yapacağım ile cümle
yapacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Nasıl giriş yapacağımı biliyorum.I know how to make an entrance.
Ben sizin durumunuzda bir istisna yapacağım.I'll make an exception in your case.
Ben bunu kısa yapacağım.I'll make this brief.
Her şeyi yapacağım.I'm going to make everything.
Ben bunu çabuk yapacağım.I'll make this quick.
Tom'u ikna etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do everything in my power to convince Tom.
Tom hakkında ne yapacağımı çözemiyorum.I can't figure out what to make of Tom.
Tom'la konuşman için düzenlemeler yapacağım.I'll make arrangements for you to speak with Tom.
Bak, hakkında endişe duymak zorunda olduğumuz şey Tom hakkında ne yapacağımızdır.Look, what we have to worry about is what we're going to do about Tom.
Ben zaten ne yapacağımı biliyorum.I already know what I'm going to do.
Sen bana ne yapacağımı söyleyecek durumda değilsin.You're in no position to tell me what to do.
Bunu doğru yapacağım.I'm going to make this right.
Bu onu ne zaman yapacağımdır.That's when I'll do it.
Tom hakkında ne yapacağım?What am I going to do about Tom?
Cookie için bir köpek kulübesi yapacağım.I'm going to build a doghouse for Cookie.
Herhangi bir soruna sebep olmamak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best not to cause any trouble.
Onu nasıl yapacağımı bilseydim, onu kendim yapardım.If I had known how to do it, I would've done it myself.
İstediğiniz gibi yapacağım.I'll do as you wish.
Bunu yapabilirsem yapacağım.I'll do it if I can.
Sen iyi bir müşterisin, bu yüzden elimden geleni yapacağım.You're a good customer, so I'll do what I can.
Bundan sora ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what I'm going to do from now on.
Yapacağım hiç bir şey yoktu.There was nothing for me to do.
Hâlâ ne yapacağımıza karar vermedik.We still haven't decided what to do.
Hâlâ ne yapacağımızı anlamaya çalışıyoruz.We're still trying to figure out what to do.
Ne yapacağımı bilmediğimi zaten söyledim.I already said I don't know what to do.
Onu daha sonra yapacağımı düşündüm.I thought I'd do that later.
Tom bunu nasıl yapacağımızı görmek istiyor.Tom wants to see how we'll do this.
Bunu nasıl yapacağımı hatırlamıyorum.I don't remember how to do this.
Tom onu nasıl yapacağımızı bize söyleyebilir.Tom might be able to tell us how to do that.
Onu nasıl yapacağımı biliyorum.I know how to do that.
Sanırım onu nasıl yapacağımı biliyorum.I think I know how to do that.
Onu nasıl yapacağımı bilmediğimi zaten söyledim.I already said I don't know how to do that.
Senin için bir şey yapacağım.I'll do anything for you.
Bir deneme daha yapacağımı düşündüm.I thought I'd give it another try.
Bunu nasıl yapacağımı lütfen bana söyleyebilir misin?Could you please tell me how to do this?
Bunu ya seninle ya sensiz yapacağım.I'll do this, with or without you.
Ben bu mektupla ne yapacağım?What am I gonna do with his letter?
2.30'a kadar orada olmak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to be there by 2:30.
2.30'a kadar raporu hazırlamak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to have the report ready by 2:30.
Bunu yarın yapacağım.I'll do this tomorrow.
Ne yapacağım, Tom?What am I going to do, Tom?
Onu senin için yapacağım, Tom.I'll do that for you, Tom.
Elimden geleni yapacağım, Tom.I'll do what I can, Tom.
Bunu nasıl yapacağımı bana gösterirsen gelecek sefer onu tek başıma yapabilirim.If you showed me how to do it, I could do it by myself next time.
Bunu nasıl yapacağımı bana gösterdiğin için teşekkürler.Thanks for showing me how to do this.
Neden öyle bir şey yapacağımı düşünüyorsun?Why do you think that I would do something like that?
Onu nasıl yapacağımdan oldukça emin değilim.I'm not quite sure how to do that.
Aynısını yapacağım.I'll do the same.
Onu önümüzdeki pazartesi yapacağım.I'll do that next Monday.
Bunu elle yapacağım.I'll do it manually.
Onu nasıl yapacağımı bilmiyordum.I didn't know how to do it.
Onu hemen yapacağım.I'll do that immediately.
Tom'u yardım etmeye ikna etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to persuade Tom to help.
Evet, yapacağım budur.Yeah, that's what I'll do.
Bu yapacağım bir sonraki şey olacak.That'll be the next thing we do.
Evet, yapacağım şey bu.Yeah, that's what I'd do.
Düğün pastası yapacağım.I made the wedding cake.
Sanırım kahvaltı yapacağım.I think I'll have breakfast.
Tom kesin olarak ne yapacağımı biliyor.Tom knows exactly what to do.
Bunu bana nasıl yapacağımı söyleyen kişi Tom.Tom is the one who told me how to do it.