yapacağım ile cümle
yapacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Una prima mía murió de SIDA, dejó una huérfana, así que dije, bueno, ¿qué vamos a hacer con ella?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Un de mes cousins est mort du SIDA et a laisse un orphelin Donc on s'est dit, on va faire quoi d'elle?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Un mio cugino è morto di AIDS, lasciando un'orfana così ci siamo detti, e ora che facciamo con lei?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Мой братовчед почина от СПИН, остави сираче, и ние си казахме, добре, какво ще правим с нея?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Моя двоюродняя сестра умерла от СПИДа, оставила дочь сиротой, и мы сказали, что же мы будим с ней делать?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.בת דודה שלי מתה מאיידס, השאירה יתומה, אמרנו, טוב, מה נעשה איתה?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.قريبي توفى بسبب الأيدز ، وقد ترك بنتا يتمية ، لذا قلنا ، حسناً ، ماذا يمكن ان نفعل لها ؟
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.残された子どもを 母が引き取りました
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Azt válaszolja, "Megveszem, de le is fogom másolni."
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Cô bảo: "Tôi sẽ mua nó, nhưng tôi cũng chuẩn bị làm một cái như thế"
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Dia berkata, " Saya akan membelinya, tapi saya juga akan menirunya.
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Ea răspunde: "O cumpăr, dar intenționez să fac și replici după ea".
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Ela diz: "Eu compro-o, mas também o vou reproduzir".
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."E lei: "Certo che la compro, e la voglio anche ricopiare."
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Ella contesta, 'Me la compraré, pero también la voy a copiar".
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Elle répond, "Je vais l'acheter, mais je vais aussi la reproduire."
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."그러자 그녀는, "살거야, 하지만 거기에다 난 이 옷을 복제할거야."
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Odpowiada: "Kupię, ale potem ją skopiuję."
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Sie sagt. "Ich kaufe sie ja, aber ich werde sie auch nachbilden."
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Zegt zij: "Ik koop het, maar ik ga het ook namaken."
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Εκείνη απαντά: "Θα το αγοράσω, αλλά θα το αντιγράψω κιόλας".
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."И Миучча ответила: "Купить-то куплю, но я также сделаю копию".
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Прада відповіла: "Я його куплю, але я також хочу зробити його копію."
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."Тя отвръща: "Ще го купя, но също и ще го копирам".
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."היא אמרה: "אני אקנה אותו אבל אני גם אעתיק אותו"
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."أجابت، " سوف اشتريها، لكنني أيضا سأقوم بتكرارها."
"Alacağım" diyor, "bir de taklidini yapacağım."皆さんの中に学者の方がいたら
(Alkış) Benim yapacağım bu tarz bir şey bu olurdu, Beethoven'dan daha iyi olmasına gerek yok.Đó là những gì tôi sẽ làm, và không cần phải hay hơn Beethoven.
(Alkış) Ve şunu söyleyebilirim ki, birazdan yapacağım şey.(Aplausos)
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Aber in Amerika wusste ich nicht, was ich tun sollte, weil ich diese überwältigende Freiheit hatte.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Ale nevedel som, čo v Amerike robiť, pretože som mal túto úplnú slobodu.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Ale v Americe jsem najednou nevěděl, co dělat, protože jsem měl tu ohromující svobodu.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Dar în America nu ştiam ce să fac, pentru că aveam această libertate copleşitoare.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.De Amerikában nem tudtam mit tehetnék, mert volt ez a túláradó szabadságérzetem.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.하지만 막상 미국에 오니 뭘 해야할지 몰랐습니다. 너무 많은 자유가 주어졌기 때문이죠.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Maar in Amerika wist ik niet wat te doen, omdat ik zo'n overweldigende vrijheid had.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Ma in America, non sapevo cosa fare, perché avevo così tanta libertà da sentirmi sopraffatto.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Mais en Amérique, je ne savais pas quoi faire, parce que j'avais une liberté étouffante.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Mas na América, eu não sabia o que fazer porque eu tinha esta liberdade esmagadora.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Nhưng ở Mỹ, tôi đã không biết phải làm gì, khi tôi có được sự tự do bất ngờ này.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Pero en EE.UU. no sabía qué hacer, porque tenía esta abrumadora libertad.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Tapi di Amerika, saya tidak tahu harus berbuat apa, karena saya kewalahan akan kebebasan ini.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.W Ameryce nie wiedziałem, co robić, bo miałem ogromną wolność.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Στην Αμερική, όμως, δεν ήξερα τι να κάνω... καθώς είχα υπερβολική ελευθερία.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Але в Америці я не знав, що робити, бо мав цю приголомшливу свободу.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Но в Америке я не знал, что делать, потому что я получил эту чрезвычайную свободу.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.Но когато дойдох тук, не знаех какво да правя, защото имах толкова много свобода!
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.אבל באמריקה, לא ידעתי מה לעשות, כי היה לי החופש המהמם הזה.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.و لكن في أمريكا، لم أكن أعرف ماذا سأفعل وذلك بسبب الحرية الكبيرة التي كانت لدي
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.あふれんばかりの 自由があったからです 僕の養父は あの夕食で 指針を示して
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.但喺美國,我迷失咗,我唔知應該做咩 因為突然間我得到咁多自由
Ama ben bu videoda daha kolay yoldan nasıl yapacağıma odaklanacağım.하지만 여기서는 나눗셈을 빠르게 계산해봅시다
Ama ben bu videoda daha kolay yoldan nasıl yapacağıma odaklanacağım.焦点を当てたいと思います. そしてなぜそれでよいかわかってもらえたら嬉しいです.
Ama bir deneme yapacağım.Aber ich werd es einfach mal versuchen.
Ama bir deneme yapacağım.Ale spróbuję.
Ama bir deneme yapacağım.Ale urobím pokus.
Ama bir deneme yapacağım.Ale zkusím to teď.
Ama bir deneme yapacağım.Dar am să fac o încercare.
Ama bir deneme yapacağım.De tegyünk egy próbát.
Ama bir deneme yapacağım.그러나 한번 해 보겠습니다.