yaparız ile cümle
yaparız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Ce facem într-o criză, în mod tradiţional?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Co děláme běžně v případě krize?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Čo robíme tradične v krízovej situácii?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Co robimy w sytuacji kryzysowej?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Hagyományosan egy krízishelyzetben mit csinálunk?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Kaj navadno storimo med krizo?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?전통적으로 위기가 오면 우리는 뭘 하죠?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Secara tradisional, di tengah krisis, apa yang kita lakukan?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Theo truyền thống, trong lúc khủng hoảng, chúng ta làm gì?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Tradicionalmente, en una crisis ¿Qué es lo que hacemos?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Tradicionalmente, numa crise, o que fazemos?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Traditioneel, in tijden van crisis, doen we wat?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Traditionnellement, en période de crise, que fait-on ?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Tradizionalmente, in una crisi, cosa facciamo?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Was tun wir normalerweise während einer Krise?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Συνήθως, σε μία κρίση, τι κάνουμε;
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?По традиция, какво правим в криза?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Традиційно, в часи кризи, що ми робимо?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?Чем обычно люди заняты во время кризиса?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?באופן מסורתי, בשעת משבר, מה אנחנו עושים?
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?تقليدياً في الكوارث، ماذا نفعل؟
Geleneksel olarak, kriz anında ne yaparız?水を運びます
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.Általában meg is tesszük; tudjuk, hogy ezek a dolgok nagyon hatásosak, ha az emberek lelassításáról van szó.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.보통은 다들 그러죠. 이런 방법은 사람들이 속도를 줄이게 하는데 꽤 효과적인 것으로 나타났습니다.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.Φαίνεται ότι τούτα είναι αποτελεσματικά για να κάνουμε τον κόσμο να κόψει ταχύτητα.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.Так мы и делаем. Такой способ показывает высокую эффективность, когда надо, чтобы люди ехали помедленнее.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.ובדרך כלל זה מה שאנחנו עושים; הוכח שהדברים האלו די יעילים במושגים של האטת מהירות הנסיעה.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.وبصورة عامة الناس يقومون بذلك .. ان هذه الامور تبدو فعالة جداً في جعل الاشخاص يغيرون من سلوكهم او تصرفاتهم
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.とても効果的と証明されてます。 5~10%ほど減速します。
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.而通常我哋都會咁樣做。呢類設備﹐通常都有效令到 司機將行車速度減慢。
Gerçekten de bunu yaparız.A to je přesně to, co děláme.
Gerçekten de bunu yaparız.De facto, é o que fazemos.
Gerçekten de bunu yaparız.En inderdaad, dat is wat we doen.
Gerçekten de bunu yaparız.És tényleg ezt csináljuk.
Gerçekten de bunu yaparız.Et c'est exactement ce que nous faisons.
Gerçekten de bunu yaparız.In zares, to je, kar počnemo.
Gerçekten de bunu yaparız.I tak właśnie robimy.
Gerçekten de bunu yaparız. (Kahkaha)E, in verità, è proprio ciò che facciamo (Risate)
Gerçekten de bunu yaparız. (Kahkaha)사실, 맞는말이죠.(웃음)
Gerçekten de bunu yaparız. (Kahkaha)Und tatsächlich ist es das, was wir tun.
Gerçekten de bunu yaparız. (Kahkaha)Y en efecto eso es lo que hacemos (risas).
Gerçekten de bunu yaparız. (Kahkaha)І, справді, це те, що ми робимо (Сміх)
Gerçekten de bunu yaparız. (Kahkaha)وفى الواقع، هذا ما نفعله (ضحك)
Gerçekten de bunu yaparız. (Kahkaha)そうやって1人の人に夢中になるのです
Gerçekten de bunu yaparız. (Kahkaha)事實就係咁樣(眾笑)
Gerçekten de bunu yaparız.Och faktiskt, det är det vi gör.
Gerçekten de bunu yaparız.Şi, într-adevăr, asta este ceea ce facem!
Gerçekten de bunu yaparız.Skutočne je to to, čo robíme.
Gerçekten de bunu yaparız.Và thực tế là, đó là những gì chúng ta làm.
Gerçekten de bunu yaparız.Και πράγματι, αυτό είναι που κάνουμε.
Gerçekten de bunu yaparız.И всъщност, правим точно това.
Gerçekten de bunu yaparız.И, действительно, так мы и делаем.
Gerçekten de bunu yaparız.ואכן, זה מה שאנחנו עושים.
Görsellemekte zorlanabilirsiniz, belki üç boyutlu bir örnek de yaparız. -Se que es difícil de visualizar, y tal vez haga otro en tres dimensiones.
Görsellemekte zorlanabilirsiniz, belki üç boyutlu bir örnek de yaparız. -Wiem, że jest to bardzo trudne do wyobrażenia. Może zrobię też przykład w R^3.
Görsellemekte zorlanabilirsiniz, belki üç boyutlu bir örnek de yaparız. -اعلم ان ذلك صعب التصور، وربما سأفعل واحداً آخر بثلاثة ابعاد
Güçsüz hissettiğimizde ne yaparız?A co robimy, gdy czujemy się bezsilni? Dokładną odwrotność tej postawy.
Güçsüz hissettiğimizde ne yaparız?Als we ons krachteloos voelen, doen we precies het tegenovergestelde.
Güçsüz hissettiğimizde ne yaparız?Apa yang kita lakukan saat kita merasa lemah? Kita melakukan kebalikannya.
Güçsüz hissettiğimizde ne yaparız?Co děláme, když se cítíme bezmocní?