Okuldan sonra genellikle ne yaparsın?What do you usually do after school?
Genellikle ne yaparsın?What do you usually do?
O yalnız iş yapar.She works alone.
Onu senin için neden yapardım?Why would I do that for you?
Onu birlikte yaparsak daha eğlenceli olur.It'll be more fun if we do it together.
Onu yaparsan Tom'un hoşuna gitmez.Tom won't like it if you do that.
Yerinde olsam onu yaparım.If I were you, I'd do that.
Tom'un yerinde olsan ne yaparsın?What would you do if you were in Tom's position?
Ben bazen hatalar yaparım.I sometimes make mistakes.
Bazen hatalar yaparım.Sometimes I make mistakes.
Tom sadece en azını yapar.Tom only does the bare minimum.
Tom sadece Mary'nin yaptığının yaklaşık yarısı kadar çok yapar.Tom only makes about half as much as Mary does.
Peki, sen ne yapardın?So, what would you do?
Tom'un yapmanı istediği her şeyi yaparsan eniyi olurdu.It would be best if you did everything Tom asks you to do.
Sana bakıcılık yapardım.I used to babysit you.
Onlara bakıcılık yapardım.I used to babysit them.
Ona bakıcılık yapardım.I used to babysit him.
Tom her zaman onu tek başına yapar.Tom always does that by himself.
O, hayatımı bir cehennem yapar.He makes my life a living hell.
O bize ne iyilik yapar?What good does that do us?
Eğer onu yaparsan hiç iyi olmaz.It wouldn't do any good if you did that.
Bundan sakınmak için her şeyi yaparım.I'd do anything to avoid that.
Ben burada olmasam ne yaparsın?What would you do if I weren't here?
Eğlenmek için tam olarak ne yaparsınız?What exactly do you do for fun?
Siz ikiniz eğlenmek için ne yaparsınız?What do you two do for fun?
Tom bunu yapar mıydı, şüpheliyim.I doubt if Tom would've done that.
Tom bunu benim için her zaman yapar.Tom always does that for me.
Bilgi bizi özgür ve daha iyi insan yapar.Knowledge makes us free and better people.
Mike spor salonunda haftada iki ya da üç kez antrenman yapar.Mike works out in the gym two or three times a week.
Mary genellikle saçını iki örgü yapar.Mary often wears her hair in pigtails.
Ekonomi bakanı haftalık açıklama yapar.The economic minister gives a weekly report.
Ekonomi bakanı aylık açıklama yapar.The economic minister gives a monthly report.
Ekonomi bakanı yıllık açıklama yapar.The economic minister gives a yearly report.
Boston'u ziyaret ettiğinde ne yaparsın?What do you do when you visit Boston?
Orada alışveriş yaparak para tasarruf ettin mi?Did you save money by shopping there?
Herkes bunu yapar.Everybody does this.
Bunu başka kim yapar?Who else does this?
Nerede alışveriş yaparsın?Where do you shop?
İnsanlar sık sık kötü seçimler yapar.People often make bad choices.
O, mükemmel anlam yapar.That makes perfect sense.
Kim programı yapar?Who makes the schedule?
Biz hatalar yaparız.We make mistakes.
O kadar namusludur ki banyo yaparken kendi gözlerini bağlar.She's so modest that she blindfolds herself when taking a bath.
Herhangi biri bunu yapar.Everyone else does it.
Yaparken eğlendiğim bir iş bulmak istiyorum.I'd like to find a job that I enjoy doing.
Yapacak fırsatım olsa bunu tekrar yaparım.I'd do this again if I had the chance to.
Tom onu her zaman yapar.Tom does that all the time.
Tom onu çok iyi yapar.Tom does that very well.
Bir saniye bile düşünmeden yine yapardım.I'd do it all again in a heartbeat.
Ben genellikle kahvaltıyı iyi yaparım, öğle yemeğini ise hafif.I usually eat a big breakfast and a light lunch.
Altı ikiye bölündüğünde üç yapar.Six divided by two equals three.
Ne yaparsan yap, gülme!No matter what you do, don't laugh!
Yüzme bacaklarını daha güçlü yapar.Swimming makes your legs stronger.
Tom'un karısı doğum yaparken öldü.Tom's wife died in childbirth.
Egzersiz yaparken fazla yorulma.Take it easy when exercising.
Sanırım herkes hata yapar.I guess everyone makes mistakes.
Eğer onu yapmak isteseydim zaten yapardım.If I wanted to do that, I would have already done it.
Tom harika burgerler yapar.Tom makes great burgers.
Ben bunu bana öğretildiği gibi yaparım.I do it as I was instructed.
Eğer öyleyse, o zaman ne yaparız?If so, then what do we do?