yapabileceğim ile cümle

yapabileceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un yapamadığı yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do that Tom can't.
Sana yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there something I can do to help you?
O, yapabileceğimiz bir şey gibi görünüyor mu?Does that seem like something we can do?
Yapabileceğim daha fazla bir şey olmadığından emin misin?Are you sure there's nothing more I can do?
Yardım etmek için yapabileceğim başka bir şey olmadığından emin misin?Are you sure there's nothing else I can do to help?
Tom'u kurtarmak için kesinlikle yapabileceğim hiçbir şey yoktu.There was absolutely nothing I could do to save Tom.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey varsa, lütfen sadece iste.If there's anything I can do to help, please just ask.
Şu anda yapabileceğimiz her şeyi yaptık.We've done everything we can right now.
Yapabileceğimizi yapıyoruz.We're doing what we can.
Tüm yapabileceğimizi yapıyoruz.We're doing all we can.
Onu yapabileceğimizi düşündük.We thought we could do it.
Sizin için daha fazla ne yapabileceğimi bilmiyorum.I don't know what more I can do for you.
Tom için daha fazla ne yapabileceğimi bilmiyorum.I don't know what more I can do for Tom.
Bu konuda ne yapabileceğime bakalım.I'll see what I can do about that.
Şu anda onu yapabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can do that just now.
Onu yapabileceğimi Tom'a kanıtlamak zorundaydın.I had to prove to Tom that I could do it.
Yardım etmek için daha fazla ne yapabileceğimi bilmiyorum.I don't know what more I can do to help.
Ne yapabileceğimi düşündüğünü bilmiyorum.I don't know what you think I can do.
Onu yapabileceğimi düşünüyor musun?Do you think I can do it?
Tom için yapabileceğim daha fazla bir şey yok.There's nothing more I can do for Tom.
Bunu yapabileceğimi gerçekten düşünüyor musun?Do you really think I can do it?
Sana yardım etmek için yapabileceğim bir şey olmadığını anlamak zorundasın.You have to understand that there's nothing I can do to help you.
Hâlâ onu yapabileceğimi düşünmüyorsun, değil mi?You still don't think I can do it, do you?
Bu konuda ne yapabileceğimizden emin değilim.I'm not sure what we can do about that.
Bunu yapabileceğimi sanmıyorsun, değil mi?You don't think I can do this, do you?
Yapabileceğim bir şey olursa beni ara.Call me if there's anything I can do.
Bunu yapabileceğimi düşünmüyorsun, değil mi?You don't think I can do it, do you?
Yapabileceğimiz her şeyi yaptık.We've done everything we can do.
Ne yapabileceğime dair hiç bir fikrin yok.You have no idea what I can do.
Ne yapabileceğimizi gördün.You've seen what we can do.
Tom onu yapabilirse, ben de onu yapabileceğimden eminim.If Tom can do it, I'm sure I can do it, too.
Hiç kimsenin bana vücudumla ne yapabileceğimi ve ne yapamayacağımı söylemeye hakkı yok.No one has the right to tell me what I can and can't do with my body.
Yardım etmek için ne yapabileceğimizi görelim.Let's see what we can do to help.
Bütün yapabileceğim denemek.All I can do is try.
Tüm yapabileceğim denemek.All I can do is try.
Bunu yapabileceğimizden emin misin?Are you sure we can do this?
Yapabileceğimizin hepsi bu, şimdilik.That is all we can do, so far.
Daha iyi yapabileceğimizden eminim.I'm sure we can do better.
ne yapabileceğimi göstereyim.Let me show you what I can do.
Herhangi birinin yardımı olmaksızın onu yapabileceğimi düşündüm.I thought I could do it without anybody's help.
Bunu yapabileceğimi düşündüm.I thought I could do it.
Sadece Tom'a yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey olmasını diliyorum.I just wish there was something we could do to help Tom.
Keşke Tom'a yardım etmek için yapabileceğim bir şey olsa.I wish there was something we could do to help Tom.
Yardım etmek için ne yapabileceğimizi öğrenelim.Let's find out what we can do to help.
"Neden bunu yaptın?" "Yapabileceğim için.""Why did you do it?" "Because I could."
Bu şimdilik yapabileceğimiz en iyi şey.It's the best we can do for now.
Tom'u bulmak için yapabileceğimiz her şeyi yapacağız.We'll do everything we can to find Tom.
Bunu Tom'suz yapabileceğimi umuyordum.I was hoping we could do this without Tom.
Tüm yapabileceğim bu.That's all I can do.
Tom için yapabileceğimiz daha fazla bir şey var mı?Is there any more we can do for Tom?
O sorun hakkında yapabileceğimiz bir şey yok.There's nothing we can do about that problem.
Onun hakkında yapabileceğimiz bir şey yok.There's nothing we can do about that.
Tom hakkında yapabileceğimiz bir şey yok.There's nothing we can do about Tom.
Senin için yapabileceğim bir şey olursa, sadece bana bildir.If there's ever anything I can do for you, just let me know.
Bu kadar. Yapabileceğim her şeyi yaptım.That's it. I've done everything I can.
Yapabileceğimin en iyisi bu.That's the best I can do.
Bu kadar kısa sürede bunu yapabileceğimizi sanmıyorum.I don't think we can do it that soon.
Ne yazık ki yapabileceğim çok az şey var.I'm afraid there is very little I can do.
Başka ne yapabileceğimi bilmiyorum.I don't know what else I can do.
Yapabileceğimiz her şeyi önceden yaptık.We've already done everything we can do.
İlgili Sayfalar