yapacaksın ile cümle

yapacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?You can give somebody an idea. If that person doesn't want to do it, what are you going to do?
Ve şu tartışma: eğer sınıf kapasitesini arttıracaksanız bunu nerede yapacaksınız?And there's a discussion: if you're going to increase class sizes, where do you do that?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Now, what are you going to do when you reach the surface of that ocean?
Bize yatırım mı yapacaksınız?Did you say you would invest in us?
Yakalanırsan ne yapacaksın?What are you going to do if you get caught?
Fazladan eğitimli sizler, toplum için ne yapacaksınız?Surplus educated, what are you going to do for the society?
Bayanlar, muhtemelen şov yapacaksınız bay ikinci rahim süpürgesinin yeni odasında.Ladies, perhaps you could show Sir Womb Broom the Second to his new room.
Ve son olarak ogrendim ki, secmece yapacaksin.And finally I learned that thou shall pick and choose.
Dördüncü seviyeye başlamış oldunuz, aynı üçüncü seviyede yaptıklarınızı yapacaksınız .So you start a Level four problem just like you would normally do a Level Three problem.
Servetini tamamen kaybedersen ne yapacaksın?If you keep this up, aren't you afraid of not getting back your inheritance?
O zaman ne yapacaksın?Then what?
1. aşamada satış için hazırlık yapacaksınız.Phase 1 is you're going to get ready to sell.
Ne yapacaksınız? whd-iwashere.org Alt yazılar amara.org gönüllüleri tarafından yazılmıştır(What will you do? whd-iwashere.org) <i>Subtitles by volunteers at amara.org</i>
Eğer damdan atlayacağım derse ne yapacaksın, seni piç?What are you going to do if she says she'll jump off the roof, you bastard!
Peki, şimdi ne yapacaksınız?So, then what do you do?
Yedi gün mayasız ekmek yiyecek, yedinci gün RABbe bayram yapacaksınız.Seven days you shall eat unleavened bread, and in the seventh day shall be a feast to Yahweh.
‹‹Yılda üç kez bana bayram yapacaksınız."You shall observe a feast to me three times a year.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››You shall make it with hollow planks. They shall make it as it has been shown you on the mountain.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.Your sons will take the place of your fathers. You shall make them princes in all the earth.
Ne yapacaksınız dinsel bayramlarda, RABbin bayram gününde?What will you do in the day of solemn assembly, and in the day of the feast of Yahweh?
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.For you will be a witness for him to all men of what you have seen and heard.
O da dedi ki: Biz istemesek de zorla mı yapacaksınız bunu?But he remarked: "Even if we are disgusted with it?
De ki: "Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi (böyle yapacaksınız)?"Say: "Even though they have no power in the least, nor do they understand?"
Onlar da, uğursuzluğunuz demişlerdi, kendinizden; öğüt verilirse de mi yapacaksınız bunu?They said, “Your evil omens are with you! What!
Karşı taraf kurallara göre oynamanıza izin vermezse ne yapacaksınız?"When the other side doesn't allow you to play by the rules, what are you going to do?"
Durum kötüleşirse ne yapacaksınız?What would you do if the situation escalates?
"Sırbistan'a giderken arkadaşlarım bana 'Aklını mı kaçırdın? Orda ne yapacaksın?' dedi."When departing for Serbia, my friends asked whether I was out of my mind and what I would do there.
Yarın ne yapacaksın?Was wirst du morgen machen?
Daha yaşayıp da ne yapacaksınız?Wie wollen wir morgen leben und arbeiten?
Başlangıcı ne yapacaksınız?Was ist deine ursprüngliche Intention?
Kahvaltıyı evde mi yapacaksın?Petit-déjeunes-tu à la maison ?
Bu gece ne yapacaksın?Qu'est-ce que tu vas faire ce soir ?
Üniversitede ne yapacaksın?Qu'est-ce que tu vas faire à la fac ?
Yarın ne yapacaksınız?Qu'est-ce que vous faites demain ?
Yapabildiğiniz her şeyi yapacaksınız.Vous ferez tout ce que vous pouvez.
Daha sonra ne yapacaksın?Que fais-tu après ?
Altı gün çalışacak, bütün işlerini yapacaksın.Tu travailleras six jours, et tu feras tout ton ouvrage.
Daha yaşayıp da ne yapacaksınız?Qu'est-ce que toi et moi pouvons faire de plus ?
Ancak diyelim ki bir siteye bir sosyal ağ ile giriş yapacaksınız.Exemple : lors d’une inscription à un réseau social.
Başlangıcı ne yapacaksınız?Où commence-t-il ?
Çıkış kitabı: "Yılda üç kez bana bayram yapacaksınız.Des messes dominicales y sont célébrées trois fois par an.
Öğleden sonra ne iş yapacaksınız?¿Qué hacés por la tarde?
Hafta sonunda ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer el fin de semana?
Bu akşam ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer esta tarde?
Bu öğleden sonra ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer esta tarde?
Bu kamera ile ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer con esta cámara?
Bu gece ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer esta noche?
Gelecek Pazar ne yapacaksın?¿Qué hacéis el próximo domingo?
Yarın ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer mañana?
Saat kaçta kahvaltı yapacaksın?¿A qué hora vas a desayunar?
Üniversitede ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer en la universidad?
Cuma günü ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer el viernes?
Ne zaman kahvaltı yapacaksınız?¿A qué hora vas a desayunar?
Onunla ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer con eso?
Eğer o gelmezse, ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer si él no viene?
Bu yaz ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer este verano?
Bu yaz ne yapacaksınız?¿Qué vais a hacer este verano?
Bütün bu parayla ne yapacaksın?¿Qué vais a hacer con todo ese dinero?
Yarın ne yapacaksınız?¿Qué vais a hacer mañana?
Siz hata yapacaksınız.Os equivocaréis.

İlgili Sayfalar