yapıyorsan ile cümle
yapıyorsan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Semakin sulit untuk bersembunyi jika Anda melakukan hal-hal buruk.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Se va a hacer cada vez más difícil ocultar las cosas malas que se hacen.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Sta diventando più difficile nascondere le pratiche scorrette.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Ukrycie złych uczynków, staje się trudniejsze.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Uリポートのことを聞いてほしい
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Việc che giấu trở nên khó khăn hơn nếu bạn đang làm việc gì xấu.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Γίνεται όλο και πιο δύσκολο να κρυφτείς αν κάνεις κάτι κακό.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Если ты делаешь что-то плохое, скрыть это становится всё труднее.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Става все по-трудно да скриеш нещо, ако е нередно.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.Стає все важче приховати недобрі вчинки.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.נעשה יותר ויותר קשה להסתיר מעשים רעים.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.من الصعب أن تخفى شيئا إذا كنت تعمل أشياء سيئة.
Ne yapıyorsan devam et.Continua cu ce faceai.
Ne yapıyorsan devam et.Lanjutkan apa yang tadi kau lakukan.
Ne yapıyorsan devam et.Συνέχισε οτι έκανες.
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Anda harus menghentikan apa yang Anda lakukan sehingga Anda dapat menghadiri rapat ini."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Anh/chị phải ngừng lại để mà tham gia cuộc họp này."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Bare stop hvad end I er i gang med, så vi kan holde det her møde."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Hagyd abba, amivel éppen foglalkozol, hogy megtarthassuk a mítinget."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Ihr müsst einfach damit aufhören, damit wir das Meeting abhalten können."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "그냥 하던 것을 그만두고, 회의에 참석하도록 해요."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Proste to prestaňte robiť, a dostavte sa."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Przerwij to, żebyśmy mogli zrobić zebranie"
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Rozhodně to, co děláte, dělat přestaňte a pojďte na míting."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Sluta med det du håller på med, så att du kan vara med på detta mötet."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Smettete di fare ciò che stavate facendo, così venite in riunione."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Sólo dejen de hacer lo que están haciendo para que podamos tener esta reunión".
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. ""Só têm de parar o que estão a fazer, para terem esta reunião."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Stop waar je mee bezig bent om naar deze meeting te komen."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Trebuie sa va opriti din a face ceea ce faceati, pentru a putea avea aceasta sedinta."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Vous arrêtez de faire ce que vous faites pour qu'on puisse avoir cette réunion. "
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Πρέπει να σταματήσεις ό,τι κάνεις ώστε να παρευρεθείς στο συμβούλιο."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Просто бросьте сейчас все свои дела, чтоб мы смогли провести собрание."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Просто покиньте зараз все, щоб ми могли провести зустріч".
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "Трябва да спреш да го правиш и да дойдеш на срещата."
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "אתם צריכים להפסיק מה שאתם עושים כדי שתוכלו לבוא לישיבה".
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "فقط , توقفوا عن ما تفعلونه , لتتمكنوا من حضور هذا الاجتماع ".
Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "全員都合よく作業を中断できるのですか?
Ne yaptığınız umurumda değil. Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. ""Ne zanima me, kaj počneš, prekini z delom in pridi na sestanek".
Normalde her ay ödemeleri ödeme yapıyorsanız, Çünkü aylık faiz normalde bileşikler.Perche' normalmente paghi ogni mese, gli interessi di solito si accumulano a base mensile.
Normalde her ay ödemeleri ödeme yapıyorsanız, Çünkü aylık faiz normalde bileşikler.Protože pokud normálně platíte splátky každý měsíc, úrok se normálně skládá na měsíční bázi.
Normalde her ay ödemeleri ödeme yapıyorsanız, Çünkü aylık faiz normalde bileşikler.金利は通常、毎月化合物します。 6 % の関心を払っているとしましょう。
Ortak başvuru dahilinde bir meslek okuluna başvuru yapıyorsanız fazladan puan alırsınız.Du får också tilläggspoäng när du ansöker till en yrkesutbildning i den gemensamma ansökan.
Ortak başvuru dahilinde bir meslek okuluna başvuru yapıyorsanız fazladan puan alırsınız.Saat myös lisäpisteitä, kun haet yhteishaussa ammatilliseen koulutukseen.
Ortak başvuru dahilinde bir meslek okuluna başvuru yapıyorsanız fazladan puan alırsınız.También obtendrá puntos extra cuando realice una solicitud conjunta para la formación profesional.
Ortak başvuru dahilinde bir meslek okuluna başvuru yapıyorsanız fazladan puan alırsınız.تحصل على علامات إضافية إذا قدمت طلب انتساب للتعليم المهني بالانتساب المشترك.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Als je een film maakt, over welk onderwerp dan ook, stop er dan een boodschap in.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Bez względu na to, jaki jest temat filmu, musi on zawierać przekaz.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Deci dacă faci un film, nu contează despre ce, pune un mesaj acolo.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Donc, si vous tournez un film, quelque soit votre sujet, glissez-y un message.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Entonces, si estás haciendo una película, sin importar el tema, incluye un mensaje ahí.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.그래서 만약 여러분이 영화를 만들게 된다면 여러분의 주제가 무엇이든 상관없이 거기에 여러분의 메세지를 담으세요.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Quindi se stai facendo un film, qualunque sia l'argomento, mettici un messaggio.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Vậy nếu bạn đang làm một bộ phim, cho dù đề tài là gì, hãy truyền tải vào đó một thông điệp.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Wenn man also einen Film macht, egal was das Thema ist, sollte man eine Aussage reinbringen.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Затова, ако правиш филм, независимо каква е темата, влагаш вътре послание.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.אז אם אתה יוצר סרט, לא משנה הנושא אשר יהיה, תוסיף לתוכו מסר.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.لذلك إذا كنت تصنع فيلما , لا يهم ما هو موضوعك, ضع رسالتك هناك.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.伝えたいメッセージを 織り込むべきだと思う 女性:報告しなきゃいけないわ
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --Especialmente si respiras aire --