Tom'un o konuda yapacak bir şeyi olduğunu biliyordum.I knew Tom had something to do with it.
Bunu yapacak kadar güçlü olduğunu düşünüyor musun?Do you think you're strong enough to do that?
Bunu yapacak kadar güçlü olduğunuzu düşünüyor musunuz?Do you think that you're strong enough to do that?
Yapacak biraz ev ödevim var.I have some homework to do.
Tahminim, Tom onu bugün yapacak.My guess is that Tom will do that today.
Tom, bunu kendi başına yapacak kadar güçlüdür.Tom is strong enough to do that by himself.
Tom muhtemelen bunu daha sonra yapacak, değil mi?Tom is likely to do that soon, isn't he?
Bunu kendi başına yapacak kadar yeterince yaşlısın, değil mi?You're old enough to do that by yourself, aren't you?
Bunu kendi başına yapacak kadar büyüksün, değil mi?You're old enough to do that on your own, aren't you?
Tom'un yapacak bir işi vardı.Tom had a job to do.
Tom'un yapacak ev ödevi var.Tom has homework to do.
Bu ilaç seni uykulu yapacak.This medicine will make you sleepy.
Pazartesi günü ne yapacaksın?What are you going to do on Monday?
Tom bunu henüz yapmadı, ama çok yakında yapacak.Tom hasn't done that yet, but he'll do it pretty soon.
Ee şimdi ne yapacaksın?So what are you going to do now?
Görünüşe göre Tom bunu yapacak.It seems Tom will do that.
Sanırım bunu yarın yapacaktın.I presume that you'll do that tomorrow.
Gelecek pazartesi ne yapacaksın?What'll you be doing next Monday?
Şu an yapacak işim var.I've got work to do right now.
Tom muhtemelen bunu yapacak, değil mi?Tom is likely to do that, isn't he?
Tom senin için bunu yapacaktır muhtemelen.Tom will likely do that for you.
Tom bunu farklı biçimde yapacak.Tom will do that differently.
Tom bunu daha farklı yapacak.Tom will do that differently.
Tom bizim için her şeyi yapacaktır.Tom will do everything for us.
Yapacak başka bir şey olduğunu bilmiyordum.I didn't know that there was anything else to do.
Bu konuda bir şeyler yapacak mısın?Will you do anything about that?
Tom muhtemelen bunu yapacaktır.Tom would probably do that.
Yapacak başka şeyin yok mu senin?Don't you have anything else to do?
Bu konuda bir şeyler yapacak.He is going to do something about it.
Yarın kahvaltıyı erken yapacak.He will have breakfast early tomorrow.
Cüzdanını kaybedince yapacak bir şeyi kalmamıştı.When he lost his wallet, he was out of luck.
İnsanın yapacak bir şeyi olunca zaman daha hızlı geçiyor.Having something to do makes the time pass more quickly.
Yapacak bir şey olunca vakit daha çabuk geçiyor.Having something to do makes the time pass more quickly.
Sen ve Tom ne yapacaksınız?What are you and Tom going to do?
İktidarda kalmak için her şeyi yapacaklar.They'll do anything to stay in power.
Yapacak tonla işim var.I have a ton of stuff to do.
Robotlar her şeyi yaparsa insanlar ne yapacak?If robots do everything, what then will humans do?
Felix'in ertesi sabaha kadar yapacak bir şeyi yoktu.Felix didn't have anything to do until the next morning.
"Haldun Dormen: 'Sil baştan yapacak gücüm var!'"."Haldun Dormen: 'Sil baştan yapacak gücüm var!'".
Irak'ta kalırlarsa ne yapacaklar?What will they do if they stay in Iraq?
Herakleios Balkanlar için daha az şey yapacaktı.Heraclius would do even less for the Balkans.
Altı gün çalışacak, bütün işlerini yapacaksın.Six days shall you work and perform all of your labors.
Mevsim kıştı ve tarlalarda yapacak çok az iş vardı.It was winter and there was little to be done in the fields.
Askerler diplomatik bir olay kaçınılmaz olabileceğinden ne yapacaklarını bilmiyorlardı.The protagonists did not know what to do since a diplomatic episode could be inevitable.
Dawn, artık ne yapacaklarını sorar ve Buffy gülümser.Dawn asks what their next move is and Buffy smiles.
RDS 1988'de bir sonraki İrlanda Eurovision üretimine ev sahipliği yapacak.The RDS would go on to host the next Irish Eurovision production in 1988.
Yarışmacılar kendi şarkılarının bir dakikalık demo kaydını yapacaklar.The contestants recorded a one-minute demo of their respective songs.
11. Oyunlar'a ev sahipliği yapacak olan Brazzaville 2015 bu yeni adıyla başladı.The 11th edition of Brazzaville 2015 started under this new name.
Fransız oyuncu Isabelle Huppert bu yıl Jüri başkanlığını yapacaktır.French actress Isabelle Huppert was the President of the Jury.
Örneğin March-Zehnder interferometresi bunu yapacaktır.For example, a misaligned Mach–Zehnder interferometer will do this.
Erişim tarihi: 3 Kasım 2008. ^ "GÜLSE BİRSEL, AVRUPA YAKASI BİTİNCE NE YAPACAK?". medyatava.com."GÜLSE BİRSEL, AVRUPA YAKASI BİTİNCE NE YAPACAK?". medyatava.com.
15 Aralık 2015 tarihinde UEFA, Euro 2016 için görev yapacak on sekiz hakemi duyurmuştur.On 15 December 2015, UEFA named eighteen referees for Euro 2016.
Başlangıcı ne yapacaksınız?What is Initiation?
Bir gün beni öyle yapacaklar."I believe that one day this will happen.”
Ocak 2013'te Charlie Hebdo, Muhammed'in hayatı hakkında bir çizgi roman yapacaklarını açıkladı.In January 2013, Charlie Hebdo announced that they would make a comic book on the life of Muhammad.
Bazı elektrik şirketleri şebekeye enjekte edilen elektrik için ödeme yapacaktır.Some electricity companies pay for electrical power that is injected into the grid.
Aynı hafta çıkmasa da bunu yapacak kadar çaresiz değilim.I'm also not that desperate to do it on the same week.
Bir şey yapacaksanız onu yakın da, Tanrılarınıza yardım etmiş olun!' dediler.Consider them your friends and help them any way you can."
Avluya inen grup, zemin kattan eve giriş yapacaktı.The team in the courtyard was to enter the house from the ground floor.
Microsoft, Windows XP'yi XO başına 3 $ 'lık satış yapacaklarını açıkladı.Microsoft announced that they would sell them Windows XP for $3 per XO.