yapacaksın ile cümle

yapacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu nasıl yapacaksınız?Hoe doe je dit?
Bunu nasıl yapacaksınız?Hvordan griber man det an?
Bunu nasıl yapacaksınız?Jak to zrobicie?
Bunu nasıl yapacaksınız?그럼 어떻게 하죠?
Bunu nasıl yapacaksınız?Wie macht man das?
Bunu nasıl yapacaksınız?И что же делать?
Bunu nasıl yapacaksınız?Как се прави това?
Bunu nasıl yapacaksınız?איך עושים זאת?
Bunu nasıl yapacaksınız?فكيف تعمل هذا ؟
Bunu nasıl yapacaksınız?足の種類をすべて洗い出し、どういった原則で機能しているのか調査する必要があります
Bunu nasıl yapacaksın?Ja to uděláte?
Bunu nasıl yapacaksın?Miten aiot tehdä sen?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Allora gli dissero: «Quale segno dunque tu fai perché vediamo e possiamo crederti? Quale opera compi
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler."Bewijs dat dan eens", zeiden zij. "Geef ons een teken van Uw macht. Wat doet U dan voor werk?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.,,Ce semn faci Tu, deci``, I-au zis ei, ,,ca să -l vedem, şi să credem în Tine? Ce lucrezi Tu?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Chúng bèn nói rằng : Thế_thì thầy làm_phép lạ gì , để cho chúng_tôi thấy và tin ? Thầy làm_công việc_gì ?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Chúng bèn nói rằng: Thế thì thầy làm phép lạ gì, để cho chúng tôi thấy và tin? Thầy làm công việc gì?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Da sagde de til ham: "Hvad gør du da for et Tegn, for at vi kunne se det og tro dig? Hvad Arbejde gør du?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Da sprachen sie zu ihm: Was tust du denn für ein Zeichen, auf daß wir sehen und glauben dir? Was wirkst du?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.De sa da til ham: Hvad tegn gjør da du, så vi kan se det og tro dig? hvad gjerning gjør du?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Entonces le dijeron: --¿Qué señal, pues, haces tú, para que veamos y creamos en ti? ¿Qué obra haces
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.I řekli jemu: Jakéž pak ty znamení činíš, abychom viděli a věřili tobě? Co děláš?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.저희가 묻되 그러면 우리로 보고 당신을 믿게 행하시는 표적이 무엇이니이까 하시는 일이 무엇이니이까
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Mondának azért néki: Micsoda jelt mutatsz tehát te, hogy lássuk és higyjünk néked? Mit mûvelsz?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Pa mu reko: Kakšno znamenje torej pokažeš, da bi videli in verovali? kaj delaš?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Perguntaram-lhe, então: Que sinal, pois, fazes tu, para que o vejamos e te creiamos? Que operas tu?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Quel miracle fais-tu donc, lui dirent-ils, afin que nous le voyions, et que nous croyions en toi? Que fais-tu?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Rzekli mu tedy: Cóż wżdy ty za znak czynisz, abyśmy widzieli i wierzyli tobie? Cóż czynisz?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Vtedy mu povedali: Jaké ty tedy činíš znamenie, aby sme videli a uverili ti? Čo robíš?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Τοτε ειπον προς αυτον Τι σημειον λοιπον καμνεις συ, δια να ιδωμεν και πιστευσωμεν εις σε; τι εργαζεσαι;
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.И войниците сплетоха венец от тръни, наложиха го на главата Му, и като Му облякоха морава дреха,
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Казали ж Йому: Що ж робиш Ти за ознаку, щоб виділи ми, та й вірували Тобі? що чиниш?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.На это сказали Ему: какое же Ты дашь знамение, чтобы мы увидели и поверили Тебе? что Ты делаешь?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.ויאמרו אליו מה אפוא האות אשר תעשה למעננראה ונאמין בך מה תפעל׃
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.فقالوا له فأية آية تصنع لنرى ونؤمن بك. ماذا تعمل.
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.他 們 又 說 、 你 行 甚 麼 神 蹟 、 叫 我 們 看 見 就 信 你 . 你 到 底 作 甚 麼 事 呢
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.他 們又說 、 你 行 甚 麼 神蹟 、 叫我 們看見 就 信 你 . 你 到底 作 甚麼 事 呢
Bunu TED'de yapamazsanız, nedere yapacaksınız?Als je dit niet bij TED kunt doen, waar dan wel?
Bunu TED'de yapamazsanız, nedere yapacaksınız?Ha az ember nem tudja ezt megcsinálni a TED-nél, akkor hol?
Bunu TED'de yapamazsanız, nedere yapacaksınız?Kalau anda tidak bisa melakukan itu di TED, lalu di mana lagi?
Bunu TED'de yapamazsanız, nedere yapacaksınız?Où à part à TED peut-on faire cela ?
Bunu TED'de yapamazsanız, nedere yapacaksınız?(Râsete)
Bunu TED'de yapamazsanız, nedere yapacaksınız?Se non puoi farlo da TED, dove puoi?
Bunu TED'de yapamazsanız, nedere yapacaksınız?Si esto no se puede hacer en TED, ¿dónde se va a poder?
Bunu TED'de yapamazsanız, nedere yapacaksınız?Wenn man das nicht bei TED tun könnte, wo sonst?
Bunu yapacaksın değilim. Ben kardeşimin güvenmiyor.I nie można ufać moim bratem.
Bunu yapacaksın değilim. Ben kardeşimin güvenmiyor.Ne morem zaupati moj brat.
Bunu yapacaksın değilim. Ben kardeşimin güvenmiyor.Nemôžem veriť svojim bratom.
Bunu yapacaksın değilim. Ben kardeşimin güvenmiyor.Non posso fidarmi di mio fratello.
Bunu yapacaksın değilim. Ben kardeşimin güvenmiyor.Tôi không thể tin tưởng anh trai của tôi.
Bunu yapacaksın değilim. Ben kardeşimin güvenmiyor.Я не могу доверять моим братом.
Bunu yapacaksın değilim. Ben kardeşimin güvenmiyor.Я не можу довіряти моїм братом.
Bunu yapacaksın değilim.En aio tehdä sitä.
Bunu yapacaksın değilim.Nem bízom a bátyám.
Bunu yapacaksın.Esto, lo harás.
Bunu yapacaksın.Farai questo.
Bunu yapacaksın.Tedd ezt.
Bunu yapacaksın.Tu vas faire cela.
Burada da öğretmenlik mi yapacaksın?Tu vas enseigner à l'école ici ?
Burada kalacaksın ve şu dediğimi yapacaksın.Du bliver her, og her er, hvad du gør.

İlgili Sayfalar