yapıyorsan ile cümle

yapıyorsan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çocuğunuz için de vatandaşlık başvurusu yapıyorsanız çocuğunuzun da kimlik doğrulamasına gelmesi gerekir.إذا كنت تطلب الجنسية لطفلك أيضاً، فيتوجب أن يأتي هو أيضاً للتعريف بهويته.
Çocuğunuz için de vatandaşlık başvurusu yapıyorsanız çocuğunuzun da kimlik doğrulamasına gelmesi gerekir.若您同时为子女申请国籍,子女也应一同进行验证。
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Jika kamu memproduksi stoking yang gampang kendor, maka orang-orang harus membeli stoking-stoking baru.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Om du tillverkar strumpor som har revor i sig så måste folk köpa nya strumpor.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Se produci calze che hanno difetti,la gente dovrà comprare altre calze.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Se você fabrica meias que desfiam, as pessoas terão que comprar outras.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Si vous fabriquez des chaussettes qui se trouent, les gens devront en acheter de nouvelles.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Wenn du Strümpfe herstellst die nach einiger Zeit Löcher haben, werden die Leute neue Strümpfe kaufen.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Αν κατασκευάσεις καλσον που έχουν τρύπες, οι άνθρωποι θα αγοράσουν αυτά τα καλσόν
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.でも、もしラリーが伝線しないストッキングを発明したなら、あなたの商売は上がったりになるか、あるいは
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.parce que si tu crées ton oeuvre: tu dois le faire.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.pilihan, karena jika Anda membuat pekerjaan Anda:
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.scelta, perché se fai il tuo lavoro devi farlo.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.Si estás haciendo tu trabajo: tienes que hacerlo.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.Wahl, denn wenn man an seiner Arbeit sitzt, muss man es tun.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.γιατί όταν δημιουργείς το έργο σου πρέπει να το κάνεις.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.ברירה, כי אם אתה עושה את העבודה שלך:
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?¿cuánto pueden gastar semanalmente en artículos discrecionales?
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?매주 얼마의 돈을 쓰는지 알아야 할 거고요
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?А якщо Ви продаєте клієнтам, які є батьками, то скільки вони мають на власні витрати щотижня?
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?ما هو إنفاقهم الأسبوعي على الأشياء الاختيارية؟
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?そして何を大切にし 何に刺激され
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.C'est fabuleux si vous le faites bien, et dévastateur si vous le faites mal.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Což je vzrušující, pokud se vám daří, a zdrcující, pokud ne.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Dat is fantastisch als het goed met je gaat, maar vernietigend als dat niet zo is.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Det er fantastisk, hvis det går dig godt, og meget nedslående, hvis det ikke går dig godt.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Det visar fyrahundra år av samhällsutveckling.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.È bellissimo quando ti va bene, ma altrimenti è devastante.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Eso es estimulante si te está yendo bien y muy aplastante si no.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Este extraordinar dacă te descurci bine, devastator dacă nu.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Ez nagyszerű, ha jól csináljuk, és lesújtó, ha rosszul.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Isso é entusiasmante, se tivermos sucesso, mas é esmagador se não tiverem.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.I to jest fantastyczne gdy idzie dobrze i przybijające gdy idzie źle.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Je povznášajúce ak sa vám darí, a veľmi zdrvujúce ak nie.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.우리가 잘 나가고 있다면 이건 고무적이지만 아니라면 타격이 크죠.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Menyenangkan sekali kalau Anda berhasil, sangat menyakitkan kalau Anda gagal.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.On riemastuttavaa, kun menee hyvin, mutta musertavaa, jos ei.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Sẽ rất vui nếu mọi việc đang diễn ra tốt đẹp với bạn, và sẽ thật đau đớn nếu ngược lại.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.To je zelo razveseljivo, če vam gre dobro, in zelo uničujoče, če vam ne gre.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Und das ist aufregend, wenn es einem gut geht, und sehr niederschlagend, wenn dem nicht so ist.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Αυτό είναι υπέροχο, εφ' όσον όλα πηγαίνουν καλά, και συντριπτικό στην αντίθετη περίπτωση.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Това е ободряващо, ако се справяме добре. Но е и много съкрушително, ако не се справяме.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Це може буде неймовірно захопливо, коли все вдається, і дуже ніщівно, коли ні.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Это приятно, если у тебя всё хорошо, и ужасно, если у тебя всё плохо.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.זה מלהיב אם אתה מצליח, ומאוד מרסק אם אתה לא.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.هذا امر مبهج بالنسبة لمن تسري اموره بشكل جيد، و امر محطم لمن لا تسري اموره بشكل جيد.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.そうじゃないと痛烈で エミール・デュルケームなど社会学者の分析によると
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.Ak robíte to, čo milujete, a ste v tom dobrí, čas potom plynie úplne inak.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.A pokud se věnujete něčemu, co zbožňujete a v čem jste dobří, čas ubíhá úplně jinak.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.En als je de dingen doet waar je van houdt, waar je goed in bent, krijgt tijd een compleet andere betekenis.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.Et si vous faites ce que vous aimez faire, pour laquelle vous êtes doué, le temps s'écoule différemment.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.Ha azt csinálod, amit szeretsz, amiben jó vagy, akkor az idő természete teljesen megváltozik.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.In če počnete nekaj, kar imate radi in v čemer ste dobri, gre čas po čisto drugačni poti.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.Jeśli robi się coś co się kocha, czas wydaje się inny.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.Jos teet jotakin, mitä rakastat, ja missä olet hyvä, aika kuluu eri tavalla.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.만약 일을 사랑하고, 또 잘 한다면 시간이 전혀 다르게 적용됩니다.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.Nếu bạn làm việc mình thích, việc bạn thành thạo, thì thời gian sẽ đi theo một hướng hoàn toàn khác.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.Och om du gör de saker som du älskar att göra, som du är bra på, tar tiden en helt annan mening.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.Og hvis du gør de ting, du elsker at gøre, at du er god til, tager tid en helt anden retning.
Eğer sevdiğiniz ve iyi yaptığınız bir iş yapıyorsanız zaman bile farklı işler.Şi dacă faci lucrul pe care-l iubești, la care ești bun, timpul se încadrează pe o altă orbită.

İlgili Sayfalar