Ne yapıyorsanız hemen bitirin.Just finish what you're doing.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.That's exhilarating if you're doing well, and very crushing if you're not.
Ve iyi yapıyorsanız, terfi, bir fırsat.And there's an opportunity of getting promoted if you're performing well.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.So if you're making a movie, no matter what your topic is, put in a message in there.
Ve size şunu söylüyorum, ne yapıyorsanız yapın, sabırlı olmalısınız.And I say to you, in whatever you're doing, you must be patient.
Ve tabi siz ödeme yapıyorsanız, buradaki değerleri negatif, eksi olarak alın. .And of course if you're paying out, these become negative numbers.
Ne yaptığınız umurumda değil. Ne yapıyorsanız onu bırakın ki bu toplantıya gelesiniz. "I don't care what you're doing, you've got to stop doing it, so you can have this meeting."
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.It's getting harder to hide if you're doing bad stuff.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.choice, cause if you're making your work: you have to do it.
Faiz -% 6 ödeme yapıyorsanız diyelim.And let's say you're paying 6%-- interest.
Allah ne yapıyorsanız onların hepsinden haberdardır.Verily God is all-knowing and all-wise.
Rabbinden sana vahyolunan buyruklara uy! Allah ne yapıyorsanız onların hepsinden haberdardır.And follow what is revealed to thee from thy Lord; surely God is aware of the things you do.
Başka bir türde de yapabilirsiniz özellikle birim bazlı yapıyorsanız.A můžete to taky udělat obráceně... jak zvyšujeme .... zvláště když byste to udělali na jednotkové bázi...
Başka bir türde de yapabilirsiniz özellikle birim bazlı yapıyorsanız.De fordítva is működik a növekedés, legfőképp ha egységnyi alapon vizsgáljuk.
Başka bir türde de yapabilirsiniz özellikle birim bazlı yapıyorsanız.또 단위 기준으로 해볼경우에는 특히 다르게 말해볼 수도 있겠죠
Başka bir türde de yapabilirsiniz özellikle birim bazlı yapıyorsanız.Można też to zrobić w drugą stronę.
Başka bir türde de yapabilirsiniz özellikle birim bazlı yapıyorsanız.אתם יכולים לעשות זאת בדרך אחרת ... כשאנו מגדילים ... במיוחד אם עשיתם את זה על יחידת הבסיס.
bir yüksek öğrenim kurumundan diğerine geçiş yapıyorsanız; ya dajos siirryt korkeakoulusta toiseen; tai
bir yüksek öğrenim kurumundan diğerine geçiş yapıyorsanız; ya daom du flyttar från en högskola till en annan eller
bir yüksek öğrenim kurumundan diğerine geçiş yapıyorsanız; ya dasi se traslada de un centro de enseñanza superior a otro
bir yüksek öğrenim kurumundan diğerine geçiş yapıyorsanız; ya davous passez d'une école supérieure à une autre ; ou
bir yüksek öğrenim kurumundan diğerine geçiş yapıyorsanız; ya daпри переводе из одного вуза в другой; или
bir yüksek öğrenim kurumundan diğerine geçiş yapıyorsanız; ya daإذا كنت تنتقل من جامعة لأخرى، أو
bir yüksek öğrenim kurumundan diğerine geçiş yapıyorsanız; ya da一些大学课程实行单另招生,这类情况包括
Çocuğunuz için de vatandaşlık başvurusu yapıyorsanız çocuğunuzun da kimlik doğrulamasına gelmesi gerekir.Jos haet kansalaisuutta myös lapsellesi, myös hänen täytyy tulla mukaan tunnistautumaan.
Çocuğunuz için de vatandaşlık başvurusu yapıyorsanız çocuğunuzun da kimlik doğrulamasına gelmesi gerekir.Si solicita la nacionalidad también para sus hijos, tendrán que acudir también a identificarse.
Çocuğunuz için de vatandaşlık başvurusu yapıyorsanız çocuğunuzun da kimlik doğrulamasına gelmesi gerekir.إذا كنت تطلب الجنسية لطفلك أيضاً، فيتوجب أن يأتي هو أيضاً للتعريف بهويته.
Çocuğunuz için de vatandaşlık başvurusu yapıyorsanız çocuğunuzun da kimlik doğrulamasına gelmesi gerekir.若您同时为子女申请国籍,子女也应一同进行验证。
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.parce que si tu crées ton oeuvre: tu dois le faire.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.pilihan, karena jika Anda membuat pekerjaan Anda:
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.scelta, perché se fai il tuo lavoro devi farlo.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.Si estás haciendo tu trabajo: tienes que hacerlo.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.Wahl, denn wenn man an seiner Arbeit sitzt, muss man es tun.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.γιατί όταν δημιουργείς το έργο σου πρέπει να το κάνεις.
çünkü eğer işinizi yapıyorsanız bunu yapmak zorundasınızdır.ברירה, כי אם אתה עושה את העבודה שלך:
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?¿cuánto pueden gastar semanalmente en artículos discrecionales?
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?매주 얼마의 돈을 쓰는지 알아야 할 거고요
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?А якщо Ви продаєте клієнтам, які є батьками, то скільки вони мають на власні витрати щотижня?
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?ما هو إنفاقهم الأسبوعي على الأشياء الاختيارية؟
Ebeveyn olan tüketicilere satış yapıyorsanız... ...keyfi harcamalar için haftalık ne kadar ayırabilirler?そして何を大切にし 何に刺激され
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.C'est fabuleux si vous le faites bien, et dévastateur si vous le faites mal.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Což je vzrušující, pokud se vám daří, a zdrcující, pokud ne.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Dat is fantastisch als het goed met je gaat, maar vernietigend als dat niet zo is.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Det er fantastisk, hvis det går dig godt, og meget nedslående, hvis det ikke går dig godt.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Det visar fyrahundra år av samhällsutveckling.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.È bellissimo quando ti va bene, ma altrimenti è devastante.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Eso es estimulante si te está yendo bien y muy aplastante si no.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Este extraordinar dacă te descurci bine, devastator dacă nu.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Ez nagyszerű, ha jól csináljuk, és lesújtó, ha rosszul.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Isso é entusiasmante, se tivermos sucesso, mas é esmagador se não tiverem.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.I to jest fantastyczne gdy idzie dobrze i przybijające gdy idzie źle.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Je povznášajúce ak sa vám darí, a veľmi zdrvujúce ak nie.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.우리가 잘 나가고 있다면 이건 고무적이지만 아니라면 타격이 크죠.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Menyenangkan sekali kalau Anda berhasil, sangat menyakitkan kalau Anda gagal.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.On riemastuttavaa, kun menee hyvin, mutta musertavaa, jos ei.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Sẽ rất vui nếu mọi việc đang diễn ra tốt đẹp với bạn, và sẽ thật đau đớn nếu ngược lại.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.To je zelo razveseljivo, če vam gre dobro, in zelo uničujoče, če vam ne gre.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Und das ist aufregend, wenn es einem gut geht, und sehr niederschlagend, wenn dem nicht so ist.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Αυτό είναι υπέροχο, εφ' όσον όλα πηγαίνουν καλά, και συντριπτικό στην αντίθετη περίπτωση.
Eğer bunu iyi yapıyorsanız, heyecanlandırıcıdır ve değilseniz çok ezici.Това е ободряващо, ако се справяме добре. Но е и много съкрушително, ако не се справяме.