yapıyorlar ile cümle
yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Dobro!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Godt!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Good!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Good!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Good!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Hyvä!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Jó!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Ngon không?
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Добре!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Добре!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...טוב!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...جيّد
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Chúng dừng lại ở Đông Bắc Ấn Độ để tiếp năng lượng.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Det har et lille stop for at tanke op i det nordøstlige Indien.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Ils prennent une petite pause déjeuner dans le nord-est de l'Inde.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.인도 북동 지역에서 잠시 쉬었다가
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Mają krótki postój w północno-wschodnich Indiach.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Majú malú oddychovú prestávku v severovýchodnej Indii.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Megállnak, hogy feltankoljanak egy kicsit Északkelet-Indiában.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Ne tankkaavat hetken Intian koillisosasa.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Opresc pentru o scurta realimentare in nord-estul Indiei.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Sie legen einen kleinen Halt zum Auftanken in Nordostindien ein.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Tienen una parada para repostar en el NE de India.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Ze hebben een kleine eetstop in Noordoost-India.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Κάνουν μία σύντομη στάση για ανεφοδιασμό στη βορειοανατολική Ινδία.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.Правят малка спирка за презареждане в североизточна Индия.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.יש להם תחנת תידלוק קטנה בצפון מזרח הודו.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.ولديهم محطة للراحة في شمال شرق الهند.
Hindistan'ın kuzey-doğusunda benzin takviyesi yapıyorlar.ムンバイやゴアの緯度にやってきます
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Egy csomó más dolghoz is van közük, például az önreflexióhoz, introspekcióhoz, munkamemóriához, stb.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Ele fac o multime de lucruri legate de relfexie, introspectie, memorie activa, etc.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.그것들은 자기 반영, 자기 성찰, 작동 기억 등과 연관되어야 하는 모든 것들을 주관합니다.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Robia aj kopec iných vecí, ktoré súvisia s sebauvedomovaím, introspekciou, pracovnou pamäťou atď.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Ze doen een heleboel dingen die te maken hebben met zelfreflectie, introspectie, werkgeheugen, enzovoort.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Они ответственны за такие процессы, как саморефлексия, самонаблюдение, память и так далее.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Те правят цял куп неща, които са свързани със самоанализ, самонаблюдение, работна памет и така нататък.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.הם עושים כל מיני דברים שקשורים לשיקוף עצמי, התבוננות פנימה, עבודה עם זכרון וכו'.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.انها تقوم باستضافة الامور .. التي تحتاج الى التأمل الذاتي .. الاستدراك الذاكرة العاملة .. وهكذا دواليك
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.その他さまざまなことと 関連している領域です 実は 意識は前頭葉に座しています
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.2人は "義にかなう預言者を通じた-
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.--a decirle a las personas todo sobre Xenu, el maligno señor intergaláctico.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- alkavat kertomaan Xenusta, pahasta galaktisesta hallitsijasta.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- avant de leur parler de Xenu, le dictateur de la Fédération galactique.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- bercerita tentang Xenu, raja galaksi yang kejam.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.Depois eles disseram:
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- mensen alles over Xenu te vertellen, de duivelse intergalactische overheerser.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.- mu opowiadać o Xenu - złym, inter-galaktycznym super-władcy.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- să vorbească lumii despre Xenu, răutăciosul stăpân intergalactic.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.그리고 그 악의 은하계 신, Xenu에 대해 얘길 하지 않습니까.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.- перш ніж розповідати людям все про Ксіну, злого міжгалактичного лорда.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- рассказывать людям о Ксену, злом междугалактическом властелине.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- לפני שמספרים לאנשים על קסניו, השליט הבינכוכבי המרושע.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- بالحديث للناس عن Xenu ، و أشرار ما بين المجرات.
- İnsanlar binlerce yıldır müzik yapıyorlardı.Bricklin:
- İnsanlar binlerce yıldır müzik yapıyorlardı. Müzik alanında patentlere hiç gerek olmadı.Ce que la plupart des gens pensait de ses limites s'est avéré ętre faux.
- İnsanlar binlerce yıldır müzik yapıyorlardı.Si è composta musica per migliaia di anni.
İnsanlar birkaç sent için Bionicle yapıyorlardı.Construiau roboți din Lego pentru câțiva cenți.
İnsanlar birkaç sent için Bionicle yapıyorlardı.De skulle bygga Bionicle-figurer för några cent.
İnsanlar birkaç sent için Bionicle yapıyorlardı.Die Leute haben für ein paar Cents Bionicles gebaut.
İnsanlar birkaç sent için Bionicle yapıyorlardı.Estaban armando Bionicles por unos pocos centavos.