Ana içeriğe geç
Sözlük

yapacak ile cümle

yapacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yarın onu yapacak.Tom will do that tomorrow.
Kim bizim için yemek yapacak?Who's going to cook for us?
Tom onu Pazartesi günü yapacak.Tom will do that on Monday.
Tom onu hemen şimdi yapacak.Tom will do that right now.
Tom onu Mary ile yapacak.Tom will do that with Mary.
Onu Tom yapacak, değil mi?Tom will do that, won't he?
Tom onu tek başına yapacak.Tom will do that by himself.
Tom onu hemen yapacak.Tom will do that right away.
Tom sonunda onu yapacak.Tom will eventually do that.
Tom onu tek başına mı yapacak?Will Tom do that by himself?
Tom onu bir daha yapacak mı?Will Tom ever do that again?
Sonunda, Tom onu yapacak.Eventually, Tom will do that.
Bunu yapacak zamanımız yoktu.We didn't have much time to do that.
Tom gelecek pazartesi onu yapacak.Tom will do that next Monday.
Tom onu çok geçmeden yapacak.Tom will do that pretty soon.
Tom onu sonunda yapacak.Tom will do that, eventually.
Tom onu ne zaman yapacak?When is Tom going to do that?
Sanırım bunu Tom da yapacak.I think Tom will do that, too.
Sanırım Tom bunu yapacak.I think that Tom will do that.
Tom onu yine yapacak.Tom is going to do that again.
Tom sonunda bunu yapacak, ama muhtemelen yakın zamanda değil.Tom will eventually do that, but probably not anytime soon.
O yapacak çok aptalca bir şeydi.That was a very stupid thing to do.
Tom için onu kim yapacak?Who's going to do that for Tom?
Onu yapacak mükemmel yeri biliyorum.I know the perfect place to do that.
Tom bütün gün onu yapacak mı?Will Tom be doing that all day?
O gerçekten yapacak aptalca bir şeydi.That really was a stupid thing to do.
Belki Tom onu Mary için yapacaktır.Maybe Tom will do that for Mary.
Tom sonunda bunu yapacak.Tom is finally going to do that.
Tom bunu yapacak kadar yaşlı değil.Tom isn't old enough to do that.
Sanırım Tom onu önümüzdeki hafta Boston'da yapacak.I think Tom is going to do that in Boston next week.
Tom, Mary, John ve Alice hepsi onu yapacak.Tom, Mary, John and Alice are all going to do that.
Son günlerde onu yapacak zaman bulamadım.I haven't been able to find time to do that recently.
Ona söylediğimi yapacak.He will do what I tell him.
Ona ne söylersem yapacak.She will do what I tell her.
Ona söylediğim şeyi yapacak.She will do what I tell her.
Onlara ne söylediysem yapacaklar.They will do what I tell them.
Onlara söylediklerimi yapacaklar.They will do what I tell them.
Tom sonunda bize yapacağını söylediği şeyi yapacak.Tom is finally going to do what he told us he'd do.
Sanırım Tom bunu tekrar yapacak.I think Tom will do that again.
Tom bunu tekrar yapacak.Tom will do it again.
Tom, sırası geldiğinde bunu yapacaktırTom will do that when his turn comes.
Sanırım Tom bugün bunu yapacak.I think Tom is going to do that today.
Tom'un halen yapacak çok işi var.Tom still has a lot of things to do.
Tom yapması gereken her şeyi yapacaktır.Tom will do whatever has to be done.
Tom bu öğleden sonra bunu yapacak.Tom will do that later this afternoon.
Tom bundan böyle bunu bu şekilde yapacaktır.Tom will do that this way from now on.
Tom bunu yapacak kadar yaşlı değil, değil mi?Tom isn't old enough to do that, is he?
Tom bunu ona söylediğim gibi yapacak.Tom will do that the way I told him to.
Neden Tom onu yapacak kişi olamadı?Why couldn't Tom be the one to do that?
Tom bunu tek başına yapacak kadar yeterince yaşlı.Tom is old enough to do that by himself.
Tom, bunu kendi başına yapacak kadar büyük.Tom is old enough to do that on his own.
Tom bunu tekrar yapacak, oldukça eminim.Tom will do that again, I'm pretty sure.
Sence Tom bir daha böyle yapacak mı?Do you think Tom will ever do that again?
Sanırım Tom bunu yarın yapacak.I think Tom is going to do that tomorrow.
Tom ve Mary bunu birlikte yapacaklar.Tom and Mary will be doing that together.
Bunu yapmak için ona para verirsen Tom bunu yapacaktır.Tom will do that if you pay him to do it.
Tom'un yapılması gereken her şeyi yapacak kadar zamanı vardı.Tom had enough time to do everything that needed to be done.
Tom yapılması gerekeni yapacak kadar zamanı olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough time to do what had to be done.
Tom'un bunu yapacak kadar yaşlı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is old enough to do that.
Tom yapacak çok şeyin kaldığını fark etti.Tom realized there was a lot left to do.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod