yapacağım ile cümle
yapacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ne yapacağımızı biliriz.We know what to do.
Ben bir film yapacağım.I'm making a movie.
Onu daha sonra yapacağım.I'll do that later.
Onu senin için yapacağım.I'll do it for you.
Söylediğiniz gibi yapacağım.I'll do as you say.
Sana iyi ödeme yapacağım.I'll pay you well.
Ben sadece onu yapacağım.I'll do just that.
Geri kalanını yapacağım.I'll do the rest.
Ben de onu yapacağım.I'll do it, too.
Bunu yapacağım.I'll do this.
Sabah ilk iş bunu yapacağım.I'll do it first thing in the morning.
Onu başka bir zamanda yapacağım.I'll do it some other time.
Ne dersen de, ben bunu kendi yöntemimle yapacağım.No matter what you say, I'll do it my way.
Yapacağım şey Fransızca çalışmak.What I'm going to do is study French.
Onu meşgul olmadığım zaman daha sonra yapacağım.I'll do that later when I'm not so busy.
Belki bugün biraz şekerleme yapacağım.Perhaps I'll make some candy today.
Sahip olduğumuz tek sorun tüm bu çöplerle ne yapacağımızdır.The only problem we have is what to do with all this garbage.
Bir dahaki sefere ne yapacağıma karar vermek en büyük sorunumdur.My biggest problem is deciding what to do next.
Ne yapacağımı gerçekten bilmiyordum.I didn't really know what to do.
İlk işi yarın yapacağım.I'm going to do that first thing tomorrow.
Mantıklı bir şey yapacağım.I'll do anything within reason.
Bunu en kısa sürede yapacağım.I'll do it as soon as I can.
Bunu elimden geldiği kadar çabuk yapacağım.I'll do it as soon as I can.
Yapmam gerekeni yapacağım.I'll do what I need to do.
Ben onun dışında herhangi bir şeyi yapacağım.I'll do anything but that.
Ondan sonra ne yapacağımı bilmiyordum.I didn't know what to do after that.
Şaşırdım. Şimdi ne yapacağım?I'm confused. What am I going to do now?
Tom'un yokluğunu açıklamak için ne yapacağımı bilemez haldeydim.I'm at a loss to explain Tom's absence.
Bana ne yapacağımı söylemeni bekliyordum.I was hoping you'd tell me what you wanted me to do.
Önce banyo yapacağım.I'm going to take a bath first.
Ne yapacağımdan gerçekten emin değilim.I'm not really sure just what to do.
Ne yapacağıma karar veremedim.I couldn't decide what to do.
Ne yapacağıma karar veremiyorum.I can't decide what to do.
Çaresizim. Ne yapacağımı bilmiyorum.I'm desperate, I don't know what to do.
Bana ne yapacağımı söylemeyi bırak. Sen benim annem değilsin.Stop telling me what to do. You're not my mom.
Bunu zaten yapacağım.I'll do it anyway.
Ben onu basit yapacağım.I'll make it simple.
Seninle bir anlaşma yapacağım.I'll make you a deal.
Sana bir içki yapacağım.I'll make you a drink.
Tamam, Ben onu yapacağım.All right, I'll do it.
İşte yapacağımız şey.Here's what we're going to do.
Bu konuda ne yapacağımız hakkında konuşalım.Let's talk about what we're going to do about it.
Belki onu yapacağım.Maybe I'll do that.
Tom'a onu yapacağımı söyle.Tell Tom I'll do it.
Burada yapacağımızın hepsi bu kadar.That's all we do here.
O yapacağım şeydir.That's what I'll do.
O zaman ne yapacağımı düşünüyorsun?What do you think I'll do then?
Ben intikam almak için ne gerekiyorsa yapacağım.I will do whatever it takes to have my revenge.
Bugün pazartesi, bu yüzden pazartesi günü her zaman yaptığımı yapacağım.Today is Monday, so I'll do what I always do on Monday.
Bunu nasıl yapacağımı zaten biliyorum.I already know how to do that.
Hızlı bir denetim yapacağım.I'll do a quick check.
Başka bir şey yapacağım.I'll do something else.
Mezun olduktan sonra ne yapacağımdan emin değilim.I'm not sure what I'll do after I graduate.
Gelecek sefer ne yapacağımdan emin değilim.I'm not sure what to do next.
Şimdi ne yapacağımdan emin değilim.I'm not sure what to do now.
Eğer istersen her gün öğle yemeğini yapacağım.If you want me to, I'll make you lunch every day.
Yapacağım tam olarak budur.That's exactly what I would do.
Gelecek sefer ne yapacağımızı biliyoruz.We know what to do next.
Daha sonra ne yapacağımızı bilmemiz gerekiyor.We need to know what to do next.
Yapmak zorunda olduğun şeyi yaparsın ve yapmak zorunda olduğum şeyi yapacağım.You do what you have to do, and I'll do what I have to do.