yaparız ile cümle
yaparız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Değişimi ya biz yaparız, ya da doğa tarafından yapmak zorunda bırakılırız.או שהטבע יכפה עלינו את השינוי בעצמו.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.Elegimos entre los recuerdos de experiencias.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.Kita memilih berdasarkan ingatan dari pengalaman-pengalaman.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.우리는 경험의 기억들을 놓고 선택을 하죠.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.Valitsemme kokemuksista saatujen muistojen välillä.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.Vi väljer mellan minnen av upplevelser.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.Vyberáme si spomedzi spomienok na zážitky.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.We kiezen tussen herinneringen aan ervaringen.¾
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.Wir wählen zwischen Erinnerungen an Erlebnisse.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.Избираме между спомени за преживявания.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.Ми вибираємо між двома спогадами про переживання.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.Мы выбираем между двумя воспоминаниями об опыте.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.אנחנו בוחרים בין זיכרונות של חוויות.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.نحن نختار من بين ذكريات التجارب.
Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.経験として考える事は 普通ありません
Dolayisiyla degisim kaçinilmaz. Degisimi ya biz yapariz, ya da doga tarafindan yapmak zorunda birakiliriz.Είτε θα την κάνουμε μόνοι μας, ή θα αναγκαστούμε να την κάνουμε από την ίδια τη φύση.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.Ak niečo máme, potom sa rozhodujeme.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.Falls wir jedoch noch etwas haben, können wir eine Entscheidung treffen.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.Hvis vi har noget tilbage, kan vi efterfølgende træffe et valg.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.Jeśli coś jednak znaleźliśmy, możemy dokonać wyboru.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.Když něco máme, tak provedeme volbu.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.Se sì abbiamo qualcosa, quindi ne scegliamo uno.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.Si nous avons quelque chose, alors nous faisons un choix.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.Ако имаме нещо останло в границата, трябва да направим избор.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.Если же на границе что-то есть, то тогда мы делаем выбор.
Eğer kalan durumlar varsa, bir seçim yaparız.木探索は関数族そのもので
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ako je zid, zgradimo na njej srebrn nadzidek v utrdbo; ako je ona duri, ogradimo jo z deskami cedrovimi.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Er hun en Mur, så bygger vi en krone af sølv derpå, men er hun en Dør, så spærrer vi den med Cederplanke.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Er hun en mur, vil vi bygge på den tinder av sølv; er hun en dør, vil vi stenge den med en sederplanke.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ha õ kõfal, építünk azon ezüstbõl palotát; ha pedig ajtó õ, elrekesztjük õt czédrus-deszkával.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jestliže jest zed, vzděláme na ní palác stříbrný; pakli jest dveřmi, obložíme je dskami cedrovými.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jeźliże jest murem, zbudujmyż na niej pałac srebrny; a jeźli jest drzwiami, oprawmyż ją deszczkami cedrowymi.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jos hän on muuri, rakennamme sille hopeasta harjan; jos hän on ovi, sen setrilaudalla suljemme."
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.그가 성벽일진대 우리는 은망대를 그 위에 세울 것이요 그가 문일진대 우리는 백향목 판자로 두르리라
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ако бъде стена ще съградим на нея сребърни укрепления; И ако бъде врата, ще я оградим с кедрови дъски.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.אם חומה היא נבנה עליה טירת כסף ואם דלת היא נצור עליה לוח ארז׃
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.ان تكن سورا فنبني عليها برج فضة. وان تكن بابا فنحصرها بألواح ارز
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.他 若 是 牆 、 我 們 要 在 其 上 建 造 銀 塔 . 他 若 是 門 、 我 們 要 用 香 柏 木 板 圍 護 他
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.他 若是 牆 、 我 們 要 在 其上 建造 銀塔 . 他 若是門 、 我 們 要 用 香柏 木板 圍護他
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Děláme to pro zábavu, nebo jako olympionici, nebo jako profesionálové.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Kita melakukannya untuk bersenang-senang, sebagai peserta Olympiade, atau pemain profesional.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.우리는 재미로, 또는 올림픽 선수로서, 직업적인 선수로서 운동을 합니다.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Lo facciamo per divertimento, o per le Olimpiadi, o per competizione.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Lo hacemos por diversión, como aficionados o como profesionales.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Nous le faisons pour le plaisir, ou comme Olympiens, ou en tant que professionnels.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.O facem de plăcere, sau la Olimpiade, sau ca profesioniști.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Para nos divertimos, como amadores profissionais.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Robimy to dla zabawy lub jako Olimpijczycy albo zawodowcy.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Tesszük ezt szórakozásból, vagy mint olimpikonok, vagy mint profik.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.We doen het voor de lol, als Olympiërs, als professionelen.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Wir spielen für Spaß oder als Olympier, oder als professionelle Sportler.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Το κάνουμε για διασκέδαση, ή σε αγώνες, για επαγγελματικούς λόγους.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.И делаем это ради удовольствия, как олимпийцы или как профессионалы.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Ми робимо це для задоволення, як олімпійці чи як професіонали.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Правим го за забавление, или като Олимпийците, като професионалисти.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.نفعل ذلك من أجل التسلية، أو الألعاب الأولمبية ، أو كمحترفين.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.爲咗娛樂,參賽,或者當成職業。
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.私たちは楽器を演奏します
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Ha nem vagyok otthon, nincs családi vacsora. Majd lesz családi reggeli.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Ich bin nicht zu Hause und kann nicht kochen?