yapabileceğim ile cümle
yapabileceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün bir anlaşma yapabileceğimizi umuyorum.I hope we can make a deal today.
Bunu daha ne kadar yapabileceğimi bilmiyorum.I don't know how much longer I can do this.
Sadece benim yapabileceğimi yaparım.I just do what I can do.
Henüz onu yapabileceğimi sanmıyorum.I just don't think I can do it.
Gelecek sefer daha iyi yapabileceğimi biliyorum.I know I can do better next time.
Daha iyi yapabileceğimi biliyorum.I know I can do better.
Daha fazlasını yapabileceğimi biliyorum.I know I can do more.
Onu zamanında yapabileceğimi biliyorum.I know I can make it on time.
Önerdiğinin bu olmadığını biliyorum ama bütün yapabileceğim buydu.I know it's not what you suggested, but it was all I could do.
Ona yapabileceğimiz bir şeyin eğlenceli olabileceğini biliyorum.I know one thing we could do that might be fun.
Bizim yapabileceğimiz yardım edebilecek bir şey biliyorum.I know one thing we could do that might help.
Yarın yapabileceğimiz gerçekten eğlenceli bir şey biliyorum.I know something really fun we can do tomorrow.
Bunu senin partine yapabileceğimizi umuyorum.I hope we can make it to your party.
Yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledim.I said there was nothing we could do.
Ben bunu yapabileceğimi düşünüyorum.I think I can do it.
Bugün yapabileceğim her şeyi yaptım.I've done all that I can do today.
Profesörle görüşürsek bunu uygun şekilde yapabileceğimizden eminim.I'm sure that we would be able to do this properly if we discuss it with the professor.
Tom'un yardımını alırsak bunu yapabileceğimizden eminim.I'm sure we'd be able to do this if we had Tom's help.
Bunu nasıl daha etkili biçimde yapabileceğimize dair bir fikrim var.I have an idea how we can do this more efficiently.
Ayrılmadan önce senin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do for you before I leave?
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey olmalı eminim.I'm sure there must be something I can do to help.
Üzgünüm, sizin için yapabileceğim başka bir şey yok.I'm sorry, there's nothing more I can do for you.
Üzgünüm ama o konuda yapabileceğim hiçbir şey yok.I'm sorry, but there's nothing I can do about it.
Üzgünüm, yardım etmek için yapabileceğim bir şey yok.I'm sorry, there's nothing I can do to help.
Üzgünüm, senin için yapabileceğim bir şey yok.I'm sorry, there's nothing I can do for you.
Yardım etmek için ne yapabileceğime bakacağım.I'm going to see what I can do to help.
Keşke yapabileceğim bir şey olsa.I wish there was something I could do.
Ben üzgünüm, benim yapabileceğim hiçbir şey yok.I'm sorry, there's nothing I can do.
Korkarım ki yapabileceğim en iyi bu.I'm afraid that's the best I can do.
Onu 2.30'a kadar yapabileceğimizi düşündüm.I thought we could make it by 2:30.
Onu yapabileceğimden hâlâ emin değilim.I'm still not sure I can do that.
Bunu benim için yapabileceğimi düşündüm.I thought you could do it for me.
Onu kendim yapabileceğim.I'll be able to do it on my own.
Tom'a bugün bunu yapabileceğimizi söyledim.I told Tom we could do it today.
Ne yapabileceğimi gördün.You've seen what I can do.
Ben, ne yapabileceğim konusunda buradayım.I'm here to do what I can.
Onu yapabileceğimden emin değilim.I'm not sure I can do it.
Bunu yapabileceğimi sana söyledim.I told you I could do it.
Yapabileceğimiz tek şey bu.It's the only thing we can do.
Yapabileceğim tek şey bu.It's the only thing I can do.
Neler yapabileceğimizi biliyorum.I know what we can do.
Keşke yapabileceğimiz başka bir şey olsa.I wish there was something else we could do.
Yapabileceğimizi yapacağız.We'll do our best.
Yapabileceğimiz tek şey beklemek.The only thing we can do is wait.
Tom'un bir iş bulmasına yardım etmek için yapabileceğim her şeyi yaptım.I did everything I could to help Tom find a job.
Bir istisna yapabileceğimizi sanmıyorum.I don't think we can make an exception.
Ona yardım etmek için yapabileceğim hiçbir şey yok.There's nothing I can do to help him.
Ona yardım etmek için yapabileceğim hiç bir şey yok.There's nothing I can do to help her.
Bütün yapabileceğimiz bu.That's all we can do.
Sanırım yapabileceğimiz bütün şey beklemek.I guess all we can do is wait.
Şimdilik bütün yapabileceğimiz bu.That's all we can do for now.
Bütün yapabileceğimiz beklemektir.All we can do is wait.
Bütün yapabileceğimiz ümit etmektir.All we can do is hope.
Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey var mı?Is there something we can do to help?
Bunu yapabileceğimizi düşünüyor musun?Do you think we can do it?
Yapabileceğimiz bir şey var.There is something we can do.
Onu şimdi yapabileceğimizi sana düşündüren ne?What makes you think you can do it now?
Bu yapabileceğimiz en iyisi mi?Is this the best we can do?
Tom'un yardımı olmadan bunu yapabileceğimizi düşünüyor musun?Do you think we can do this without Tom's help?
İstediğini yapabileceğime eminim.I'm sure I can do what you're asking.
İlgili Sayfalar