yapacaksın ile cümle

yapacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Farai qualunque discorso ti si chiederà di fare.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Kamu akan memberi pidato setiap kali kamu diminta untuk pidato.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın."너는 해야할 모든 강연을 다 마치게 될거고"
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Meg fogod csinálni az összes beszédedet, amire csak felkérnek.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Opravila boš vsak govorni nastop, ki se zahteva.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Pidät jokaisen puheen, jota sinulta pyydetään.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Uděláš každý projev, který ti zadají.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Urobíš každý jeden prejav, čo ti zadajú.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Vais fazer todas as palestras que te pedirem para fazeres.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Vas a dictar todas las charlas que te puedan solicitar.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Vei ţine toate prelegerile care ţi se vor solicita de acum încolo.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Vous allez faire chaque intervention qu'on vous a demandé.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Wygłosisz wszystko, co każą ci przygotować.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Θα κάνεις όποια ομιλία σου ζητηθεί να κάνεις.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Ти будеш виступати з кожною промовою, яку б тобі не доручили.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Ты будешь делать любые выступления, какие тебя только не попросят.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.Ще говориш на всички конференции, на които те помолят да отидеш.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.את תתני כל הרצאה שיבקשו ממך לתת.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.عليك بأن تقومي بأداء كل حديث يطلب منك القيام به.
Senden istenen her konuşmayı yapacaksın.ひたすらやり続け
Senin Space Jam'in ne olacak? Dünyayı harikalaştırmak için sen ne yapacaksın?Các cậu sẽ tạo ra những gì để làm cho thế giới tuyệt vời hơn?
Senin Space Jam'in ne olacak? Dünyayı harikalaştırmak için sen ne yapacaksın?Čo by ste vytvorili, aby bol svet úžasnejším?
Senin Space Jam'in ne olacak? Dünyayı harikalaştırmak için sen ne yapacaksın?Co byś ty stworzył, co uczyniłoby świat świetniejszym?
Senin Space Jam'in ne olacak? Dünyayı harikalaştırmak için sen ne yapacaksın?Cosa creereste per rendere grandioso il mondo?
Senin Space Jam'in ne olacak? Dünyayı harikalaştırmak için sen ne yapacaksın?Vad kommer du att skapa som gör världen fantastisk?
Senin Space Jam'in ne olacak? Dünyayı harikalaştırmak için sen ne yapacaksın?Was würdest du schaffen, das die Welt toller macht?
Senin Space Jam'in ne olacak? Dünyayı harikalaştırmak için sen ne yapacaksın?Что вы создадите, чтобы сделать мир удивительным?
Senin Space Jam'in ne olacak? Dünyayı harikalaştırmak için sen ne yapacaksın?ما أن تقوم بإنشاء ما يذهل العالم.
Sen ne yapacaksın, Albay Mustang?A pan, pułkowniku Mustang?
Sen ne yapacaksın, Albay Mustang?E tu, colonnello Mustang, cosa intendi fare?
Sen ne yapacaksın, Albay Mustang?Hvad med dig, oberst Mustang?
Sen ne yapacaksın, Albay Mustang?Mitä te aiotte, eversti Mustang?
Sen ne yapacaksın, Albay Mustang?O que vai fazer, Coronel Mustang?
Sen ne yapacaksın, Albay Mustang?¿Qué tienes pensado hacer, coronel Mustang?
Sen ne yapacaksın, Albay Mustang?Vad säger du, Mustang?
Sen ne yapacaksın, Albay Mustang?Εσύ τι θα κάνεις, Συνταγματάρχη Μάστανγκ;
Sen ne yapacaksın, Albay Mustang?Что вы будете делать, полковник Мустанг?
Sen ne yapacaksın? Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.限界や恐れは
Sen ne yapacaksın?O que vais fazer?
Sen ne yapacaksın?Så vad gör du nu?
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Apa yang akan Anda lakukan?" Tanyaku.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum.Bạn sẽ làm gì sau đó? "Tôi hỏi.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Ce ai de gând să faci, atunci?" Am întrebat.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Che cosa hai intenzione di fare, allora?" Ho chiesto.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Co budeš dělat, že?" Zeptal jsem se.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Čo budeš robiť, že?" Spýtal som sa.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Co masz zamiar robić?" Zapytałem.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Hvad vil du gøre, så?" Spurgte jeg.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Kaj boš storil, potem?" Sem vprašal.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."당신이 무엇을 거예요, 그럼?"내가 물었다.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Mitä aiot tehdä sitten?" Kysyin.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Mit fogsz csinálni, akkor?" Kérdeztem.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."O que você vai fazer, então?" Eu perguntei.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Qu'allez-vous faire, alors?" Demandai-je.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."¿Qué vas a hacer, entonces?" Le pregunté.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Vad ska du göra då?" Frågade jag.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Was du tun, dann", fragte ich.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Wat ga je doen, dan?" Vroeg ik.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Τι θα κάνεις, λοιπόν;" ρώτησα.
"Sen ne yapacaksın, sonra?" Diye sordum."Какво ще правиш тогава?" - Попитах аз.

İlgili Sayfalar