yapacaktı ile cümle
yapacaktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Çok fazla içmek hayatınızı bir harabe yapacaktır.Too much drinking will make your life a ruin.
Ne zaman geleceğini söyleyemem, ama o geldiğinde elinden geleni yapacaktır.I cannot tell when he will come, but when he comes, he will do his best.
Onu zamanında bitirmek için elinden geleni yapacaktır.He will do his best to finish it on time.
Öldürmenin dışında bir şey yapacaktır.He will do anything but murder.
İyi bir kız çocuğu, iyi bir eş yapacaktır.A good daughter will make a good wife.
O, elinden geleni yapacaktır.He will do his best.
Sanırım o elinden geleni yapacaktır.I think he will do his best.
Aslında oğlan bunu yapacaktı.The boy actually was going to do it.
Sen gelir gelmez, o, yiyecek bir şeyler yapacaktır.As soon as you arrive, he will make something to eat.
Ne yapacaktım?What'd I do?
Ben sadece onu yapacaktım.I was just going to do that.
Onu tekrar yapacaktım.I would do it again.
Zaten onu yapacaktım.I was going to do that anyway.
Sana sürpriz yapacaktım.I was going to surprise you.
Onu kendim yapacaktım.I was going to do it myself.
Ne yapacaktın?What were you going to do?
Onu kim yapacaktı?Who would do that?
Bunu kim yapacaktı?Who would do this?
Benim için bunu neden yapacaktın?Why would you do this for me?
Sadece merakımdan soruyorum, ne yapacaktın?Just out of curiosity, what would you do?
Milyonlarca dolarla ne yapacaktın?What would you do with millions of dollars?
Bu konuda ne yapacaktık?What are we going to do about this?
Önceki gün onu yapacaktım.I was going to do that the day before yesterday.
Evvelsi gün onu yapacaktımI was going to do that the day before yesterday.
Dün onu yapacaktım.I was going to do it yesterday.
Tom para için her şeyi yapacaktır.Tom will do anything for money.
Tom para için neredeyse her şeyi yapacaktır.Tom will do almost anything for money.
Tom muhtemelen tam olarak bizim yapacağımız aynı şeyi yapacaktı.Tom would probably do exactly the same thing we would do.
Biraz kahve yapacaktım. Bir fincan ister misin?I was going to make some coffee. Do you want a cup?
Onun yerine ne yapacaktık?What would we do instead?
Başka ne yapacaktın?What else would we do?
Tom kesinlikle işbirliği yapacaktır.Tom will definitely cooperate.
Tom tam başka herkesin yaptığı gibi hatalar yapacaktır.Tom is going to make mistakes just like everybody else does.
Seni öldürmeyen seni daha güçlü yapacaktır.What doesn't kill you will make you stronger.
O bir paraşütle atlama yapacaktı ama o son dakikada panikledi.He was going to do a parachute jump, but he panicked at the last minute.
Tom doğru şeyi yapacaktır.Tom will do the right thing.
Bunu kim yapacaktı? Ve neden?Who would do this? And why?
Biraz uyku sizi iyi yapacaktır.A little sleep will do you good.
Birkaç saatlik kestirme seni iyi yapacaktır.A few hours' catnap will do you well.
Eminim Tom, Mary'nin ondan yapmasını istediği her şeyi yapacaktır.I'm sure Tom will do anything Mary asks him to do.
Tom onu kesinlikle yapacaktır.Tom will certainly do that.
Belki Tom onu Mary için yapacaktır.Maybe Tom will do that for Mary.
Tom, sırası geldiğinde bunu yapacaktırTom will do that when his turn comes.
Tom yapması gereken her şeyi yapacaktır.Tom will do whatever has to be done.
Tom bundan böyle bunu bu şekilde yapacaktır.Tom will do that this way from now on.
Bunu yapmak için ona para verirsen Tom bunu yapacaktır.Tom will do that if you pay him to do it.
Eminim Tom onu sonunda yapacaktır.I'm sure Tom will do that eventually.
Tom bunu ancak mecbur kalırsa yapacaktır.Tom will only do that if he has to.
Tom onu mümkün olan en kısa sürede yapacaktır.Tom will do that as soon as he can.
Tom er ya da geç onu yapacaktır.Tom will do that sooner or later.
Sami onu yapacaktı.Sami was going to do it.
Tom bunu hiç yardım olmadan yapacaktır.Tom will do that without any help.
Tom bunu yapacaktı zaten.Tom was going to do that anyway.
Tom bunu öyle ya da böyle yapacaktı zaten.Tom was going to do that anyway.
Tom, Mary'ye yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır.Tom will do whatever he can to help Mary.
Onu Tom yapacaktı.Tom was going to do that.
Eğer Tanrı'ya inanırsan O, işlerinin yarısını yapacaktır. İkinci yarısını.If you believe in God, he will do half of your work. The second half.
Bunu sadece senin için yapacaktım.I was just going to do that for you.
Belki Tom bunu senin için yapacaktır.Maybe Tom will do that for you.
Tom aslında bunu yapacaktı.Tom was actually going to do that.