world.
Kendimi öyle bir şey yaparken hayal edemiyorum.I can't imagine myself doing something like that.
Tom onu nadiren yapar.Tom rarely does that.
Bunu yaparak kendimi daha güçlü, daha başarılı ve daha cesur hissediyorum.By doing this, I'm feeling stronger, more accomplished and braver.
Bunu nasıl yapardın?How would you do this?
Tom muhtemelen bunu yapar.Tom is likely to do that.
Bunu yaparken kendimi hayal edebiliyorum.I can just imagine myself doing that.
Tom ne tür bir iş yapar?What type of work does Tom do?
Bunu ne sıklıkta yaparsınız?How often do you do this?
İşi nasıl yapardın?How would you do the job?
Burada olmasaydın ne yapardım bilmiyorum.I don't know what I'd do if you weren't here.
Bence Tom aynı şeyi yapardı.I think Tom would've done the same thing.
Sanırım Tom aynı şeyi yapardı.I think Tom would've done the same thing.
Lütfen bana küçük bir iyilik yapar mısın?Could you please do me a small favor?
Tom iş için ne yapar?What does Tom do for work?
Eğer yapmak zorunda değilsen bunu neden yaparsın?Why would you do that if you don't have to?
Fadıl neden böyle bir şey yapardı?Why would Fadil do something like that?
Leyla Fadıl'ı memnun etmek için hemen hemen her şeyi yapardı.Layla would do practically anything to please Fadil.
Fadil sadece istediği şeyi benimle yapar.Fadil just does what he wants with me.
Dania, erkeği için her şeyi yapardı.Dania would do everything for her man.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod