Ana içeriğe geç
Sözlük

yapa ile cümle

yapa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom şu anda onun hakkında hiçbir şey yapamaz.Tom can't do anything about that right now.
Tom bu akşam ne yapacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to do this evening.
Eğer acele ederse hâlâ onu zamanında yapabilir.Tom can still make it on time if he runs.
Tom muhtemelen senin için torpil yapabilir ve seni o okula alabilir.Tom can probably pull some strings for you and get you into that school.
Tom işini nasıl daha başarılı yapacağına dair çeşitli fikirler ileri sürdü.Tom came up with various ideas on how to make his business more successful.
Tom her zaman işleri aynı eski usülle yapar.Tom always does things the same old way.
Tom her zaman elinden geleni yapar.Tom always does his best.
Tom akşam yemeğinden önce neredeyse her zaman banyo yapar.Tom almost always takes a bath before dinner.
Tom'a zarar verecek bir şey yaparsan, seni öldürürüm.If you ever do anything to hurt Tom, I'll kill you.
Eğer Tom onu yaparsa, pişman olacağından emin.If Tom does that, he's sure to regret it.
Bunu yapabilmemin tek yolunun Tom'u bana yardım ettirmek olduğunu anladım.I've figured out that the only way I can do this is to get Tom to help me.
Tom'u hapishaneye koymak için yapmak zorunda olduğum her şeyi yapacağım.I'll do whatever I have to do to put Tom behind bars.
Tom'un gece boyunca bunu yapacağını düşünmedim, bu yüzden onun başucunun yakınında kaldım.I didn't think Tom would make it through the night, so I stayed by his bedside.
Tom Mary'ye ne yapacağını söyledi.Tom told Mary what to do.
Tom Mary'ye yapmak istediğini yapabileceğini söyledi.Tom told Mary that she could do whatever she wanted to do.
Tom Mary'ye istediğini yapabileceğini söyledi.Tom told Mary that she could do whatever she liked.
Tom Mary'ye onu nasıl yapacağını gösterdi.Tom showed Mary how to do it.
Tom onu nasıl yapacağını Mary'ye sormalı.Tom should ask Mary how to do it.
Tom sık sık Mary'nin ayak işlerini yapar.Tom often runs errands for Mary.
Tom Mary ne yaparsa yapsın o asla üzgün görünmez.Tom never seems to get upset no matter what Mary does.
Tom Mary'nin bir epilepsi krizi olduğunda ne yapacağını biliyor.Tom knows what to do when Mary has an epileptic seizure.
Tom Mary'nin işi iyi yapacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will do the job well.
Tom Mary'siz ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what he'd do without Mary.
Tom Mary'nin ne yapacağını kesin olarak bilmiyor.Tom doesn't know for certain what Mary is going to do.
Tom Mary'nin okulda yaptığının çok daha iyisini yapar.Tom does much better than Mary does at school.
Tom Mary'nin yardımı olmadan onu yapamazdı.Tom couldn't have done it without Mary's help.
Tom Mary'den hoşlanıyor numarası bile yapamaz.Tom can't even pretend to like Mary.
Tom Mary'yi jig dansı yaparken gördüğünde kahkahalara boğuldu.Tom burst out laughing when he saw Mary dancing a jig.
Tom Mary'nin yeni işinde iyi yapacağına inanıyor.Tom believes that Mary will do well in her new job.
Tom Mary'den ona bir sandviç yapıp yapamayacağını sordu.Tom asked Mary if she could make him a sandwich.
Tom ve Mary, bununla ilgili ne yapacaklarından pek emin değildir.Tom and Mary aren't quite sure what to make of this.
Tom ve Mary Sevgililer Günü'nde ne yapacakları hakkında konuşuyor.Tom and Mary are talking about what they'll do on Valentine's Day.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde bir yürüyüş yaparım.After dinner, I take a walk on the beach.
Şimdi ne yapacaksın?What are you going to do now?
Şimdi ne yapacaksınız?What are you going to do now?
Bir beyin onu yapabiliyorsa, bir bilgisayar onu yapabilir.If a brain can do it, a computer can do it.
Ben her gün iki saat egzersiz yaparım.I exercise for two hours every day.
Belki de bir anlaşma yapabiliriz.Maybe we can make a deal.
Sizin için ne yapabilirim?What can I do for you?
Yarın yapacak çok işim var.I have lots of work to do tomorrow.
Tom gitmek istedi fakat yapacak çok işi vardı.Tom wanted to go, but he had lots of things to do.
Tom başka bir şeye yapamayacak kadar çok yorgun olduğunu söyledi.Tom said that he was too tired to do anything else.
Tom'un yaptıklarını izlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I've got better things to do than to keep track of what Tom's doing.
Tom yapacak daha iyi bir şey olmadığı için, odasını temizlemeye başladı.For the lack of something better to do, Tom started cleaning his room.
Sana iyilik yapana nankörlük yapma.Never bite the hand that feeds you.
Senin aksine, ben onu onun için yapabilirim.I can do that for her, unlike you.
Piyangoyu kazanmış olsan ne yapardın?What would you do if you won the lottery?
Endişe etme, herkes hata yapar.Don't worry, everyone makes mistakes.
Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey varsa lütfen bize bildirmeye çekinme.If there's anything we can do to help, please don't hesitate to let us know.
Eğer gelmezse, o zaman ne yapacaksın?If he doesn't come, what will you do then?
Eğer o gelmezse, ne yapacaksın?If he doesn't come, what'll you do?
Yapacak çok iş var.There is a lot of work to do.
Tom'un yarın yapacağı bütün şey okula gitmektir.All Tom has to do tomorrow is go to school.
Ben yeni bir bloğa başladım. Sürdürmek için elimden geleni yapacağım.I started a new blog. I'll do my best to keep it going.
Önemli olan tek şey, işi yapabilip yapamayacağındır.The only thing that matters is whether or not you can do the job.
Bu herkesin yapabileceği bir şey değil.This is not something that anyone can do.
Ne düşünüyorsun, o bunu yapacak mı?What do you think, is she going to do it?
Ne yaparsak yapalım, biz dikkatli olmalıyız.Whatever we do, we must be careful.
İstersen, bunu kolayca yapabilirsin.If you want, you can easily do it.
Bunu kesinlikle yapacağım.I'll definitely do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod